Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
7 Şubat 2012, Salı
 DÖVİZ KURLARI : 
Taha Kıvanç
Taha Kıvanç
Allah eksik etmesin
Taha Kıvanç
“Hadi, iyisin iyi” dedi bir dostum, “Cumhuriyet gazetesi Taha Kıvanç adını ilk kez olumlu olarak sayfalarına taşıdı.”

Allah eksik etmesin

“Hadi, iyisin iyi” dedi bir dostum, “Cumhuriyet gazetesi Taha Kıvanç adını ilk kez olumlu olarak sayfalarına taşıdı.” Neyse ki, 'iyi bir Cumhuriyet okuru' olmadığımı baştan ilân etmiştim, yoksa hakkımda çıkan 'olumlu' haberi nasıl ıskaladığımı kendime bile izah edemeyecektim...

Cumhuriyet'te hakkımda olumlu haberler çıkmadı mı geçmişte? Çıktı. Hatta, bir ara, değişik görüşlere yer vermek için gazetede günlerce tefrika ettikleri 'aydınların yuvarlak masa buluşması' tarzını denemişlerdi; bir-iki buluşmaya ben de katılmıştım.

Orhan Pamuk'un hazırladığı Radikal'in manşetine değinerek girdiğim son yazımda, esas işlediğim konu, İlhan Selçuk'un ABD Başkanı George W. Bush'u Ak Parti iktidarına son vermek üzere Türk iç politikasına müdahaleye dâvet etmesiydi. “Bush'a dâvetiye, Cumhuriyet'ten...” yazımı hatırlayacaksınız...

Haberi hazırlayanlar yazımın girişini aktarmakla yetinmişler. Cumhuriyet okuru beynini kapatmış bir grup mu, ya “Başlık ilginç, bakalım ne anlatıyor?” merakına düşüp yazımın bütününü okumaya kalkışırlarsa? Yoksa, Cumhuriyet okuru, gazetesine körü körüne bağlılık hisseden, İlhan Selçuk, ABD Başkanından, “Ak Parti iktidarını devirme girişimine yeşil ışık yak” talebinde bulunsa da bunda bir hayır olduğunu düşünecek türden insanlar mı?

Ulusalcılık, Kuva-yı Millicilik, tam bağımsızlık hikâye mi yoksa?

Yıllar önce, Cumhuriyet'in ağır bombardımanı altında kaldığım günlerde, arşiv taraması yaparken bir garipliğin farkına varmıştım: Cumhuriyet'in en önemli kalemi İlhan Selçuk'un her kitabı, baskısı tükenince yeniden piyasaya sürülürken, 1976'da çıkan 'Güzel Amerikalı' başlıklı olanı ortada yoktu. O kitabın, bildiğim kadarıyla, tek bir baskısı vardır, piyasada arasanız bulamazsınız.

Sebebi okuyunca anlıyorsunuz: İlhan Selçuk'u ABD resmen dâvet etmiş; yanına bir rehber verip ülkenin dört bir tarafında dolaştırmış... Vietnam Savaşı yüzünden dünyanın gözünde tu kaka ABD o sıra, hakkında 'Çirkin Amerikalı' başlıklı kitaplar yayınlanıyor... İlhan Bey, ziyaret ettiği her yerden aktaracak olağanüstü olumlu hikâyeler bulmakta hiç zorlanmamış...

Herhalde “Bir gençlik hatasıdır oldu, yeniden basıp gençlerin kafasını bulandırmayalım” diye düşünmüş olmalı...

Geçenlerde 'Ankara' dergisine bakarken, adıyla Cumhuriyet ve Cumhuriyet-Kitap sayfalarında sıkça karşılaştığım bir bayan romancının bir denemesine rastladım. Gençliğinde çıktığı yurtdışı gezileri anlatıyordu romancı. Ne kadar güzel yerler görmüş... O yerleri görmek için ne zahmetlere katlanmış... Bir yerde parasız kalmış, otobüste yanında seyahat eden gencin pahalı fotoğraf makinasını çalması gerekmiş... Tabii, o, “Çaldım” demiyor, ama anlatımından da başka bir sonuç çıkmıyor...

Satmış makinayı ve hiç programında olmadığı halde bir İtalyan adasına uğramış... Ne demiş eskiler, “Şecaat arzederken merd-i kıpti sirkatin söyler...”

Yaşlanınca bu tür sürç-ü kalemlerle karşılaşılabiliyor... İlhan Selçuk'un, Bush'a yaptığı, “Ak Parti'yi devirme girişimlerine yeşil ışık yak” açık dâvetini de sürç-ü kalem olarak görme eğilimindeyim ben.

Bir ay kadar önce (7 Aralık 2006) yine böyle bir sürç-ü kalem olayı yaşandı Cumhuriyet'te; kahramanı yine İlhan Selçuk'tu. Bir gün önceki yazısında bir tashih hatası olmuş, iki satır arayla aynı cümleyi tekrar ediyor görünmüş İlhan Bey; okurlarına bunun sebebini açıklarken bakın neler anlatıyor:

“Bizim gazete, az sayfasına karşın, -reklâm değil- haber ve yazı bakımından tüm 'refiklerimiz' e fark atar... / Ancak -Allah eksik etmesin- son dönemlerde reklâmlarda bir artış izleniyor... / Aşağıdan haber veriyorlar: / - İkinci sayfa kapalı!.. / Demek ki bizim yazı başka sayfaya taşınacak... / - Yarım sayfa reklâm var... / Demek ki yazının boyunu kısa tutacaksın... / Ancak kimi zaman aymazlığa düşüyoruz, gereğinden uzun tutuyoruz yazıyı... / O zaman aşağıdan talimat geliyor: / - Yazıyı kısalt!..”

Gerçekten de Allah'ın adını anmayı gerektirecek kadar olağanüstü bir durum yaşıyor Cumhuriyet; reklâm bombardımanına tutuluyor. TÜSİAD'ın büyükleri tam sayfa/yarım sayfa reklâmlar veriyorlar Cumhuriyet'e, ama bu yeni değil; esas şaşırdığım, bir ara 28 Şubat'ın “Uzak durulması gereken irticâî şirketler” listesinde yer almış nice sınaî ve ticarî kuruluşun da reklâmlarıyla Cumhuriyet sayfalarında sıkça karşılaşmam. Haa, yanlış anlamayın, o kuruluşların Cumhuriyet'e reklâm vermelerine şaşırmıyorum, nasıl oluyor da Cumhuriyet onların reklâmlarını basıyor, benim şaşırdığım bu...

“Şaşırma” dedi bir dostum, “İlhan Selçuk'a 'Allah eksik etmesin' dedirtmelerini büyük başarı sayıyorlardır...”

Bu makale 434 kez okundu.

YAZARIN SON YAZILARI
» Türkiye üzerine oyunlar
» Medya korkuyor, ama tuhaf bir korku bu...
» MİT kapılarını yeniden açtı
» Rahatsızlık duyulsa da konuşacağız
» Boru değil, Borusan
» Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
» Bir dönemin kafa kâğıdı
» Yasaklı şarkı nasıl yasaksız hale geldi?
» Bir liderin ardından
» Ben masumum arkadaşlar
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı