Haber10.com - "Derinlemesine Haber"
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim
 
Haber 10
BİLİM DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR VİDEO MAKALELER
3 Eylül 2010, Cuma Güneşliİstanbul
Güneşli 22° / 27°
 SON DAKİKA : Tümünü göster
Peren Birsaygılı Mut
Peren Birsaygılı Mut
Duman grubu'na yönelik tepkiler
Peren Birsaygılı Mut

Duman grubu'na yönelik tepkiler

Çoğu zaman, isyana kurulu düzene ya da devlet kuvvetlerine yönelik silahlı ayaklanma gibi çok kısıtlı bir anlam yüklenir. Oysa isyan, bundan çok daha büyük bir anlam taşır. Zira, yöntemleri ne olursa olsun, her türlü başkaldırı isyanı simgeler aslında. Ve ister bireyde başlayıp topluma çıksın, isterse toplumdan bireye insin hep aynı ortak özelliğe sahiptir; Bastırılmış, uysallaştırılmak istenmiş duyguların, tepkilerin gün yüzüne çıkması.

Rock müzik de, düzene duyulan tepkinin müzik yoluyla dışavurumundan başka bir şey değildir. Kimi siyahlara yönelik ayrımcılığa, kimi devlete, kimi şirk dinine, kimi sınıf farklılıklarına, kimi ise tabulara isyan eder. Bu yüzden her koşulda muhaliftir zira temelinde isyan yatar ve haksızlıkları kabullenmemeyi esas alan bir bakış açısına sahiptir.

İşte bu yüzden, uyuşuk başkaldırıların alkışlandığı, isyanın yerinin ve zamanının sabaha bırakıldığı, şehirlerin varoşlarında bile neşeli şarkıların dinlenmeye başlandığı günümüzde, diğer müzik türleri arasında da en dinlenilesi olanlardandır Rock müzik.

Mart başında çıkardıkları son albüm ile büyük tepki çeken, Duman da, siz ister beğenir dinlersiniz, ister dinlemezsiniz ama ülkemizin önde gelen alternatif Rock gruplarından birisidir.

Ve ilk albümlerinden bu yana muhalif çizgisini koruyan grup, mart başında çıkan son albümleri ile bu kez büyük protestolara sebep olmuş durumda.

Nedeni ise albümde yer alan ve din üzerinden mevki sahibi olanları eleştirmek için hazırlanmış olan “Rezil” isimli parçada, “Lem yelid ve yem yuled” olarak bildiğimiz İhlas suresinin “Lem yelid… Löp Yutar” olarak telaffuz ediliyor olması. Ve grup üyeleri, her ne kadar; "İhlas suresiyle dalga geçtiğimizi iddia ediyorlar. Oysa bizler dinin suistimal edilmesini eleştiriyoruz. Dinle dalga geçmek kimsenin haddine düşmez. Anlatılmak istenen ayet değil, ayete bir gönderme söz konusu değil. Burada anlatılmak istenen bir tezgahın döndüğü ve bir şeyler üzerinden çıkar sağlandığına ilişkin bir eleştiri yapılıyor Yanlış anlaşıldık, üzgünüz" şeklinde açıklama yapmış da olsalar, protestolar çoğalmaya devam ediyor.

Grup üyelerinin tüm sağduyu çağrılarına rağmen, kışkırtılmaya devam ediyoruz. Ve, tek amacı inancı kullanıp insanları sömürenleri ve dinin arkasına sığınarak kul hakkı yiyenleri eleştirmek, tek hatası da bunu yaparken ayet üzerinde lafzi değişiklik yapmanın uygun olmayacağını düşünememiş olmak olan bu üç gence yönelik, ağza alınmayacak küfürler ya da şiddet dolu mesajlar gün geçtikçe çoğalıyor.

Geleneksel topluluklarda, özellikle Ortaçağ kilisesinde, birilerini şeytan ilan etmekle kötülüğün yeri saptanırdı ya hani… Bizler de, aslında İslam dini ile alakası olmayan ve tıpkı kilise otoritesinin sahip olduğu türden ortak bir zihniyet ile kendimize cezalandırılması gereken şeytanlar buluyoruz işte böylece.

Ve aslında öyle boş işler ki bunlar…

Öyle basit tepkiler, öyle Müslüman’a yakışmayacak türden davranışlar ki…

Zira gerçekliğinden soyutlanmış her türlü tepkisel davranış gibi, bu da sadece bir gösteriye dönüşüyor ve herhangi bir sorgulamaya ya da hesaplaşmaya yol açmıyor. Ve böylesine hedefini şaşırmış yani işin kolayına kaçılan tepkilerle kendimizi tatmin eder hale gelmemiz de, şuanda neredeyse tamamen çürümüş durumda olan İslam düşüncesinin yeniden inşasına yönelik umut ve inançlarımızı büyük oranda etkiliyor doğrusu.

Ve her şey bir yana, insan sormadan da edemiyor;

Bizler, Allah’ın ayetleri konusunda madem bu kadar hassas idik, neden zincirlere bağlı yaşamayı, özgür birer Müslüman olmaya tercih ettik daima ?

Neden, İslam dünyasının tüm köşebaşlarını tutmuş ve insanları dinden soğutacak türden otoriteler tarafından önceden belirlenmiş hedeflerimize doğru koşarken, aslında ne hazin bir aldatmaca içerisinde olduğumuzun farkına dahi varamadık?

Neden bir an olsun durup geriye bakarak, "Ne yapıyoruz bizler sahiden?" sorusunu kendimize soramadık.

Ve Allah’ın ayetleri konusunda madem bu kadar hassastık, neden bu üç genç adama bu denli büyük tepki veriyorken, Allah’ın ayetlerini asıl çarpıtan, Allah’ın ayetlerinin ticaretini yapan ya da Allah’ın ayetleri üzerinden kendine makam/mevki edinen insanlara karşı hiçbir ciddi tepki gösteremedik?

Bizim gücümüz “Cübbeli” hocalarımıza değil, Duman grubuna mı yetiyor yoksa sadece ?

perenbirsaygili@gmail.com

Bu makale 7,086 kez okundu.

 

YAZARIN SON YAZILARI
» Türkiye solu’nun referandumla imtihanı
» Ortadoğu'nun LEVIATHAN'ı
» Anadolu'dan büyük yürüyüş
» Madenciler kimin umurunda?
» Taksim’de 1 mayıs bir lütuf muydu?
» Sinan Çetin’le demleme çay!
» İttihat ve Terakki darbeci miydi?
» Deprem değil; Vahşi kapitalizm
» 'Bu Kalp' sizi de unutmaz!
» Martin Heidegger suçlu muydu?
YAZARLAR
araba.com
DÜŞÜNCE ANALİZ
RÖPORTAJ
Salman Kaya: Solcuya ‘Hayır’ yakışmaz
Salman Kaya, Türkiye’de sol hareketin efsanevi isimlerinden. 1968 kuşağının unutulmaz liderlerinden. Askerî darbelerin büyük acılarını çekmiş, sekiz kere tutuklanmış, beş yıl hapis yatmış, korkunç işk
kitapadresi.com
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2010
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı