| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| BİLİM DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR VİDEO MAKALELER |
"İrtica Eylem Planı" gündeme düştüğü andan itibaren o kadar spekülasyon yapıldı ki, muhabbetin çok daha vahim aşamaya ulaşacağından korktum. Çünkü… "Belge orijinal mi fotokopi mi, davaya askeri mahkeme mi bakmalı, sivil mahkeme mi?.." tartışmasının şirazesinden çıkma ihtimali vardı. Yani… Genelkurmay Başkanlığı, TSK bünyesinde böyle biri yoktur diyerek, Dursun Çiçek Albayıma "kağıt parçası" muamelesi çeker, hükümsüz sayabilirdi. Biz de naçar, Nazım Hikmet'in "İvan İvanoviç"i misali, "Dursun Çiçek Var mıydı, Yok muydu?" diye sabah akşam tartışıyor olurduk. Maazallah… Belgenin aslına ulaşmak şöyle dursun, Dursun Çiçek'in varlığında / yokluğunda boğulurduk. Şükür ki şükür böyle olmadı! Malum belge, "kâğıt parçası" muamelesi görüp yok hükmünde sayılsa da, Dursun Çiçek'in varlığı "aslanlar gibi" kabul edildi. Yahut… Genelkurmay Hareket Başkanlığı 3. Destek Şube Müdürü olan Kurmay Albay Dursun Çiçek'in "aslanlar gibi varlığı" inkâr edilmedi. Her iki durumda da sonuç değişmez. Önemli olan, varlığını kabul etmekti. Medyaya denizci kıyafetiyle yansıyan fotoğrafından temaşa ettiğimiz zat-ı muhteremin, Çiçek Albayıma ait olduğunu başka nasıl bilebilirdik ki? Ne ki, söz konusu belgede imzası olduğu iddiası dillendirildiği günden, 18 saat tutuklu kaldığı güne kadar hep aynı fotoğrafıyla müşerref olduk. Tam cepheden gelen güneş ışığı "refle" yaptığı için de, gözleri görünmüyordu. "Görünmüyordu" demeyeyim de, iki çizgi halindeydi diyeyim. Gözler böyle kısık, böyle iki çizgi halini alınca da, yüzün bütün yükünü, haliyle burun çekiyor. Burun da burun ha; Edmond Rostand marifeti, "Cyrano De Bergerac" maşallah! Gelgelelim ne kadar kendini ortaya koysa da bir burun, doğası itibariyle kendinden başka hiçbir şeyi ele vermez. Gözler öyle mi ya?! Gözler kalbin aynasıdır; amenna, ama açıksa! Çiçek Albayımın ilk günden itibaren yayımlanan fotoğrafındaki gözleri açık olacaktı ki; "O göz onda var mı?.." diye, bakacaktım. "O göz"den kastım, "AKP ve Fethullah Gülen'i Bitirme Planı"na imza atabilecek göz! Bakacaktım… Dalıp gidiyor mu, "velfecir" mi okuyor gözleri? Uzun mu kısa mı, dolu mu boş mu bakıyor? Bardağın yarısı dolu, yarısı boş diyecekmiş gibi idareimaslahatçı mı, yoksa kararlı mı bakıyor? Vatanın bütün tersaneleri ele geçirildi endişesi mi okunuyor gözlerinde, "Her şey hukuktan ibaret değil" pervasızlığı mı? Sinsi yahut kurnaz birisi gibi mi bakıyor, Jaroslav Hasek'in "Aslan Asker Şvayk"ı gibi mi? "İlk intiba" önemliydi. Lakin gözleri çizgi halinde olunca mümkün olmadı. Elde kaldı "son intiba"! Yani, Çiçek Albayımın (18 saat tutuklu kaldıktan sonra) tahliye edilirken araç içinden çekilen fotoğrafından elde edeceğimiz intiba. Mesela "Sabah"ta var bu fotoğraf; gözleri tamamen açık. Uzaklara bakıyor; biraz yorgun, biraz hüzünlü… Biraz da… "Nerden bulaştım bu işlere…" der gibi! Herhangi bir şeyi saklıyor mu, açık mı ediyor belli değil! Uzun uzun bakıyor sadece. Aklınıza yanlış bir şey gelmesin; bu uzunluk, o uzunluk değil. Zaten hızlı tren icat oldu olalı, siz bakmaya kalmadan maalesef tren çekip gidiyor. "Uzun uzun bakıyor" dediğim; alabildiğine derin, alabildiğine manalı! Herkesle iddiaya girerim; Fenerbahçe'yi tutuyor Çiçek Albayımın gözleri. (Fener'i tutan adamı ben bakışından tanırım. ) Ayrıca, özünde iyi bir insan olduğu besbelli! Biraz daha dikkatli bakınca gözlerine, anlaşılıyor bu. Hatta… Ömrü askeriyede değil de sivil hayatta geçseydi, Ertuğrul Özkök veya Bekir Coşkun'dan daha demokrat olacağı kesindi. yenişafakBu makale 709 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2010 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |