| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
AK Parti'yi şoke eden son ankete, gülmekten kırıldım. Gazeteler, anketi hiç değerlendirmeden "şok sonuç" diye sayfalarına taşıdı. Ankete göre, CHP AKP'ye 10 puan fark atarak Türkiye'nin birinci partisi haline gelmiş. Şaka falan da değil, tam 76 bin kişi oy kullanmış. Yani, en baba anket şirketinin en fazla 5 bin kişiyle yaptığı anketlerin bile tuttuğunu düşünecek olursak, son ankete inanmak için çok neden var. Gel gelelim ki, ortada bir sorun var. Anket, Facebook'ta yapılmış. Yani, internet anketi. Yani, oy verenler hem interneti hem de facebook gibi sosyal iletişim sitesini kullanan üst eğitim ve gelir grubundan kullanıcılar... Yani, tüm Türkiye'yi yansıtan bir "örneklem" söz konusu değil. Sonuçta, anket Facebook anketi olunca ortada "şok"luk bir durum yok. CHP'nin "Facebook partisi" olduğunu gözler önüne seriyor, o kadar! Çünkü, Türkiye'de iyi eğitimli ve üst sosyo-ekonomik çevreler oyunu zaten ekseriyatla CHP'ye veriyor. Şimdiye kadar ki tüm anketler gösterdi ki, eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe, CHP'ye oy verme eğilimi artıyor. Eğitim ve gelir seviyesi düştükçe de, oylar AKP'ye gidiyor. Aslında by durum hem CHP için hem de AKP için sorun. CHP, neden gettolar bana oy vermiyor sorusunun yanıtını bulmak zorunda. AKP ise bu ülkenin iyi eğitimlileri arasında az rağbet görme sorununu çözmek zorunda. AKP, "tuzu kurular bizi sevmiyor", CHP'de "göbeğini kaşıyan adamlar bizi sevmiyor" bahanesinden kurtulmak zorunda... Yoksa, bu ülkede ne CHP ne de AKP gerçek anlamda asla "iktidar" olamazlar! Nazilere Oskar! Büyük olasılıkla Kate Winslet'e bu yıl "en iyi kadın oyuncu oskarı" nı getirecek "The Reader"ı mutlaka izlemelisiniz. Şimdiye kadar Yahudilerin katledilmesinden hapse atılan Nazi savaş suçlularına farklı bir bakış açısı getiriyor. Auchwitz kampında görev yapan "kadın gardiyan", ömür boyu hapise mahkum oluyor. Oysa, film pek de o cezayı hak etmediğini anlatıyor. Gerçi sonunda, Yahudiler ile Nazizm suçunu kolektif olarak işleyen Almanları barıştırma çabası var ama, yine de Yahudilerin ölümünden sorumlu bir savaş suçlusunu "epeyce aklayan" film olması çok ilginç. Yahudi katliamından sorumlu tutulanların hepsinin "anti-semitik" olmadığını görüyoruz ki, bu Hollywood sinemasında bir "ilk" teşkil ediyor. Film bana, enteresan bir "kırılma noktası" gibi geldi. Çünkü bu yıl ilk kez en iyinci oyun oskarı "film karakteri" bile olsa bir "Nazi savaş suçlusu"na gidecek! Yalanlar dünyası Ortadoğu! Daha 1 hafta önce, Ortadoğu'nun yalanlarını anlatan iyi bir film olarak "Body Of Lies"ı övmüştüm. Ülkemizde "Yalanlar Üstüne" adıyla oynayan filme ilham kaynağı olan romanın yazarı, Davos'ta Erdoğan'ın kapıştığı "moderatör" çıkmasın mı? Washington Post yazarı David Ignatius hakkında, Erdoğan'la tartışmasının ardından "Türkiye çıkışlı Ermeni" olmasına kadar pek çok şey öğrendik. Başbakan Erdoğan'a Arap dünyasının yeni Nasır'ı olduğuna dek uzanan olumlu yorumların yapıldığı şu günlerde, Ortadoğu'nun nasıl bir "yalanlar dünyası" olduğunu anlatan Body Of Lies'ı izlemesini tavsiye ediyorum. Başı asırlardır savaşlardan kurtulamayan Ortadoğu'da kimin elinin kimin cebinde olduğu belli değil. Bir bakıyorsunuz ki, İslami bir şiddet örgütü, ya ABD ya İsrail ya da bir başka İslam ülkesinin kontrolünde çıkabiliyor. Bölgede "üçkağıda" bulaşan sadece ABD ve İsrail değil. Herkesin "gizli kartları" var. Herkesin eli birbirinin cebinde. Yiğidi öldürelim ama hakkını da verelim. Türkiye'yi ayağa kaldıran moderatör de, başta CIA'in üçkağıtları gelmek üzere, Ortadoğu'nun yalanlarla dolu dünyasını çok iyi anlatmış. Filmden çıkarılacak çok ders var. Hele de Arap dünyasın liderliğine heveslendiğimiz şu günlerde! bugünBu makale 1,214 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |