-
  SON HABERLER
Adnan Faruk
Adnan Faruk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Taşeron PKK, Batı ve Biz

PKK terör örgütü, son zamanlarda gelenekselleştirdiği saldırı türlerinden birini daha gerçekleştirerek, 15 askerimizi kalleşçe şehit etti. Yani, farklı ülkeler adına taşeronluk üstlenen PKK’nın faaliyetleri, bizim çocuklarımızın canına mal oluyor.

Bu olayla birlikte Türkiye, gösterilmesi gereken tüm sembolik tutumları sergiledi. Açıklamalar, Başbakanın gezisini yarıda kesip dönmesi, Cumhurbaşkanının gezi programını iptal etmesi ve Genelkurmay Başkanlığına yaptığı ziyaret…

Tüm bu olup bitenlerden sonra olayın çözümüne ilişkin sağlıklı bir tartışma ortamının olduğunu söylemek güç. Çünkü ülkemizi yönetenlerin (siyasi, sivil ve askeri bürokrasi), algı kaynaklarında sorunlar olduğu açıkça görülmektedir. Olup bitenler, düz bir satıh üzerinde değerlendiriliyor. Farklı görüşler dikkate alınmıyor veya yok sayılıyor. Ayrıca; ABD’nin verdiği ifade edilen “anlık istihbarat”, bu istihbarat üzerine yapılan “Irak’ın kuzeyi, bizim için artık bir, BBG evidir” türü magazinsel değerlendirmelerin ve “Kandil yerle bir edildi” şeklindeki açıklamaların boş olduğu görüldü…

PKK terör örgütü, şuan yeni bir strateji takip ediyor. Bu yeni stratejinin kısa adı; taşeronluktur. Buna ilişkin gerekçeler ve arkasındaki nedenler üzerine düşünülmeden sağlıklı bir değerlendirme yapmak ve strateji geliştirmek mümkün değil.

PKK’nın bu yeni stratejisini anlayabilmek için Türkiye’nin batı ile kurmuş olduğu ilişki biçimini iyi analiz etmek gerekir. Bizim batı ile var olan ilişkimiz, iki tarafın farklı anlamlar yüklediği bir ilişkidir. Türkiye bu ilişkiye, kaybeden Osmanlı bakiyesi olarak, batı tarafından muhatap alınmak ve itibar görmek şeklinde bakıyor. Yıllardır yapılan bu. Siyasi ve asker-sivil bürokrasi, batı ile ilişkinin kilit noktası olan NATO üzerinden itibar devşirmeyi, ülkeye hizmet olarak algıladı. Diğer taraftan batının bu ilişkiye yüklediği anlam; sorunlu alanlarda Türkiye’nin askeri gücünden yararlanmak ve Türkiye’nin bağımsız hareket ederek bölgesel güç olmasını engellemekti.

Olup biten değerlendirildiğinde batının bu amacının gerçekleştiği görülmektedir. Türkiye, iç sorunları ile boğuşmaktan büyümeyi, gelişmeyi ve tarihi bağları olan ülkeler üzerinden bölgesel güç olmayı başaramadı.

Batı ile kurulan stratejik ilişkilerin, Türkiye aleyhine döndüğüne ilişkin en somut örnekler, Türkiye’nin batı adına “kraldan çok kralcı” kesildiği olaylardır. Kore savaşı, Afganistan’a müdahale, Kosova’nın bağımsızlığı ve en son Gürcistan olayı… Türkiye, bu ve benzeri olayların hiç birinde planlayıcı ana unsur olmadı. Sadece, uygulama sürecinin aracı olarak kullanıldı.

Olup biten değerlendirildiğinde, batı adına taşeronluk üstlenmeyi, bölgesel güç olmak sanan Türkiye’nin, bunun faturasını çok ağır ödediği görülüyor. Bu yaklaşım değişmediği müddetçe de, daha çok ödeyecek…

Türkiye’nin, son dönemlerde, batı taşeronluğunu üzerinden yaptığı faaliyetlerden rahatsızlık duyan Rusya, taşeronluğun ne olduğunu ve nasıl yapılabileceğini PKK üzerinden bize gösteriyor. Yani son bir yıldaki olaylar, Rusya’nın PKK üzerinden bize diş geçirmeye çalıştığı olaylardır. Bunun somut ifadesi; “sen benim canımın acımasına destek olursan, göz yumarsan bende senin canını acıtırım.”

Tüm bu olup bitende asıl vahim olan ise ülkeyi yönetenlerin (siyasilerin ve sivil-askeri bürokrasinin) görmemekteki ısrarıdır. Kararlı bir biçimde olup bitenin anlaşılması engellenmekte ve olay basite indirgenerek örtbas edilmektedir.

Olay ciddidir. PKK terör örgütü, Türkiye üzerinden kavga eden devletlerin tümünün taşeronluğunu birlikte yapabilmektedir. Terör örgütünün dahi bunca karmaşık ilişkiler geliştirdiği bir dönemde Türkiye’nin, olup biteni değerlendirip yeni stratejiler geliştirememesi anlaşılabilir bir durum değildir.

Olaydan sonra batılılar tarafından yapılan, “saldırıyı şiddetle kınıyoruz ve müttefikler olarak terörle mücadelede Türkiye ile güçlü dayanışma içindeyiz…” türü açıklamalar, ciddiye alınacak açıklamalar değildir.

Türkiye, kendisi olmayı başarmalıdır.

Kendi iç sorunlarını, kendi dinamikleriyle çözmeye çalışmalıdır.

Birilerinin jandarmalığına soyunmayı sürdürdüğü müddetçe, daha çok, taşeron terör örgütleriyle uğraşmak zorunda kalacaktır.

Bu ülkenin anneleri, babaları ve kadınları da, çocukları ve eşleri için daha çok ağlayacaktır.

Yazık değil mi?

Birazcık akıl, irade ve kurumlar arası işbirliği, lütfen.

Sembolik öfkeye ilişkin tutumlardan ziyade, ortak akıl…

farukadnan@gmail.com

Bu makale toplam 3691 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.6900, Satış 1.7200; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.1100, Satış 2.1470
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi