| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| BİLİM DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR VİDEO MAKALELER |
Gerontokrasi, yani ihtiyarlar yönetimi, baskıcı sistemlerin en karakteristik vasıflarından biri gibi görünüyor. 90’lı yıllara kadar Sovyet imparatorluğu böyle yönetildi. Birazcık genç olan Gorbaçov, bu sistemi sonlandırdı. Türkiye’de de siyasal alanda hep aynı şahsiyetler boy gösterdi. Önceleri onlar genç idi, sonra yaşlandılar; fakat çekip gitmediler. Birtakım Gorbaçov’lar çıktı, onlar yine gitmedi. Siyaset sahnesini ancak ölünce terk ettiler. Anlaşılan o ki, emr-i ilahi tecelli etmeyince, geride kalan birkaç ihtiyardan kurtulamayacağız. Zira daha önce kurtulduklarımızdan öyle kurtulabildik. Niye böyle oldu? Şayet şekliyle içeriğiyle baskıcı sistemden özgürlükçü sisteme bir evrilme olsaydı, eskiler kolayca sahne dışına itilebilirdi. Bu ülkede Beyaz Türkler özgürlükçü sistem görünümlü baskıcı sistem kurmuşlardı. Başka bir deyişle, cumhurun olması gereken Cumhuriyet’i oligarşi ele geçirmişti. Dolayısıyla her derde deva reçeteleri kolayca üretebiliyorlardı. Egemenlikleri tehlikeye düşünce, hemen bir vatan-millet tehlikede seferberliği başlatılıyor, sonuçta gelişen siyasal süreçte onların egemenliği pekişiyordu. 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül... 28 şubatta işler tersine dönmeye yüz tuttu. *** Bu ülkenin insan dokusu bu kadar verimsiz miydi? Niye genç kuşaklar etkin olamadı? Bu ülkede yetişmiş insan ziyadesiyle vardır; ama bu seçkinler, iplerini tuttukları dışında hiç kimse öne çıkarmadılar. Şimdi de, sistemin egemenleri, yeni kuşaklardan öne çıkabilecek olanları kontrol altında tutamayacaklarına kanaat getirince, onları pasif konuma getiriyor ve egemenliklerini sürdürmelerinde koltuk değneği görevi görecek olanları, eski dostlarını, ihtiyarları iş başına getirme projeleri yapıyorlar. Cindoruk vakıası benim penceremden böyle görünüyor. Cindoruk sahnede. Hem de “siyaseti gençlere teslim etmek lazım” diyerek! 76’lık bir genç, arkasında daha da genci Demirel… 1924 doğumluymuş. Yaş 85, gençliğinin zirvesinde. Her ikisi de yeniden siyasete, devleti yönetmeye talipler. Ne gençler ama; hem de 76’lık ve 85’lik. Sanki tüm insanlar için geçerli olan hücre yaşlanması onun için iptal edilmiş… *** Kendilerine vasi tayin edilecek yaşta olanların devleti yönetmeye talip olmaları çok şey anlatır; öncelikle onlardaki ihtirası. İnsan, “bu ne hırstır ey Allah’ım!” demeden yapamıyor. Özellikle şu AP geleneğini iyi irdelemek, onun üzerine sosyolojik ve sosyal psikolojik tezler hazırlamak lazım. Çünkü 60 sonrası Türk siyasal hayatının çirkinleşmesinde, çürüyüp kokuşmasında bu geleneğin rolü çok büyük. Gerçi bu sürecin 1950 sonrası başladığını söyleyebiliriz de, o yıllar, halkın “insan olduğunu anlama” yıllarıydı. Bu gelenek, önce taraftarlarını zengin etti, sonra da bu sınıf onları 30-40 sene taşıdı. CHP geleneği, zaten devletten beslenen bir bürokrasi ve sivil toplum kesimine dayandı; hep böyle sürdü. Onların çizgisi değişmedi. Zaten toplum bunu onaylamadığı için, onlara iktidar da vermedi. ANAP da aynı geleneği pervasızca sürdürdü. Bugün AKP de aynı gelenekle siyaset yapıyor. Tek fark, AKP’ye gelene kadar hazineden halka da rüşvet dağıtılırdı taban fiyatı, zam vs. adı altında; AKP iktidarı başladığında hazine iflas durumunda olduğu ve bu arada bir de üretimde ağırlık sınai kesime kaydığı için, halka rüşvet verilemedi. Bunun yerine kamu ihaleleri geçti. Şimdi, AKP’yi tıpkı AP gibi taşıyacak iktidar zengini kitle oluşmuştur. *** İhtiyarlar, bu ülkedeki değişimi göremiyor ve insan tablosunu doğru okuyamıyorlar. Ne güzel söylenmiş: Eskiye rağbet olsaydı, bitpazarına nur yağardı. Aktif kullanım süreleri bitmiş, devrini tamamlamış eşyalar sadece antika diye talep görür. İnsanlar ise hiç talep görmez. Onlar bunu fark edemiyorlar anlaşılan. Dolayısıyla, adı her ne olursa olsun, kim kiminle birleşirse birleşsin, yeni yapılanma, büyük bir kriz çıkarılıp AKP saf dışı bırakılamadığı sürece, hüsranla sonuçlanacak ve ihtiyarlar henüz ölmeden sandığa gömülecekler. Latif abi tabloyu doğru okuyabiliyor mu? Hayır. Latif abi ne yaptı? Yazılacak makalelerini yazdı, kitaplarıyla baş başa birkaç yıl geçirdi, sonra şöyle bir doğrulup ülkeyi kurtarmaya kalktı. 25 mayısta sefere çıktı. Deli dumrul kuru çay üzerine köprü yaptırmıştı, Latif abi ise düz ovaya köprü yapmaya kalktı, hem de yol güzergâhı bile değil. Kuş uçmaz kervan geçmez yerde, tenhada… İlk başlarda etrafında DYP ANAP geleneğinin eskisi yiyicileri de onu terk etti. Bakalım ne yapacak? Üç-beş kuruşu da particilik yolunda telef olacak! MHP tabloyu doğru okuyabiliyor mu? Tam değil. Ama ötekilerden sanki daha iyi okuyor gibi! CHP’nin tabloyu okuması filan gerekmiyor. Bürokrasi onun hizmetinde. Ama bir gerçek var; halkımız tabloyu doğru okuyor. “Gerontokrasiye hayır” diyor; “bütün ihtiyarlar, ait oldukları yere doğru yola çıkma hazırlıkları yapmalı!” “Er kişi niyetine” namaza durulduğu zaman, Türkiye ihtiyarlardan hepten kurtulmuş olacak. milaykokturk@gmail.com Bu makale 1,279 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2010 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |