| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim |
![]() |
| DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR |
| 9 Şubat 2012, Perşembe | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerVideo GalerilerGazete Manşetlerihaber10.mobi | ||
|
|||
17 mart tarihli yazımızı “Önümüzdeki günler çok farklı gelişmelere sahne olacak… Ortalığa daha neler dökülecek neler; ben şimdiden yerimi aldım ve merakla bekliyorum. Nasıl olsa Cumhur’un oy vermekten başka yapabileceği bir şey yok…” diyerek bitirmiştik. Doğrusu o günden bu güne olup bitenler, hele Ergenekon soruşturmasının boyutları inanılır gibi değil! Şayet romanlaştırılabilirse, bu olup bitenler soluk kesici bir politik gerilim romanının konusu olur. Aynı yazıda “Bu arada bir şey daha olacak… Doğan grubu yanlış ata oynamakta. Ulusalcıların tarafını tutmakla, küreselcilerin tekerleğine taş koymuş oluyor. Onun tasfiyesi hiç de sürpriz olmaz.” demiştik. Geçen haftalarda yaşanan Başbakan-Doğan kavgası basit bir tartışma değil. Üsluptu, denklikti tartışmalarını bir yana bırakalım… Bu bir ilk! Öncü kavga geçmişte Çiller-Doğan medyası arasında yaşanmıştı; ama bu kavga Çiller’in sonunu getirdi. Şimdi ise Başbakan’ın eli daha güçlü görünüyor. Tabii hükümet Doğan grubuna rant sağlamanın, bir kısım kurumları peşkeş çekmenin bedelini de ödüyor. Her iki tarafın da çamaşırları hijyenik değil. Onlar birbirini kırıp dökedursun, ülke bundan hiç de zarar görmeyecek. Hatta Başbakan’ın kartel medyası gazetelerini boykot çağrısı pek şık ve politik olmasa da, bu medyanın teşhiri açısından önemli. Bu medya yıllardan beri ülkenin geleceğini karattı. Bakalım Doğan grubu çökertilebilecek mi? Tabii bu arada Doğan grubu da boş durmadı. Almanya’daki Deniz Feneri davası üzerinden AKP’ye gol atmak istedi. Bu hücumda cepheye sürülen aktör, CHP oldu. *** Sözünü ettiğimiz yazıda şunu da ilave etmiştik: “Hem bu sefer CHP’lileri de bitirecek iddialar ortalığa dökülecek. Mesela bir zamanlar sayın Baykal’ın borsa oyunlarından büyük vurgun vurduğu iddia edilmişti. Niye -sahte veya gerçek- böyle bir belge sızdırılmasın?” Nitekim bir AKP’li bunu yüksek sesle dile getirdi. Fakat hemen akabinde medyaya CHP’nin dıştan para desteği iddiası düştü. Hemen arkasından Akman ile ilgili iddialar! Hem de yenilir yutulur cinsten değil… Orada da bir ateş yanıyor galiba. Bütün bunlara bakınca şunu görüyoruz: Birileri dışta oyun kuruyor, diğerleri oyuncu olup piyon haline düşüyor. Doğan grubunun Alman ortaklıkları, Deniz Feneri davasının Almanya’da ortaya çıkması… Yani hep aynı ülke: Almanya… Almanya yapması gerekeni yapıyor. Demek ki ortalıkta çok kirli çamaşır var, onlar da bunu sergiliyor. Demek ki Almanya’daki Fener masum değil… Ateş-duman meselesi! İyi de buradan ülke için kavga için malzeme çıkarmak, oyun kurucunun oyununa düşmek değil mi? *** Bunlar hep Ergenekon kazası. Asıl kaza ise, Şener Eruygur’un geçirdiği kaza! Siz o kadar sıkı korunacaksınız, ama merdivenin başında tansiyonunuz düşecek, ardından siz yere düşeceksiniz ve boyun kemikleriniz kırılacak, bir de beyniniz kanayacak…. İlginç! Bana kalırsa ortada başka bir kaza var. Acaba kaza gerçekten kaza mı? Ergenekon artık kapanmıştır. Başka dalga gelmeyecektir. Nitekim bugün medyada lobilerin büyük çoğunluğunun deşifre edilemediği haberleri çıkmadı mı? İyi de, bu lobiciler halen dimdik ayakta değil mi? Artık işimiz bitti diyerek ikinci emekliliklerini mi yaşayacaklar? Onlar çekirdek kadro olarak varlıklarını sürdürecek. Hatta yavaş yavaş yeni yapılanma içinde yer alacaklar. Deşifre edilmeyenlerden yetenekli olanları tabii, ayak takımı değil! Hatırlayalım; STK diye bir şey vardı. Ergenekonculara taziye ziyareti, finali anlatmaktadır. Hem “yargıya güveniyoruz” diyeceksiniz, hem de sahip çıkacaksınız. Bir gün yargı eğer onları mahkum ederse, sonuçta suçlulara sahip çıkmış olacaksınız. Bu çelişkili durum. Açıklaması ise şu: Ey Ergenekoncular, sizler çizmeyi aştınız, fazla şişkinleştiniz, çıkıntılık yaptınız. Geride kalanların selameti açısından sizi feda ediyoruz. Ama yine de zamanı gelince çaresine bakarız. Biraz dinlenin… *** Son olarak da cevabını bir türlü bulamadığım soruyu dile getirmeliyim: Şu İşçi Partisi hakkında, Ergenekon soruşturmasında, parti kapatmanın en önemli gerekçesi olan “terör destekçiliği” konusunda önemli ve somut kanıtlar elde edilmiştir. Genel başkanı tutukludur. Niye hemen bir kapatma davası açılmıyor? CHP hep devlet partisi diye tanımlandı; yoksa asıl devlet partisi İP mi? Öyleyse vay halimize? Zaten koca koca adamların, koca koca bürokratların ve akademisyenlerin “kerameti kendinden menkul” zatın peşine düşmeleri ya da en azından onunla kol kola girmiş olmaları hep tuhafıma gitmişti! Üst düzey bir yetkilinin “siyaset ilgi alanımızdadır” beyanı talihsiz bir beyan, ama bir türlü demokratikleşemeyişimizin nedenini anlatması bakımından, bir gerçeğin de dile getirilmesi! Şayet ayak seslerinin duyulduğu söylenen büyük çatışmalar başlar da dünya karışırsa, çok uzun süren bir vesayet rejimine gireceğiz demektir. O zaman demokrasiydi, özgürlüktü hepsi geçmişin masalları olarak kalacak; “hayli uzak gelecekteki bir başka bahara!” diyeceğiz. Fakat ilelebet böyle gitmeyecek. Bizim artık tanık olamayacağımız gelecek çağlarda, toplumsal durum şimdikinden daha iyi olacak. Çetecilerin dal budak sardığı, darbecilerin kahraman ilan edildiği, İP’nin dokunulmaz olduğu, demokrasiye kefen biçildiği bu tuhaf çağdan o gelecek çağlara selam olsun! Bu makale 1,475 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2005 - 2012 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |