Haber10.com - "Derinlemesine Haber"
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim
 
Haber 10
BİLİM DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR VİDEO MAKALELER
3 Eylül 2010, Cuma Güneşliİstanbul
Güneşli 22° / 27°
 SON DAKİKA : Tümünü göster
Aynur Mayemerova
Aynur Mayemerova
Nazarbayev’in Avrasyacılık Önerisi
Aynur Mayemerova
Avrasyacılık yaklaşımları Avrasyacılık adı altında üç farklı anlayış kalıplaşmış durumdadır.

Nazarbayev’in Avrasyacılık Önerisi Son dönemde Avrasyacılık kavramının çok tartışılmaya başlandığını görüyoruz. Özellikle 11 Eylül saldırıları ve ABD'nin Irak'ı işgali, AB'de Fransa ve Hollanda'nın AB Anayasasını kabul etmemesinden sonra Avrasyacılık kavramı önemli olmaya başladı. Bundan hareketle önce Avrasyacılık kavramının ne anlama geldiğini belirlemeye çalışalım.

Avrasyacılık yaklaşımları

Avrasyacılık adı altında üç farklı anlayış kalıplaşmış durumdadır.

Birincisi Avrupa ve Asya kıtalarının birleştiği coğrafya. İkincisi, özellikle eski SSCB ülkelerinde hakim olan anlayış, Rusya merkezli bir birlik. Üçüncüsü de Genişletilmiş Avrasya projesi içinde Rusya-İran- Türkiye üçlüsü.

Avrasya kıtası hem coğrafik açıdan, hem sahip olduğu zengin kaynaklar açısından Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ön plana çıktı. Mesela Brezinskiy'e göre "Avrasyaya hakim olan herhangi bir güç, dünyanın ekonomik olarak en verimli bölgesinden ikisini oluşturan Batı Avrupa ve Doğu Asya üzerinde muazzam bir nüfuz kurabilecektir." Böylece güç dengesi sağlanmış olacaktır.

Türkiye'de de Avrasya denildiğinde "Tüm Türk halklarının yaşadığı coğrafya şeklinde anlaşılmaktadır." [Dr. İhsan Çomak, Türkiye 'de Avrasyacılık üzerine)

Rusya eksenli Avrasyacılığa Orta Asya Cumhuriyetleri ve Rus milliyetçileri karşı çıkmaktadır. Orta Asya milliyetçileri bu durumu tekrar Rus boyunduruğu altına girmekle eşdeğer görüyorlar. Rus milliyetçileri ise, 1907 yılında Yusuf Akçura'nın gündeme getirdiği Avrasyacılık hareketine bakış açısını hala değiştirmiş değillerdir. Kendilerini step Türkleriyle eşit görmüyorlar.

Üçüncü Avrasyacılık anlayışı ise, Dugin'e göre Atlantikçiliğe karşı konulacak bir güç olur [A. G. Dugin, Türkiye'nin Avrasyacılık Stratejisi (2)] Ona göre Türkiye, önceden kendi ulusal çıkarları konusunda koşulları ortaya koyarak, Moskova ve Tahran ile birlikte tüm haklara sahip bir taraf olarak Avrasya bütünleşmesine katılır.

Nazarbayev'in önerisi

Avrupa Birliğinin Anayasası üye iki ülkede kabul edilmemesinden sonra, AB'nin zaten bir arayış içinde olduğunu, ekonomik birlik haline gelmesine rağmen hala taşların yerinden oynayabileceğini gösterdi. Türkiye'nin Avrupa Birliğine kabul edileceğine inananların sayısı da, AB'nin bitmek bilmeyen şartlarından sonra iyice azalıyor. Türkiye de çok önceleri Yusuf Akçura'nın dile getirdiği, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in Sovyetlerin dağılmasından hemen sonra teklif ettiği Avrasya Birliği kavramına kulak vermeye başladı. Acaba Nazarbayev, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, herkesin özgürlük, bağımsızlık dediği bir dönemde neden tekrar bir Birliğe ihtiyacın olduğunu dile getirdi? Onun bu açıklamasının nedenini şu şekilde belirlemek mümkündür:

1. Sovyetler Birliğinde iken tüm cumhuriyetlerin, özellikle Orta Asya cumhuriyetlerinin ekonomileri birbirine bağlı idi. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra akvaryumdaki suyu alınmış çırpınan balığa döndü herkes. Bunun sıkıntısını halk aylarca, hatta bazı yerlerde yıllarca nakit para alamamakla çekti. Paranın yerine şeker, un gibi malzeme alanlar, bazı yerlerde de gülünç gelebilir, aylık maaşı yerine çorap, diş macunu, elbise gibi şeyler aldı. Şehirlerde temel ihtiyaç olan ekmeğe bile sabahın erken saatinde sıraya girdi. Bundan dolayı ekonomik sıkıntı ile dayanışma içinde baş etmenin doğru olacağını düşünmüştür.

2. Küreselleşme hareketine, bir anlamda Atlantikçiliğe karşı durabilmek. Nitekim son dönemde olan turuncu ve kadife devrimler bunun somut göstergesidir.

3. Sovyetlerin dağılmasını fırsat bilen uluslararası terör, uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık gibi uluslararası boyuttaki sorunlarla baş edebilmek.

Tabi, o dönemlerde Nazarbayev'in bu teklifini uygulamak için bağımsızlığını yeni elde etmiş cumhuriyetlerin hazır olmadığı belliydi. Ancak birlik için temel olacak Avrasya Ekonomik Birliği (üye ülkeler: Rusya, Belarus, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan) ve Gümrük Birliği gibi oluşumlar ortaya çıktı. Herkesin eşit haklara sahip olduğu bu örgütlerde Kazakistan'nın ağır toplardan olduğunu ve oluşumlarında da Devlet Başkanı Nazarbayev'in büyük katkıları olduğunu söylemek mümkündür. Bu yüzden Avrasya Birliği entegrasyonuna doğru giden yolda Orta Asya'nın en dinamik, gelişmekte olan ülkesi Kazakistan'nın başka hiçbir

ülkenin boyunduruğuna girmeyeceği kesindir.

Birlik yönündeki çalışmalar

Burada ayrıca Nazarbayev'in 18 Şubat 2005 Tarihindeki "Ulusa sesleniş" konuşmasındaki önerisinden

bahsetmek de doğru olacaktır. Nazarbayev "dünya ekonomisinin daimi hammadde kaynağı olmak ve gelecek imparatorluğu beklemek yerine, Orta Asya bölgesinin entegrasyonunu önermektedir. Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan üçlüsü arasında Ebedi Dostluk Anlaşmasını imzalayarak işe başlamak. Nazarbayev' e göre, bu üç ülkenin dili, dini bir, ekonomik çıkarları, tarihi kökleri ve çevre sorunları bile ortaktır. "Ulusa sesleniş" konuşmasında, Avrupa Birliği'nin hayal edebileceği böyle bir altyapıya sahip olarak, daha sıkı ekonomik entegrasyona geçip, ortak pazar ve ortak para birimine gidilebileceğini dile getirmiştir. Eskiden birbirine karşı sınırlan olmayan Orta Asya Cumhuriyetleri'nin birlikte birçok sorunla baş edebileceği bir gerçektir.

Kazakistan'da Orta Asya Devletleri Birliği için çalışmaların başlatılmış olduğunu belirtebiliriz. Şu anda bu Birliğe altyapı olabilecek Orta Asya Gençler Birliği kurulmak üzeredir.

İleride, Orta Asya Birliği'nin bölgesinde büyük ekonomik ve stratejik bir güç olacağı bir dönem gelecektir. O zaman Rusya'nın da üye olacağı Avrasya Birliği'nde Orta Asya Cumhuriyetleri'nin eşit haklara ve daha güçlü ve yüksek sese sahip olabileceğine inanmaktayız.

Kazakistan'daki gelişmeler

Bağımsızlığını kazandıktan sonra Kazakistan 'da yürütülen politikaların sonuçlan da günümüzde alınmaya başladı. Kazakistan bu süre içinde istikrarlı ekonomi reformları, çoğunluğun Kazak ve Rusların oluşturduğu yüzden fazla ulusun dostluk ve beraberlik içinde yaşaması, eğitim ve kültür alanındaki büyük gelişmelere sahne oldu. On sene önce 700 ABD Dolarından biraz fazla olan kişi başına düşen ulusal gelirin bu sene 3000 ABD Doları civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Bu özellikleriyle Kazakistan, bölgesinde, "turuncu ihtilal" taraftarlarına karşı direnebilecek deneme üssü olabilir. Burada ihtilalleri kendi çıkarları doğrultusunda finanse edebilen petrol kaynakları işleticileri Batılı firmaların yanı sıra Rus ve Çin yatırımcıların sayısının artmakta olduğunu belirtmek mümkündür. Nazarbayev, 24 Ağustos 2005'te her sene düzenlediği canlı yayında 3.5 saat boyunca halkın sorularını yanıtladı. Canlı yayında, önümüzdeki Aralık ayında yapılacak seçimlerde aday olacağını açıklayan Nazarbayev, renkli devrim sorularına da şu yanıtı verdi:

"V.Hugo'nun dediği gibi, fakirlik ihtilali, ihtilal fakirliği doğurur".

Kaynak: cumhuriyet strateji

Bu makale 1,150 kez okundu.

 

YAZARIN SON YAZILARI
» Nazarbayev’in Avrasyacılık Önerisi
YAZARLAR
araba.com
DÜŞÜNCE ANALİZ
RÖPORTAJ
Salman Kaya: Solcuya ‘Hayır’ yakışmaz
Salman Kaya, Türkiye’de sol hareketin efsanevi isimlerinden. 1968 kuşağının unutulmaz liderlerinden. Askerî darbelerin büyük acılarını çekmiş, sekiz kere tutuklanmış, beş yıl hapis yatmış, korkunç işk
kitapadresi.com
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2010
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı