SON HABERLER
Mehmet Kamış
Mehmet Kamış
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Madımak, Başbağlar ya da Ergenekon Çetesi

Bundan tam 15 yıl önce Sivas'ta Madımak Oteli'nde insanlık dışı bir olay yaşandı. İçlerinde yazar, şair, ses sanatçılarının da olduğu 33 kişi otelde çıkartılan yangın sonucu hayatını kaybetti.

Bu insanlık dışı olayda, Vali Aydın Karabilgin'in Aziz Nesin'i özel olarak Sivas'a davet etmesi, Aziz Nesin'in çok tahrikkâr konuşma ve davranışları, göstericiler içinde provokatörlerin bulunması, yeterli güvenlik takviyesinin yapılmaması maalesef olayın vahametini azaltmıyor. İnsanların sığındığı bir yerin ateşe verilmesi ve orada diri diri yakılmasının izah edilebilir bir yanı yok. Ne için yapılırsa yapılsın bu katliamın bir açıklaması olamaz. İster karanlık tezgâhın bir parçası olarak gerçekleştirilsin, isterse birtakım cahiller dini kurtarma saçmalığıyla hareket etsin. Kim yapmışsa, niye yapmışsa, 2 Temmuz'da Sivas Madımak Oteli'nde büyük bir insanlık suçu işlendi. Üstelik Madımak olayının gerçek failleri cezalandırılamadı.

Bu katliamdan üç gün sonra çevrede dindar olarak bilinen Başbağlar köyüne gelen kimliği belirsiz kişiler, büyük bir katliam yaptı. Erzincan Kemaliye'ye 64 kilometre mesafedeki köye gece gelenler, erkeklerin köy dışında olmalarını fırsat bilerek evleri ateşe verdi, yaşlı, kadın ve çocukları köy meydanına toplayıp kurşun yağdırdı. Tam 33 masum kişi bu insanlık dışı katliamda can verdi. Olayın ardından teröristlere yardım ettikleri belirlenen 16 kişi yakalandı. Sanıklar, ifadelerinde köyü yaktıklarını itiraf etti. Ancak 1993'te Erzincan DGM'de başlayan Başbağlar Davası, 22 Eylül 1997'de İzmir DGM'de sadece iki mahkûmiyetle bitti.

Türkiye'de Alevi-Sünni kamplaşması için gerçekleştirilen bu eylemlerin gerçek müsebbipleri cezalandırılmadı.

Dün Ergenekon soruşturmasının beşinci tutuklama dalgasıyla sarsıldı Türkiye. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl başlatılan ve devlet içinde örgütlenmiş büyük bir çeteyi ortaya çıkarmayı amaçlayan operasyonlarda kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isim tutuklanmıştı. Emekli ve muvazzaf üst düzey devlet yetkililerini de içine alacak şekilde örgütlenen ve kendilerine yasaların vermediği görevler ihdas eden bu çetenin, rejimi koruma kılıfı altında birçok eylemi provoke ettiği ortaya çıktı.

'Ergenekon Çetesi'nin ne kadar derinlerde ve ne kadar eski olduğunu tam bilemiyoruz. Ancak Danıştay saldırısıyla başlamadığı kesin. Bu yapının şimdiki aktörleri farklı olabilir ancak fonksiyon olarak çok daha eski olduğu, soğuk savaş döneminde NATO'ya üye ülkelerde kurulan Gladio türü yapılanmalara benzediği kesin. Yasalara dayanan bir yetkileri yok. Ama kendilerine rejimi korumak diye ne olduğu belli olmayan bir görev tanımı yapmışlar ve bunu gerçekleştirmek için de her türlü kanunsuzluğu, çeteleşmeyi, hukuksuzluğu mubah görüyorlar. Biliyorsunuz Türkiye'nin son otuz yıllık yakın tarihinde binlerce faili meçhul olay var. Soğuk savaş döneminden bugüne kadar bir dolu olay kimin yaptığı belli olmadan kapatılmış durumda. Hangilerinde bu çeteleşmenin etkisi var, şimdilik bunu tam olarak bilemiyoruz. Gücünü rejimden almayan her türlü çeteleşme 'herkes' için son derece tehlikelidir. Bugün sana tebessüm eden çete yarın sırtını dönebilir. Dönmeyeceğini kimse garanti edemez.

Bu ülkedeki rejimi korumanın bir tek yolu var; hukuka sahip çıkıp çetelere cezasını verebilmek. Bu ülkenin yasal yetkilileri çetelere ceza vermeyi bilmez ise çeteler onlara cezayı keser. Bu ülkede işler yıllardır böyle işliyordu maalesef. Devletin artık bağırsaklarındakilerden kurtulması lazım. Yoksa bu zehir herkesi öldürecek.

zaman
Bu makale toplam 1117 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.5880, Satış 1.6080; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.0100, Satış 2.0400
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi