| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Eski iktidarlar başarısızlıklarının kabahatini koalisyonların dayattığı uzlaşma mecburiyetine yüklerlerdi. AKP iki dönemdir ezici çoğunluklara dayanan hükümetlerle yönetiyor ülkeyi. Yani akla, adalete ve ülke çıkarına en uygun çözümleri, kural ve gelenekleri üretmek ve uygulamak konusunda bahanesi yoktur. Mesela Köksal Toptan’ın Meclis Başkanlığı partiler arası bir uzlaşmanın sonucu idi. Ve bu AKP’nin yaptığı doğru işlerden biriydi. Toptan da tarafsızlığı ile makamın hakkını vermişti. Daha önemlisi, Deniz Baykal’ın belirttiği gibi “Anayasa’nın temel ilkelerine olan inancı konusunda şüphe uyandırmayan” kişiliği ile muhalif partilerin de güvenini kazanmış biriydi. Yani fırtınalı geçeceği bugünden belli olan yeni dönem için doğru seçim yine Köksal Toptan’dır. Onun ismi üstünde öteki partilerin de kolayca birleşecekleri görülmektedir. Makamın tarafsızlığı önemli olduğu için sistem, parti gruplarına Meclis Başkanlığı için aday gösterme hakkı vermiyor. Buna rağmen Başbakan Erdoğan dün AKP milletvekillerinin eğilimlerini saptamak bahanesiyle onlardan üçer isim istedi. 3 Ağustos’ta adayı açıklayacak, ertesi gün de Meclis Başkanı seçimi yapılacak. Toptan’ın yanında Mehmet Ali Şahin, Burhan Kuzu ve Salih Kapusuz’un da göreve talip oldukları biliniyor. Milletvekillerinin tercihleri şeffaf olmadığı için Başbakan kimi aday göstermek istiyorsa “Eğilim yoklamasından bu çıktı” diyebilir. Aslında ona bile ihtiyacı bile yok. Çünkü partide Erdoğan’ın adaletini yargılayacak bir irade bulunmuyor. Ünlü İrlandalı yazar ve şair Oscar Wilde’ın geri kalmış demokrasileri alaya alan sözleri, Erdoğan’ın yönetim anlayışına tam oturuyor: “Herkes fikrini söyler, kararı ben veririm. Burada demokrasi var!” Tablo, AKP’nin Meclis Başkanı’nı değiştireceği işaretini veriyor olsa da kesin bir şey söylenemez. Tayyip Erdoğan 3 Ağustos sabahına ne tür bir ruh hali içinde uyanacak? Bu önemli. “Köksal Toptan” da diyebilir. Allah hayırlı sabahlar nasip etsin! Çünkü Köksal Toptan dışında birini Meclis Başkanlığı’na getirecek olursa siyasetin çok çatışmalı bir döneme gireceğinden, Başbakan’ın daha da sertleşeceğinden emin olabiliriz. Yanıldığını görmek hiçbir yazarı memnun etmez ama ben bunun için sık sık dua ediyorum. AKP iktidarı bize istisnai bir durum yaşatıyor! *** Bu kararı sevin! İktidar, mayına basmanın yarattığı öfke ile köpürmüş halde... AKP Mardin Milletvekilleri M. Halit Demir ve G. Bekin Şahkulubey, Suriye sınırı boyunca uzanan mayınlı arazinin temizlenmesinde zaman kaybetmenin doğuracağı zararlara isabetle işaret eden çıkışlar yaptılar dün. Gerçekten de “mayınlar toprak altında kaldıkça bölge halkı zulüm ve eziyet görmeye devam edecektir.” Ama “one minute”... Anayasa Mahkemesi’nin verdiği durdurma kararı, mayınların temizlenmesi ve toprakların işlenebilir hale gelmesini önlemiyor ve geciktirmiyor ki... Mahkemenin dediği sadece “Bu büyük arazi mayınları temizleyen şirkete 49 yıl boyunca tahsis edilmesin.” Çünkü öyle bir durum yalnız ekonomik değil güvenlik sorunları da yaratır. Ayrıca da temizlik işlemi bitene kadar devlet bu araziyi daha yararlı biçimde değerlendirme imkânları geliştirebilir. Arazinin bir kısmını topraksız köylülere vermesi tercih edilebilir. Güneydoğu’daki feodal beylerin egemenliğine son verip halkı vatandaş haline getirmenin tek çaresi değil ama ilk çaresi toprak reformu olabilir! vatanBu makale 432 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |