Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
10 Şubat 2012, Cuma
 DÖVİZ KURLARI : 
Güngör Mengi
Güngör Mengi
Son bir şans...
Güngör Mengi

Son bir şans...

Pirus zaferi, kazananın kaybeden kadar, hatta ondan bile daha çok zarar gördüğü çatışmaları tanımlayan bir deyimdir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu içinde siyasi iktidar ve yargı kanatları haftalardan beri çatışıyor. Bu çatışma, uçurulan kasıtlı ve kışkırtıcı haberlerle medyaya yansıdıkça toplumda tedirginlik yaratıyor.

Artık okuyucu internet ortamında gazeteleri ile sürekli iletişim içinde. Gelen yankılar gerek iktidarın, gerekse yargı kanadının, ortaya çıkan krizi yönetemedikleri inancının yaygın olduğunu gösteriyor.

Yürütme ve yargı erkinin taraf oldukları bir çatışmanın galibi olmaz. Her durumda devlet güven ve itibar kaybedecektir. O zaman sormak lâzım:

Devlet gelenekleri ve terbiyesi içinde kapalı bir kurulda tartışılarak sonuçlandırılacak meseleler neden tıklım tıklım dolu bir arenadaki gladyatörlerin döğüşüne benzer biçimde halledilmeye çalışıyor?

İyi bir onarım lâzım

AKP’nin, iktidarını sınırlayan bağımsız kurum ve kurullardan hoşlanmadığını yedi yılda anlamayan kalmadı. Ama iktidar AB hedefine inandığına göre hukukun üstünlüğünü inkâr anlamına gelecek bir başarıya tamah edemez.

Ama bu konuda hatalar yapılmıştır. İktidar sözcüleri HSYK’nu, hükümetten gönderilen tayin kararnamesini virgülüne dokunmadan onaylamakla yükümlü bir uydu kuruluş işleyişinde görmek istemiştir.

Oysa hayatın öğrettiği şudur: Politika yargıya asla girmemeli, onu etkilemeye asla kalkışmamalıdır.

Kurul yarın toplandığında uzlaşma sağlamaktan daha fazlasını yapmaya mecbur olduğunu bilmelidir.

Anlaşılıyor ki HSYK’nun yüksek yargıdan gelen üyeleri, Ergenekon davasının siyasallaşmasına sebebiyet veren savcıların görevden alınması için ısrarlı olmayacaklardır.

Bu durum uzlaşmayı kolaylaştırabilir.

Fakat yedi kişilik kuruldaki 5 yargı temsilcisinin soruşturma ve savcılar konusunda gündeme getirdikleri sorunları da hükümet kanadı objektif bir tarafsızlıkla değerlendirmeyi kabul etmelidir.

Şikâyetler sürmemeli

Ergenekon savcıları ve hakimler hakkında yüzü aşkın şikâyet bulunduğu biliniyor.

Aynı şekilde yasadışı dinlemeler ve yasadışı delillerle insanların tutuklandığını;

Bazı tutuklamaların, çoğu vatan hainliğinden hüküm giymiş katillerin gizli tanık ifadelerine dayandığını;

Tutuklamaya itirazları karara bağlamak aşamasına gelindiğinde görevli hakimin baskı altında tutulduğunu;

Bilgi ve belgelerin savcılar tarafından medyaya servis edildiğini duymayan kalmamıştır.

Davanın ortasında savcıların değiştirilmesinden sakınılmasını ilk biz söyledik. Ama şu gerçeği de teslim etmek lâzım.

HSYK, yargının bağımsızlığı ile beraber adaletini güvence altına almak için vardır. Bu şikâyetler, uzlaşma adına yok sayılamaz.

Uzlaşma hiç değilse, şikâyetlerin dikkate alındığı ve kendilerine çeki düzen vermek için sorumlularına “son bir şans” tanındığı hakkında uyarı içermelidir.

Tabii amaç intikam değil adaletse ve hukukun üstünlüğünü egemen kılmaksa...

Vatan

Bu makale 313 kez okundu.

YORUM YAZ
BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR
YAZARIN SON YAZILARI
» Terörün hakkı
» CHP’nin kapısı kapanmasın!
» Lâf yetti, artık ispat zamanı!
» AKP 35’e düştü!
» Öcalan dışarı!
» Ne olursa olsun!
» Gizli tanık faciası
» Son bir şans...
» 3 Ağustos için hayırlı sabahlar
» AKP umut veriyor mu?
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı