-
  SON HABERLER
Ekrem Eraslan
Ekrem Eraslan
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Kılıçdaroğlu; BÇG, Dersim, Alevi-Kürt

Baştan söyleyelim, bu sıralar bizim mahallede moda olduğu üzere amiyane tabirle Kemal KILIÇDAROĞLU’na “giydireceğimi” düşünerek bu yazıya göz atanlar maalesef hayal kırıklığına uğrayacaklar. Her ne kadar Kemal KILIÇDAROĞLU, belli bir siyasi düşünceyi inancı benimseyip yaşayanları –bu satırları yazan gibi-, kendi varlığı ve ülke için bir tehdit olarak algılayıp derdest edilmelerini isteyebilecek kadar büyük bir karşıtlık (CHP’li olması yeterli) içerisinde olsa da bize düşen yaptığımız yanlışlıkları burada dile getirmektir.

Bizim mahalle her ne kadar Kemal KILIÇDAROĞLU’nu sevimsiz ve tahammül edilemez bulsa da KILIÇDAROĞLU’na karşı yürütülen kampanyada mahalleliyi küçük düşürecek tutarsızlıklara ve yanlışlıklara düşülmemelidir. Son birkaç gündür tartışmanın dozu yükseldikçe, bizim mahallede kullanılan dil ilginç bir şekilde paradoksal bir boyut kazanarak, inandırıcılığını kaybetmektedir. Kullanılan argümanlar ve yöntemler bizlerin temel değerleri ile örtüşmemekte hatta zaman zaman değerlerimizi yerle bir edecek kadar çirkinleşmektedir.

Kamuoyu önünde KILIÇDAROĞLU’nu bizim mahallenin seçkinlerini suçladığı noktalardan mahkum etme seçeneğimizin pek olmadığının görülmesi üzerine, kendi istek ve iradesi dışındaki taşıdığı özelliklerden ötürü bir nevi suçlanması doğrusu oldukça rahatsız edici ve küçük düşürücüdür. İddia sahibinin iddialarına karşı belgelerle mesnetli savunmalar ortaya koymak yerine, doğduğu yerden sahip olduğu etnik köken ve inancından dolayı kendisini sabit fikir ve inanışları olan toplum ortalamasına mahkum ettirme çabası içerisine giriyoruz. En büyük fecaat ise postmodern darbenin yüzbinlerce insana hukuksuz sıkıntı yaşatan ve millet iradesini hiçe sayan gayri yasal kurumu BÇG’yi referans alan bazı raporları, mal bulmuş mağribi gibi ortaya koymamızdır.

BÇG nasıl oluyor da hemencecik hafızalarımızdan silindi ve bir anda elimizde kuralsız bir silaha dönüştü. Yasal bir oluşum olarak bile kabul görmeyen, temelde İslami duyarlılıkları olan kesimleri hedef alan; gayri yasal takipler, fişlemeler ve yaptırımlar ortaya koyan; üniversite kapılarında onbinlerce kızımıza yıllarca acı çektiren; binlerce devlet memurunun işten ayrılmasına, atılmasına, sürülmesine, görevden alınmasına neden olan bir kurumun, bugün nasıl oluyor da yaptığı gayri yasal çalışmalardan biri işimize yarıyor diye bunu kavgamıza mesnet olarak ortaya koyuyoruz. Bu anlayış ve tavrın temelinde hangi ahlak vardır?! Bunu yapanlar bilmediğimiz hangi İslami prensibi keşfetmişlerdir?!

Diğer bir konu da cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bizim mahallenin, hep başına kakılan potansiyel hain olma suçlamasına tabi tutulduğumuz Şeyh Said kıyamı-isyanının bizi rahatsız edecek şekilde onlarca yıldır her adım atışımızda toplumsal sicilimiz olarak ortaya konulmasıdır. Ve biz buna rağmen,bugün KILIÇDAROĞLU’nu anlatırken Dersim isyanını ve isyanın olduğu topraklarda doğmuş olmayı onlarca yıl sonra onun tanıtımında olumsuz bir imge olarak kullanıyoruz.

Ve bize hiç yakışmayan, yıllardır boynumuza asılan yaftaların bir benzerini (Alevi ve Kürt) dini ve etnik kimliğe, bir nevi negatif anlam yükleyerek, KILIÇDAROĞLU’nun boynuna asıyoruz. Ayrımcılıktan ve peşin önyargılarla mahkum edilmekten bıkmış olan bizler, şimdi bir başkasına bunu yapmaktan imtina etmiyoruz. Tuhaf olan ise mahallemizde böyle düşünmeyenlerimizin, düşünenleri ve yazanları ikaz etmeyerek patolojik bir dayanışma ortaya koymasıdır.

Geleceğimiz açısından en önemlisi de son zamanlarda geliştirilen bu söylemlerle, yaşadığımız topraklarda siyasal olarak zeminini kaybetmiş sağcı-statükocu-güdük-basma kalıp anlayış ve değerlerin dindar bir kılıfla yeniden canlandırılmasıdır ki, bu, özgürlük ve adalet arayışımızın mecra değiştirmesine neden olmaktadır-olacaktır. KILIÇDAROĞLU karşısında geliştirilen söylemler, İslami duyarlılığı olan çevrelerin savruluşunda dikkat çekici bir özellik taşımaktadır. Bu işaret fişeğinin kısa aydınlığında, özeleştiri yapılmalı ve gelecekte daha büyük hatalara düşmeden adil ve ilkeli olmanın-kalmanın çabası hepimizce gösterilmelidir.

“Biz Allah’a teslim oldukça özgürleşenleriz. Ne zulmederiz ne de zulme boyun eğeriz.”

Bu makale toplam 4497 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.6750, Satış 1.7000; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.0980, Satış 2.1300
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi