-
  SON HABERLER
Ömer Lütfü Mete
Ömer Lütfü Mete
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Olacak ve olmayacak dua

Bazen ‘Temiz Toplum’ adına samimi heyecanla umutlanan temiz insanları gördükçe içim yanıyor.

Zira olmayacak duaya âmin diyenler insana ikircik yaşatıyor: Duaya ve kendilerine saygı duyduğunuz için acıma hissiyle yaklaşmaya hayâ ediyorsunuz. Diğer taraftan istediğiniz halde umutlarına katılamadığınız için de üzülüyorsunuz.

Tabii ‘olmayacak dua’ kişiye göre değişkenlik gösterebilir ama yine de tartışılmaz örnekler vardır. Sözgelimi ‘Yarabbi, beni de peygamber yap’ diye yalvarmak gibi…

Türkiye’de ‘Temiz Toplum’ umudu ‘olmayacak dua’ kadar mı eşyanın tabiatına aykırı?

Fikrimce şu şartlarda ‘Temiz Toplum’ arzusu, Ağustos sıcağında kar yağmasını istemek gibi… Tamam, Allah’a zorluk yok, isterse Ağustos’ta da kar verir ama hangi sevgili yaratıkları için?

Hadi diyelim siyasetçiler saf halkın samimi duaları ile keramete mazhar olup, Ağustos’taki kar yağdırarak bize ‘Temiz Toplum’ harikası sundular!

Ne yapacağız bununla?

Kirli ve çorak zeminimizi yıkanacağız ve verimi arttıracağız…

İyi ama ya zemin yanıyorsa?

Ağustos’un karı daha zemine değmeden eriyecek…

Ülkenin zemini yargı ve medya yüzünden cayır cayır!

Herkes ‘Anamı ağlatan kadı, kimi kime şikâyet edeyim’ diyor!

Yargının temel açmazlarını tartışmak yerine, her kötülüğü ‘siyasi etki’ ezberine istif edip yattık!

Oysa yargıda ideolojik saplantılar, köken bağnazlığı, inanç tercihleri, ahbap çavuş ilişkileri ve bayağı çıkar hesapları, halkın vicdanında şuyuu vukuundan beter bir yer edinmiştir.

Böyle bir yargı camiası varken yanan ormanın üstüne gökten çığ düşürseniz söndüremezsiniz. Hele bir de bizimki gibi güvenilmezlikte zirve yapan bir medya varsa ‘Temiz Toplum’ çok uzaktadır. GENAR’ın en son araştırması, medyamıza duyulan güvenin büsbütün tükendiğine en taze kanıt… Öyle bir güvenilmezlik oranı ki, birisi ‘Ben ötekinden güvenilir durumdayım’ diye züğürt tesellisi aradığında kargalar gülüyor. Böyle bir ortamda Ağustos’ta kar yağmasını bekleyebilirim ama geçmişe doğru sağlıklı bir ‘Temiz Toplum’ hamlesinin gerçekleşebilirliğine inanamam.

Yalnız, bütün bu olumsuz şartlara rağmen hakikaten ‘Temiz Toplum’ tutkumuz varsa, geleceği böyle düzenleyebilir, kirlilikleri belki bir çırpıda değil ama orta vadede insanlığın ve uluslararası devlet gerçekliklerinin taşıyabileceği düzeye getirebiliriz.

‘Geçmişin bütün pisliklerini temizleyelim’ diyecek durumda değiliz. Bunu diyemedikçe sıradan bir temizlik bile yapamayız. Bir yere gelinir, ötesine geçilemez. Çünkü ötesinde pek kıymetli dost ve müttefiklerimizin içimizdeki ajanları ve işbirlikçileri vardır. Orada öyle bir kadro var ki, devletimizin beyninden bağırsaklarına kadar her yerde konuşlanmıştır. Şimdiye kadar da, suçüstü yakalanmış denecek kadar açıkça fesat çıkartan bu fitne uzmanlarından bir tekini sınır dışı dahi edebilmiş değiliz. Öyleyse neyi temizliyoruz?

Hakikaten namuslu ve samimiysek yapabileceğimiz, ‘Bari bundan sonra temiz olalım’ diyerek gerekli şartları geniş bir mutabakatla oluşturmaktır.

Bunun dışında cümle temizlik yahut kirlilik edebiyatı, üstümüzde tepişen vahşi batı atlarının ürettiği gürültüden ibarettir.

BUGÜN
Bu makale toplam 424 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.3430, Satış 1.3630; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.8350, Satış 1.8630
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi