haber10.mobi
Haber10 Arama
Milay Köktürk
Milay Köktürk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Mayınlı tarlalarla çevrili hayatımız…

Kelimenin mecazi ve gerçek anlamında mayınlı tarlalarla çevrili bir coğrafyada hayat sürüyoruz. İşin garibi, bu mayınları hep birilerinin döşediği veya mayınların kutsal şeyler adına döşendiği söylenegeldi. İş mayınların temizlenmesine gelince; mayınları, bizi küçücük dünyaya kapatmak isteyenlerin döşediği anlaşıldı. Tuhaf olan ise, mayınları hep başkalarına temizletme çabası veya mayınları başkalarının marifetiyle temizleme süreci…

Biraz açalım ve net konuşalım.

Fikir dünyamızda mayınlı tarlalar var; her yanımız tabu! Bazı konular tartışılamaz. “O konular” konusunda yeni tezler ileri sürülemez. Onlar memleketin güya kutsallarıdır. Onları sorgulamaya kalkan, gerçekten mayına basmışçasına “uçurulur.” Tıpkı Sokrates’in sitesi gibi!

Sokrates ne yapmıştı? Olimpos dağının sakinlerinin tembihleri veya sitenin genel kabulleri yerine “içteki ses”e, daimon’a kulak verilmesini öğütlemişti. Sokrates site sakinlerini site oligarşisine karşı isyana teşvik etmemişti. Ama oligarşi, onun getirdiği öneriyi, kendi egemenliklerinin zihinsel temelini sarsacağını düşündüler, onu kendi saltanatlarının sonunu hazırlayacak öneri olarak gördüler ve Sokrates’i yargıladılar. Böylece Sokrates ilk ifade özgürlüğü kurbanı unvanını aldı. O, özgürleşmeyi teklif etmekteydi. Bedelini hayatıyla ama severek ödedi.

Bu tarihsel örnekten, oligarşinin saltanat biçimi ve egemen oluş tarzının 2500 yıldır hiç değişmediğini anlıyoruz. Bilinçleri ideoloji prangasıyla bağlamak ve özgürleşmeyi engellemek….

Bu mayınlı tarla AB marifetiyle temizlenmeye uğraşılıyor. İfade özgürlüğü konusu hep gündemde. Ama hiç kimse, oligarşinin asıl egemenlik vasıtasını, resmi ideolojiyi rafa kaldırmaya yeltenmiyor.

Çok mu zor düşünce dünyasından tüm mayınları temizlemek? Hem de kendi irademizle!

****

Başka mayınlı tarla ise son günlerin tartışma konusu mayınlı araziler. Onlar da bir şey için döşenmiş; bu coğrafyayı Suriye’den korumak için! Ne tuhaf, yıllarca bu toplum buna inandırıldı.

Şimdi bu araziler temizlenecek! Ne güzel, hiç olmazsa hayatımızdaki mayınlı tarlalardan ufak bir kısmı ortadan kalkacak. Ama yine başkası marifetiyle…

İyi de, niye İsrail şirketleri bu mayınları temizlesin? Şayet bu ülke, mayınları temizleyecek teknolojiden ve organizasyondan yoksunsa, zaten bağımsız olmayı hak etmemiş demektir. Niye ortalıkta “mayınlı arazileri temizleyip 49 yıllığına kiralama” lafları dolaşıyor? 49 yılı anladık; yasa böyle. Demek ki yasa 499 yıla izin verse, o kadar yıl kiralanacak! Bu ülkede, o arazilerde tarım yapacak insan yok mu?

***

Başbakan sağda solda “yatırım yapan küresel sermaye düşmanlığı yapanlar”dan dem vuruyor.

Kendilerine birkaç sözüm olacak

Sayın Başbakan, ya siz küresel sermayenin ne demek olduğunu bilmiyorsunuz ya da bizi cahil yerine koyuyorsunuz. Biz cahil değiliz. Hem, sizin bilmediğiniz şeyleri; mesela o yücelttiğiniz sermayenin Türkiye’de istihdam yaratıcı büyük yatırımlar yapmadığını, daha çok hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini, reel ekonomide pastayı büyütmediğini, sadece hazır kamu iktisadi kuruluşlarını özelleştirme adı altında satın aldığını biliyoruz. Onlar eğer ekonomik faaliyete o kadar düşkünlerse, niye büyük fabrikalar açmıyorlar?

Bu sermayenin “sıcak” kısmının geçmişte ülkenin başına ne işler açtığını da biliyoruz. Bu sermayenin, gelişmiş ülkelerin hiçbirinde izin verilmeyecek oranda mali sektöre yatırım yaptığını da!

Bu ülkenin finans sektöründe yabancı ağırlığı % 40’tır. Bu, bir güvenlik sorunudur. Basına yansıdığı kadarıyla, devlet gibi bir devlet bu oranı % 20-25’ten yukarı çıkarmıyor… Buna sizin hükümetiniz izin verdi. Hazır kuruluşları satarken, batıcılar “yabancı sermaye geliyor” diye zil takıp oynadılar. İyi de, o kuruluşlar zaten bu ülkede mevcut… Merak etmeden geçemiyorum; bu ülkenin elden gitmek üzere olduğundan bahisle ülkeyi kurtarmak için darbe yapma ihtirasıyla yüklü o çeteciler ve onların halen görevdeki müttefikleri, ülke güvenliğini tartıştıkları kapalı kapılar arkasında niye bu sorunu gündeme getirmezler?

***

Sayın Başbakan,

İsrail denilen haydut devletin insanlığın geleceğiyle oynadığını, GDO felaketini Yahudi sermayesinin finanse ettiğini, tohumculuk alanındaki büyük oyunda İsrail’in başı çektiğini bilmiyorsanız, söylemiş olalım.

Tohumculuk yasasını sizin hükümetiniz çıkardı. Bu konuda masum değilsiniz, iyi niyetli hiç değilsiniz. Acaba ülkenin yüzbin yıllık mirasa dayalı gen kaynaklarını/hazinesini korumak için hangi kurumu yetkilendirdiniz?

***

Mayınlı arazileri İsrail şirketlerine temizletip 49 yıllığına kiralama projesinin, vatanseverlikle, yabancı sermaye dostluğuyla, ülke menfaatiyle hiçbir ilişkisi yoktur. Kelimenin gerçek anlamında vatan hainliğidir. Bilerek yapılıyorsa ihanet, bilmeden yapılıyorsa ihanete eşdeğer gaflet… Bu şirket hem para kazanacak, hem de 49 yıl boyunca o toprakları tasarrufu altında bulunduracak; sonra da Güneydoğu’ya yatırım, ekonomik kalkınma denilip durulacak! Hiçbir mantık bunu açıklayamaz. Bunu “ticaret” diye pazarlamaya kalkan vatanseverler de… Hiç kimse kalkıp da “mayınlı araziler öyle mi kalsın?” diye bilgiçlik taslamasın. Mayınlı araziler temizlensin, ama bu ülkenin şirketleri tarafından! O arazilerde tarım yapılsın, ama bu ülkenin insanları tarafından…

Gıda ve tohum üzerine büyük oyunu kuran Yahudi sermayesinin bu coğrafyaya ayak bastırılmaması gerekir. Şayet bu arazileri İsrail şirketleri temizleyip tarım yaparsa, aynı zamanda bu ülke küçük düşürülmüş olacak. Bu kadar asker, bu kadar teknoloji mayınları temizleyemeyecekse, ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli olanlar yerlerinde hiç oturmasın!

Türkiye’yi kurtarmak isteyen ulusalcılar, çeşitli toplantılarda irtica ve laiklik nutukları atacaklarına, önce ülkenin gıda güvenliği sorununa el atsınlar.

AKP iktidarı asıl bu bakımdan ülkeye zarar vermektedir ve bu da çok tehlikelidir.

milaykokturk@gmail.com

Bu makale toplam 1098 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.5220, Satış 1.5300; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.0840, Satış 2.0960
2004 - 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: (212) 280 26 00 | Faks : (212) 280 89 09 | haber10@gmail.com