-
  SON HABERLER
Adnan Faruk
Adnan Faruk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Ergenekon Gölgesinde Solda Birlik

Küçük bir kısmı deşifre edilmiş olan Ergenekon örgütü, kendini sol olarak tanımlayan bir kesimin, gerçekte ne olmadığını ortaya koydu. Yıllarca; “sağcılar, devletin sol güçlere karşı kullandığı unsurlardır” diyenlerin de, devlet içi çetelerle içli-dışlı olduğu Ergenekon olayı ile deşifre edildi. Bu durum nedeniyle olsa gerek ki, Ergenekon olayı karşısında, kendini sol olarak tanımlayan bir kesim çevrelerin, sessizliği veya sahiplenici bir tutumu tercih ettiği izlenmektedir.

Örgütsel sol yapının dışında olan kimi yazar, aydın, sanatçı ve bireyleri değerlendirme dışı tutacak olarsak, kendini sol olarak tanımlayan örgütlü kesimin, devletin derin ve ABD güdümünde çalışan karanlık örgütlenmeleriyle içli dışlı olduğu açıkça görülmüştür.

Aslında ortaya çıkan bu durumu, kendini sol olarak tanımlayan kesimlerin, Türkiye’de neden sahici bir anlam taşıyamadığını, toplumsal destek bulamadığını ve iktidar alternatifi olamadığını ortaya koyan somut bir olgu olarak değerlendirmek mümkündür.

Kendini sol olarak tanımlayan bazı kesimler, Ergenekon olayı ile ortaya çıkan ilişkiler ağını tartışmak ve buradan geleceğe ilişkin doğru sonuçlar çıkarmak için fazla zaman harcamadan, solda birlik tartışmalarına daldılar. Tabi bu yeni tartışma alanı; hem solun Ergenekon ile var olan ilişkisinin üstünü örtmek için şal vazifesi gördü, hem de sol için “kızıl elma” olan birleşme fantezisini yeniden gündeme getirmiş oldu.

Gerçekte, Türkiye’de kendini sol olarak tanımlayan kesimlerin solda birlik özlemi ve çabalarının, seçimlerden seçimlere anımsanan bir olgu olduğu bilinmektedir. Kimileri bu dağınıklığı, solun özgür düşünmesinin sonucu olduğunu söylese de, gerçeğin farklı olduğu nu düşündürten verilerin varlığı da açıktır. Solun tarihi geçmişi ve fraksiyonel yapıların sonuçları üzerine kurulacak bir araştırma, sahici olmayan bu görüntünün arkasındaki gerçeği ortaya çıkarabilecektir. (özellikle 12 Eylül öncesi yapılar…)

Aslında solda birliğin; fantezi ve fikir jimnastiği olduğunu anlamak için bu konuda görüş belirtenlerin önerilerine bakmak yeterli olacaktır. Geçmişte, solda birlik konusunda, konuşulan kişi sayısı kadar farklı görüş ortaya çıkardı. Ama şimdilerde durum değişmiş gibi.

Milliyet Gazetesinden Devrim Sevimay’ın “solda birlik” yazı dizisindeki, kimi sahici değerlendirmeler bir kenara bırakılırsa, kendini sol olarak tanımlayan tabanın yazdığı görüşler, bu yeni durumu net olarak ortaya koymaktadır.

Bu yeni yazı dizisinde ortaya çıkan mevcut durumun; siyasal sistemin dışında durmayı tercih eden örgütlenmeler ve bağımsız sol yapılar değerlendirme dışı tutulduğunda, solda birlik ile kast edilenin, “CHP iktidara nasıl taşınır?” sorusuna cevap aramak olduğu açıkça görülmektedir.

Bu nedenle, mevcut tartışmanın fikir jimnastiğinden öteye geçmesi zor görünmektedir.

Gerçekte, sağlıklı ve başarılı birlik tartışmasının oturtulması gereken temel zeminin; var olan yanlışları dile getirme, yanlışlardan sıyrılmak için politik öngörüler geliştirme, toplumsal sorunlara ilişkin çözüm önerileri konusunda anlaşma, sistemin işleyişi konusunda temel ilkelerde uzlaşma ve dolayısıyla sağlıklı bir ideoloji etrafında toplanılması olduğu açıktır.

Bunların olmadığı bu tartışmada, sağlıklı bir birlik için gerekli verilere ulaşmak mümkün değildir.

Solda birlik tartışmalarının yoğunluk kazandığı tartışma ortamında; demokratik hakların genişletilmesinden, her türlü hak ihlaline karşı ortak mücadeleden, devlet içi örgütlenmelerin yargıya teslim edilmesinden, seçim sisteminin değiştirilmesinden, parti içi demokrasiden, temsilde adaletten, dezavantajlı kesimlerin haklarından, yoksullukla mücadeleden, güvenlik-demokrasi ilişkisinden, militarist eğilimlerin tasfiyesinden, darbecilerin yargılanmasından, yeni anayasadan ve sosyal devletten bahseden var mı?

Yok… Veya bu tür değerlerden bahseden sol kesimler ise solda birlik adına susturuluyor.

Halbuki bu başlıklar, evrensel solun temel öncelikleridir. Hatta bunlar olmadan, sol olmak mümkün değildir.

Dolayısıyla, bu konulara ilişkin sağlıklı bir tartışma yapılmadan, iktidara gelme merkezli birlik çalışmalarının sonuçsuz kalacağını, en çok kendilerini sol olarak tanımlayan kesimlerin bilmesi gerekir. Çünkü her seçim döneminde benzer süreçleri yaşamaktadırlar.

Kendini sol olarak tanımlayan kesimlerin, 22 Temmuz seçimleri için kurumuş oldukları iki farklı birliğin (CHP-DSP ve ortak aday hareketi), kaç gün sürdüğünü anımsayan var mı?

Yok...

Çünkü temel amaç; sorunlara çözüm üretmek değil, iktidara gelebilme, milletvekili olma ve iktidar nimetlerinden yararlanmaydı.

Bu anlayışın sonucu ise bilmem yüzde kaçlara mahkum bir sol…

Kısacası; Ergenekon olayını ve birleşmenin temel ilkelerini tartışmaktan kaçınan ve “sol birleşmezse sonumuz Fazıl Say gibi olacak” diyen bir anlayış ile solda birlik sağlansa dahi, elde edilecek sonuç solda birlikmidir?

farukadnan@gmail.com

Bu makale toplam 3238 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.6900, Satış 1.7200; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.1100, Satış 2.1470
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi