| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
Londra Finans Titaniği Su Alıyor Washington Tutunma Çabasında Telaviv Tedirgin Lehman Brothers battığı günlerde, sistemik çöküşün ilk işareti ile birlikte finans kapitalizmin yapısal iç krizini konu edindiğimiz Ekim- 2008 tarihli ‘’Londra-Washington-İsrail geri çekiliyor’’ başlıklı analizimizde, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Anglosakson hegemonyasının finans kapital paradigmasının parçalanması ile geri çekileceğini ifade etmiştik. Aynı analizde, finans kapital sisteminin merkezleri olan Londra-Washington’un süreçten en çok etkileneceği ve bu merkezlerin güç kaybedeceğini, ABD’nin mutlak hegemonik hakimiyetinin sona ereceği ve ABD’nin güçler arasında mutlak süper değil "birinci" güç olarak süreçle oluşacak yeni ekonomik/politik sistemde yer alacağını belirtmiştik. Washington ve Londra eksenin güç kaybına bağlı olarak Tel Aviv'in geri çekileceğini, geri çekilmeyle oluşacak sistemdeki boşlukları görece olarak Almanya ,Rusya,Çin,İran ve Türkiye’nin dolduracağını ifade etmiştik. Aynı makalede şu tesbitleri başlık olarak ifade edilmişti. · Anti Semitizm artacak Yahudi ve Yahudilik savunmada olacak · Protestanlık geri çekilecek Katoliklik öne çıkacak. · Dindarlık ve ahlaksızlık aynı dönemde artacak. · Siyasette,felsefe ve ahlakda önemli değişimler olcaktır. · Anglosakson hegemonik düzenin içinde oluşan BM , NATO , IMF , Dünya Bankası gibi kurumların etkinliğinin azalacağı, mevcut yapılarının değişeceği ve yeni kurum ve bölgesel güçlerin oluşacağını ifade etmiştik. Bugün şunu unutmayalım ki Anglosakson ekonomik-politik düzen ölçek ve doyum noktasına ulaşmıştır. Şu bir gerçektir ki ekonomik -politik sistemi koruma ve sürekliliğini sağlamada kullanılan güç, muhataplarındaki tehdit algısıyla etkindir. Gücün etkinliği ne kadar kullanıldığı ile değil muhatabındaki algısıyla orantılıdır. Gücün kendini var eden muhatabındaki tehdit algısının etkinliğinden çıkarak kullanılmaya başlamasıyla, kritik eşiği aşan ve etkinliği zayıflayan "tükenen güç" olgusuyla karşılaşırız. Londra Finans Titaniği Su Alıyor... IMF,CIA ,IMD World Competitiveness Yearbok 2008 verilerinde derlenen ülke ekonomilerinin dış borç sıralaması: Ülkeler Toplam Borç 2008 Tahmini GSYH Dış Borcun GSYH Oranı 1.ABD 12.250 Trilyon $ 14.334 Trilyon $ % 85,5 2.İngiltere 10.450 Trilyon $ 2.787 Trilyon $ % 374,9 23.Türkiye 0.247 Trilyon $ 0,798 Trilyon $ % 30,9 Dünya 51.780 Trilyon $ 62054 Trilyon $ % 83,4 Finans kapitalizmin titaniği olan Londra, sistemin büyüttüğü ve üzerine taşıdığı ve sitemin beslediği en büyük yapılardan biridir. Yukarıdaki tablodan görüleceği üzere İngiltere’nin verilerine baktığımızda iflas rakamlarıyla karşılaşırız. 2.7 Trilyon $ gayri safi yurt içi hasılata sahip İngiltere Ekonomisinin 10.5 Trilyon $ dış ekonomiye borcu bulunmaktadır.Dış ekonomiye borcu gayri safi milli hasılanın yaklaşık 4 katıdır.Bu borç rakamlarının anlaşılır olabilmesi için şunu belirtelim; Türkiye’nin bugünkü ekonomik koşullarında 2.8 trilyon $ borcu varmış kadar, eş değer çöküntü tablosudur. İngiltere’nin döviz ihtiyacı bulunmaması, kendi para birimi ile ticaret yapması bu çökmüş tablo gerçeğini değiştirmez. Ekonomin küçülmeye başladığı, varlıkların değerini yitirdiği, büyüten finansal mekanizmaların etkinliğini yitireceği ve üzerinde yüzdüğü , beslendiği finans kapitalin büzüşmesi göz önüne alındığında, önümüzdeki dönemler finans titaniği Londra için çok zor olacaktır. İngiltere iki dünya savaşı ve 29 buhranında dahi yapmadığı 315 yılda ilk defa merkez bankası faizini % 1' e indirdi. Gelinen süreçte piyasalardan ‘toksit temizleme’ tanımlama güzellemesi ile mali kuruluşların ve piyasanın bataklarını ve yıkımın şok dalgalarını çeşitli mali enstrumanlarla devlet hazinelerine çekerek yıkım durdurulmaya çalışmaktadır.Bataklar, kayıplar, hazine eliyle gelecek yıllarda ,kamu harcamalarını kısma,vergi, ertelenmiş enflasyon araçları ile yıllara yayılarak ve gelecek nesillerin refahına borç yazılarak kademeli absorbesiyle yakın dönem kurtarılmaya çalışılmaktadır. Londra kendi bilançosunun farkında olduğundan yeni ekonomik-politik döneme geçişte, sürecin maliyetini azaltmak üzere İslam dünyası ve Ortadoğu kanallarının açık olmasına , bölge kamuoylarında imaj ve algılanmasını düzgün tutmaya çalışmaktadır. Bu çerçevede Irak işgalinde gölgede kalarak, Afganistanda NATO ve ABD etkinliğinin sonuç almayacağı ve bu operasyonlara "gönülsüz olduğunu" komutanlar düzeyinde açıklayarak, 2006 yılındaki İsrail- Hizbullah savaşındaki İsrail’i eleştirerek ve son Gazze katliamında İngiliz yayın kuruluşları İsrail'in fosfor bombası kullandığının- menşei ve delilli - teşhiri ile Londra sokaklarındaki gösterilerle, milletvekilleri ve sivil toplum üzerinden İsrail’i eleştirerek arasına mesafe koymakta ve İsrail yakınlığından kaynaklanacak ekonomik ve siyasi maliyeti küçültmeye çalışmaktadır. ABD ekonomik ve politik mevzilerinde tutunma çabasında Washington'un finans kapitalizmin iç yapısal krizi ile birlikteki hegemonik gücü geri çekilmektedir. Tutunma siyaseti olarak Obama liderliğini ve Obama siyasetini ön plana çıkarmıştır. ABD bu geri çekilme ve yıkımı öylesine hissetmektedir ki 2 milyonluk toplumsal törenlerle, kurucu dönem ve kurucu başkan "efsanesiyle" psikolojik ve toplumsal tepki vermekte. ABD tutunduğu alanlarda bugüne kadar süregelen tek taraflı irade, tehdit, talimat yöntemi yerine işbirliği, ortak çıkar dilini geliştirmekte bu çerçevede Rusya ,İran , Kuzey Kore’yle, Latin Amerika ülkeleri ile çatışma alanlarında müzakere süreci başlatmıştır. İsrail Tedirgin... İsrail’in Gazze Saldırısı sırasındaki ilk günlerinde yazdığımız "Büyük Satranç ve Türkiye" başlıklı makalede, İsrail'in, varlığına tehdit gördüğü İran merkezli itiraz eden, uyuşmayan dinamik konusunda yıllardır ABD ve Batı' yı harekete geçirmek istediğini, İran Hizbullah ve Suriye’yi savaşa çekmek üzere Gazze katliamı provakasyonuna başladığını İfade etmiştik. İran, Hizbullah ve Suriye’yi ABD başkanlık değişim sürecinde eski paradigmanın son günlerinde çatışmanın içine çekerek Batı'yı ve ABD' yi yanına alarak tehditi yok etmeği amaçladığını, İran, Suriye ve Hizbullah’ın bu provokasyonu görerek şimdilik cepheden savaşmaya girmeyeceğini belirtmiştik. Nitekim bu günlerde İsrailli askeri ve siyasi yetkililerinden bazıları Gazze saldırısının İran ön savaşı olduğunu belirten açıklamalar yapmaktadırlar. İsrail; ekonomik -politik sistemin merkezi olan İngiltere ve ABD’nin geri çekildiği bu yeni dönemde, İngiltere ve ABD'nin İsrail'in varlığını ve etkinliğini Ortadoğu ve İslam dünyasının istediği siyasi , çoğrafi , toplumsal hatlara çekileceğini hissetmekte ve paniklemektedir. Türkiye’nin Sürece Tepkisi... Bugün Türkiye’yi makro mali verilerle İngiltere ile karşılaştırdığımızda 60 milyar $ kamu olmak üzere 240 milyar $ Dış ekonomilere borcu, 750 milyar dolar gayri safi milli hasılası ( diğer hesaplama ile 600 küsur milyar dolar ) dış borcunun GSYH %30 oranı ile İsviçre den ve Japonya dan sonra oransal düşüklüğü ile en iyi orana sahiptir. Türkiye ekonomisinin çeşitliliği , ölçeğinin küçüklüğü ile henüz nasıl sonuçlar doğurucağı kestirilemeyen, finans kapitalin kriz sürecinde diğer birçok ülkeye göre daha az maliyetle kurtulacağını gösteren verilerdir. Türkiye bugün Anglosakson hattının geri çekilme sürecinde fırsatları yakalamak ve maliyetleri düşürmek üzere başarılı süreç yürütmektedir. Tek merkezli ilişkiden , 1 Mart tezkeresinin reddi , Rusya, İran , Suriye , Arap Dünyasını da içeren çok yönlü ekonomik-politik yeni ilişkiler ağı, İçeride toplumsal ve güvensizlik fay hatları ve yaraları tedavi eden, aidiyetleri tazeleyen politikalar, Kürtçe TV , Cem evleri Muharrem törenleri , Nazım Hikmet'e vatandaşlık iadesi , Çetin Altan'a kültür ödülü , CHP'nin başörtüsü açılımı , Asker-Siyaset ahengi , soğuk savaş ve tek yönlü bağımlı ilişkiler döneminin ve kriminal unsurlarının tasfiyesi ve birçok sembol düzeyinde övgüye değer adımlarla süreç karşılanmaktadır. Şu bir gerçektir ki bugün ve yarın fırsatlar/ tehditler, maliyet ve kazançlar ölçülürken unutulmaması gereken ne ABD'nin eski ABD, ne Londra'nın eski Londra, ne Telaviv'in eski Telaviv olduğudur. Önümüzdeki dönemlerde Washington'u, Londra'yı, Telaviv'i şu anki güç ve etkinlik ölçeklerinde göremeyeceğiz. Bu makale 2,294 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |