-
  SON HABERLER
Nuray Mert
Nuray Mert
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
‘Bayramlık Ağız’

İnsanın, ‘analı, avratlı’ küfür ve argo terimlerden rahatsız olması için çok çıtkırıldım veya feminist olması, hatta kadın olması gerekmiyor, ortalama bir adap duygusu veya sıradan bir duyarlılık yeterli. O nedenle, dün bayram arifesinde, tüm karşıt düşüncelerimize rağmen saygı duyduğum, ayrıca ahbabım olan bir gazeteci büyüğümüzün müstear isimle yazdığı köşesinin başlığı ile sarsıldım. ‘Anan güzel mi?’ başlık bu (Taha Kıvanç, Yeni Şafak, 29 Eylül 2008). Deyim bu olunca, hangi bağlamda, kime söylendiğinin artık önemi kalmıyor. Hatta, yazı içinde geçen ‘Haçlı Seferi’ gibi aşırı sivri göndermelerin de.

Yine argo, ama zararsız bir argo deyim olan, ‘bayramlık ağzını açmak’ bu olsa gerek! Ne yazarına, ne gazetesine hiç ama hiç yakıştıramadım. Dahası, tam Milliyet gazetesinde Devrim Sevimay’ın, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile yaptığı röportajla, ruhum huzur bulmuş, ‘AKP iktidarının işte isabetli bir ataması, ne kadar yerini dolduran bir isim’ diye sevinmişken, ruhum karardı, bayram duygum zedelendi.

Doğrusu, siyasal tartışmanın, mevcut uslubu topyekun umut kırıcı. Muhafazakâr-dindar çevreye karşı yıllardır yürütülen haksız, ölçüsüz kampanyalar her zaman asabımı bozmuştur. Ama bu çevrenin iktidarı ve özellikle ikinci iktidar dönemi, bu ülke adına tüm umutlarımın dibine kibrit suyu dökmek üzere. Bu iktidar sarhoşluğu ve açgözlülüğü, bu yatışmaz öfke, bu eli belinde dil, tünelin ucunda ışık bırakmıyor.

AKP ilk iktidara geldiğinde, merkez sağda arayışlara girenlere karşı, ‘neden bu kadar kuşku duyuyorsunuz, bu parti merkez sağa yerleşir’demiştim. Dahası, (bu siyasi çizgiye karşı tüm itirazlarıma rağmen) AKP’nin, kendi siyaset sahasında, yani sağda, dibe vurmuş merkez sağ parti ve politiklardan daha iyi bir başlangıç yapabileceğini düşünmüştüm. Yanılmışım.

AKP’ye kapatma davası açılmasının bu çevrenin öfkesini arttırdığına da, mevcut gerilimi tetiklediğine de kuşku yok. Ama, bu gerilimin nedenini tamamen buna dayandırmak anlamlı değil. Doğrusu, kapatma davasına karşı çıkmakla birlikte, ‘ama, kapatılmama durumunda da Tayyip Erdoğan ve AKP tiranlaşır mı?’ diyenlerden olmadım. Bu soruyu fazla kuşkucu buldum. Yine yanılmışım.

Kendini, iktidar sarhoşluğu ile, kapatma davası travması arasında tehlikeli bir salınıma bırakan AKP, ilk iktidar döneminde yerleşir gibi gözüktüğü merkezden, hızla İslamcı gettosuna savruluyor. O gettonun öfkesi, sivri dili yeniden sahneye çıkıyor, üstelik bu kez masumiyetini yitirmiş olarak. Paraya, pula, jipe, ihaleye bulaşmamış, madurların öfkesi, hiç olmazsa ‘isyan’ asaletine sahipken, iktidar olmuş öfke, sadece saldırgan ve ürkütücü.

Eskiden, Ramazan ve diğer dini olayları, hep ‘karşıt cephe’nin saldırganlığı gölgelerdi, şimdi bizzat muhafazakâr-dindarların iktidardan sergiledikleri, Ramazan, bayram dinlemeyen, en derviş havalı adamlarının çiftçi azarladığı, saldırganlığı gölgeliyor.

Bayramın ilk günü, böyle karamsar bir yazı yazmak istemezdim, ama birisi arife günü, bayramlık ağzını açınca devamı böyle geliyor. Yine de, ‘sonu iyi olur inşallah’ deyip, Yeni Şafak’tan başka bir gazeteci arkadaşın harika buluşu olan, ‘Ramazan-Şeker’ (birlikte anmak üzere) bayramınız kutlu olsun.

yeni şafak
Bu makale toplam 352 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.6950, Satış 1.7200; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.1200, Satış 2.1600
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi