Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Güngör Mengi
Güngör Mengi
Ne olursa olsun!
Güngör Mengi

Ne olursa olsun!

Bölücü terörün Türkiye’ye neler kaybettirdiğini bilen herkes bu kanamaya çare bulmak ister.

Başbakan’ın elinde tuttuğu iktidar gücünü bu amaç için değerlendirmek istemesini anlamak kolaydır.

Ama benimsediği siyaset yöntemleri nedeniyle onun kaş yaparken göz çıkaracak açıklar verdiğini siz de düşünmüyor musunuz?

Türkiye’yi prangasından kurtarmak gerektiğini sık sık tekrarlayan Başbakan sık sık şunu tekrarlıyor:

“Şimdi bu meseleyi kökten çözmenin tam zamanı. Bunun için halkımızda istek ve talep var. Bedeli ne olursa olsun adımlarımızı attık, atıyoruz ve atacağız. Bedeli ne olursa olsun verdiğimiz sözü gerçekleştireceğiz.”

Çözümü tek başına TBMM’de oluşacak iradenin getireceğini söylemek mümkün değildir. İtiraf edilmesi güç olsa da bir “karşı taraf” vardır.

Yanlış anlaşılabilir

Zaten iktidarın bir çözüm planı açıklayabilmek için Öcalan’ın yol haritasını bekliyor olması bu gerçeği açığa vuruyor.

“Bedeli ne olursa olsun” diyen Başbakan’ın kendini bu kadar “net ve açık” bağlaması, acaba akıllı bir pazarlık stratejisi midir? Öncelikle bunu kendisinin düşünmesi gerekiyor.

Çünkü bu kadar açık bir çözüm taahhüdü karşı tarafta teslimiyet beklentisi yaratır.

Karşı tarafın adresi bile tam belli değil.

Çünkü demokratik temsil diye DTP’nin kapısını çalıyorsunuz, size hiç duraksamadan, çekinmeden “Patron Öcalan” diyorlar.

Abdullah Öcalan’ı pazarlıkta fiili taraf konumuna getirme oyunudur bu; tuzağa düşmemek lâzım!

Bu konuda muhalefet partileri de sorumluluk üstlenmek zorundadır.

Terörü en azından durdurmak için elverişli şartlar oluşmuştur. Marifet bu fırsatı “çatışmasızlık” denilen durumdan silâhların teslim edilip PKK’nın tümüyle tasfiye edildiği bir büyük hedefe ulaşmak için değerlendirmektir.

Sadakat cezalanmasın

Muhalefet baltalarsa bu hedefe varılamaz.

Biri geçen gün “Barışın kötüsü olmaz” diyordu. Olur.. Adalete dayanmayan bir barış savaş kadar kötüdür. Tarihin tanıklık ettiği yığınla örnek bulabiliriz.

Bunu önlemenin iki şartı var:

Birincisi açılımın bütün aşamaları meclisteki partilerin eksiksiz olarak rızasına dayanmalı;

İkincisi terörün devlete diz çöktürebildiği yolunda bir inanç asla doğmamalı.

Sonra... Terörü lânetlemeyen DTP’nin aldığı en yüksek oy 2 milyon 151 bindir.

Bu insanların beklentilerini cevaplarken, kendilerini ulusun bir parçası olarak gören, devlete bağlı, iki hatta üç kat fazla Kürt kökenli vatandaş var; onlar da sadakatlerinden dolayı kendilerini yenilmiş hissetmemeli.

Terörü ve ırkçılığı ödüllendirmek anlamına gelecek her adım felâket doğurur; hiç unutmayalım!

Vatan

Bu makale 312 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Terörün hakkı
» CHP’nin kapısı kapanmasın!
» Lâf yetti, artık ispat zamanı!
» AKP 35’e düştü!
» Öcalan dışarı!
» Ne olursa olsun!
» Gizli tanık faciası
» Son bir şans...
» 3 Ağustos için hayırlı sabahlar
» AKP umut veriyor mu?
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı