|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() Murat Yetkin
ABD ile İran sıkıntısı kapıda
ABD, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecat’ın 14 Ağustos’ta yapılması beklenen Türkiye ziyaretinde enerji anlaşması imzalanması ihtimalinden endişe duyuyor. Radikal’e açıklamalarda bulunan bir ABD yönetim kaynağı böyle bir durumun, Türkiye’nin de parçası olduğu İran’ı nükleer programını denetime açmak üzere elde tutulan BM yaptırımları baskısını zayıflatacağını söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, bir süredir bu konuda Türk makamlarıyla görüştüklerini, bu görüşmelerin diplomatik uyarı değil, dostça telkin ve endişenin paylaşılması biçiminde olduğunu söyledi. Kaynak “Türk yetkililerden İran Cumhurbaşkanına nükleer denetim konusunda şimdiye dek yaptıkları gibi telkinde bulunmaya devam etmelerini bekliyoruz” diyor. Aynı şekilde isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk hükümet kaynağı da ABD’nin bir süredir İran’la imzalanması muhtemel doğalgaz anlaşmasını gündeme getirdiğinin doğru olduğunu söyledi. Enerji Bakanlığı kaynakları, bir süredir İran ile süren görüşmelerin belli bir aşamaya geldiğini ve gerek bu ülkede doğal gaz arama ve çıkarma, gerekse boru hatları yoluyla nakline izin verecek bir anlaşmanın en azından bazı kısımlarının Ahmedinecat ziyaretinde imzaya hazır olduğunu doğruluyorlar. Ancak bu imzanın atılması tamamen siyasi bir karar. ABD, Nabucco desteğini çekebilir Türkiye, doğalgazda Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak ve stratejik önem taşıyan Hazar bölgesinden Avrupa’ya gaz nakli (Nabucco) projesini hayata geçirmek için İran’la gaz çıkarma ve nakil anlaşması görüşmeleri yürütüyor. Geçtiğimiz yıl İran’la gaz anlaşması için Mutabakat Zaptı imzalandığı açıklandığında ABD tepki göstermiş ve böyle bir anlaşmanın İran üzerindeki BM yaptırımlarını ihlal anlamına geleceğini bildirmişti. Nabucco’nun Avusturyalı ortağı OVM’nin, önceki gün Tahran’da İran ile 30 milyar dolarlık gaz tedarik anlaşmaları imzalaması, ABD’nin bu stratejik projeye verdiği siyasi desteği tehlikeye atıyor. Çünkü ABD yasaları, İran’a bu boyutta enerji yatırımı yapılmasına karşı. Avusturya’nın bu anlaşmayı imzaladığı gün, İran’ın nükleer programını denetime açmasını için birlikte çalışan ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın, İran bir anlaşma olana kadar programını dondurmazsa, BM yaptırımlarının artırılacağını açıklaması, bu durumla tezat oluşturuyor. Amerikalı kaynaklar, yine de Türkiye olmadan Avusturya’nın bu gazı boru hatlarıyla alamayacağına dikkat çekiyorlar ve Türkiye’nin de İran’la anlaşması durumunda, ABD’nin Nabucco projesine siyasi desteğini çekmek zorunda kalabileceğini söylüyor. Radikal’e konuşan Amerikalı yetkili, “Türkiye’nin gaz sıkıntısını anlıyoruz” diyor; “Ancak Azerbaycan ve Irak gazına birlikte odaklanırsak Nabucco’yu doldurmak için İran gazına ihtiyaç kalmaz”. ABD seçimlerinin sıcak konusu Bir Türk kaynak ise buna karşın, “Gazprom da İran’la anlaşma yapıyor, ama ABD Gazprom, ya da Rusya ile bu nedenle sıkıntı yaşamıyor” diyor; “Bu çelişkili bir durum.” Ortada birden fazla çelişki olduğu ortada. Ancak İran konusu ABD Başkanlık seçimlerinin en sıcak konularının başında. Irak ve enerji diğer iki önemli konu. Bu konuların hepsi bir şekilde Türkiye’yi etkiliyor. Bush yönetiminin görevden ayrılmadan önce, İran anlaşmayı kabul etmezse İran’a sınırlı da olsa askeri müdahalede bulunma ihtimali mevcut. Bu durumda İran’ın göstereceği küresel tepki, böyle bir anlaşmayı akıldışı gösterse de, bu konuda Amerikan seçim kampanyasına aklın egemen olduğunu söylemek de zor. Bush’un böyle bir müdahaleyi Cumhuriyetçi aday John Mc Cain’in önünü açmak için dahi yapabileceği konuşuluyor Amerikan başkentinde. Yapabilir mi? Bu ayrı bir konu. Ancak bu ortamda Türkiye’nin İran nedeniyle ABD ile yaşayacağı sıkıntı, başka ekonomik ve siyasi konularda da Türkiye’ye maliyet getirebilir. Türkiye, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek zorunda ve dünyanın en zengin doğalgaz kaynaklarından birisi olan komşusu İran’la anlaşma yolları araması doğal. Diğer yanda İran’ın bugünde enerji alışverişinde güven veren bir çizgi izlemediği gerçeği ve yanlış zamanlamayla yapılacak bir anlaşmanın, hiç hayata geçirilememesi ihtimalinin yanı sıra, Türkiye’ye zarar verebileceğinin de göz önünde tutulması gerekiyor. ABD kaynaklı olarak bir İran fırtınası önümüzdeki birkaç ay içinde patlayabilir. Ankara’nın bu durumu saptayarak önlem almasında fayda var. RADİKALBu makale toplam 425 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||