- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Mahir Kaynak
Bayram
Herkesin bayramını kutluyorum. Ancak son yıllarda ibadet ve kutlamalarımızda eski yıllara göre geleneklerimize daha uygun davrandığımız düşünülse bile kültürümüzün liberal düşüncenin etkisinde kaldığı ve dönüştüğü gözleniyor. Liberal düşüncenin ekonomik boyutuna, rekabet sayesinde ekonomik hayatta etkinlik sağlandığı, gelişmenin daha hızlı olduğu düşüncesine karşı değilim ama kazanılan paraların harcama biçimi kültürümüzün özüyle bağdaşmıyor. Dünyanın en lüks otelinin Dubai’de inşa edilmiş olması yüksek kazanç sağlayacağı için rasyonel sayılabilir. Ancak buradan kazanılan paraların benzer bir yatırıma dönüşeceği düşünülürse bir kısır döngü içinde olduğumuz, lüks hayatın yeni bir lükse yol açacağı görülür. Lüks yaşama karşı değilim ve insanların kazançlarını istediği biçimde harcamaya hakları olduğuna inanıyorum. Fakat bunun daha mutlu olmanın bir yolu değil başkalarına üstünlük sağlamak için yapıldığını düşünüyorum. Magazin sayfalarını dolduran birliktelikler, bu birlikteliklerde duyulan hazzın büyüklüğünden değil haber olmanın verdiği zevki tatmak açısından önemli. Aynı işi gören bir eşyanın marka değeri yüksek olanın alınması sadece başkalarına üstünlük sağlamaya yarar. Oruç, gerekli olanı almak, ulaşabildiğin bazı şeylere uzak kalmanın fazilet olduğunu anlatır. Bayram ise yaşamımızda bireysellikten çıkıp bir bütünün parçası olduğumuzu anlatır. Kültürümüz bir savaş esirini paşa yapabilen, farklı bir soy ve kültürden geleni devletin en üst katlarına kadar çıkarabilen bir kültürken şimdi hoşgörü için çabalamamız gerekiyor. Savaşın halklar arasında olmadığını, yönetimlerin birbiriyle hasım olabileceklerini, silahı herhangi bir nedenle bırakan kişinin artık düşman sayılmayacağını kabul eden , karşı tarafın askerlerini ülkesine ihanete zorla mayan bir kültürün, halklar arasında gerginlik yaratacak biçime dönüşmesi yanlıştır. Bir savaşta yenilen ne halktır ne de onun değerleridir. Savaş devlet örgütlenmeleri arasındadır. Bu nedenle yenilgimizi sahip olduğumuz kültürle açıklamak ve onu kusurlu bulup terk etmek yanlıştır. Ben petrol gelirleriyle zengin olan bir ülkenin yöneticisi olsaydım bugün yapılanların hiçbirini yapmazdım. Yani ne gelirlerimle başkalarına üstünlük sağlamak isteyenlerin lüks tutkusuna hizmet edecek tesisler kurar ne de paramı finans piyasalarında değerlendirirdim. Afrika’nın bir bölgesinde, mesela Sudan’da yatırımlar yapar, burada farklı bir dünya görüşünün yeşermesi, teknolojinin gelişmesi imkanlarını yaratırdım. Amacım sadece burada yaşayanları ve ülkemden oraya gidecekleri mutlu etmekten ibaret olmaz gelecek için yeni bir model hazırlardım. Burayı saldırmak isteyeni korkutan, yaşamak isteyene kucak açan ama var olan değerlere uyulmasını isteyen bir yer yapardım. Dünyanın en pahalı ve lüks otelini yapan yeni hiçbir şey yapmış olmaz. Sadece anlamsızlık yarışında bir adım öne çıkmış olur. starBu makale toplam 349 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||