 Vural Savaş
İslâm üzerinde emperyalist oyunlar
Vural Savaş
28 Kasım 2005 Pazartesi 11:40
Atatürkçü çizgiden sapıp Amerika''dan "nazlı bir sevgili muamelesi" görmemize razı olmasaydı; Nurcular, Nakşibendiler ve tüm siyasal İslâmcılar, Necip Fazıl Kısakürek''i bu kadar benimser ve öve öve g
|
Selahattin Çakır, 2 Temmuz 2005 tarihli Vakit gazetesinde yayımlanan "''New
Ottomanisation'', BOP ve ''Yabancı Aktörler''.." başlıklı makalesinde şöyle
diyor:
"Çoktandır, nicelerimizin ağzında bir ''BOP'' sözü var... ''Büyük Ortadoğu
Projesi''nin kısaltılmış şekli... Bu projeyi aslında belki de herkesten önce
Müslüman halklar düşünebilmeliydi, ama, olmadı... Ve, Ortadoğu için böyle bir
oluşum, bir merkezi otorite tesisi, bir ihtiyaç olarak zarurî görüldüğünden,
durumu Müslümanlar değerlendiremeyince, emperyalist güçler atağa geçtiler.
"Hem tarihi arka-planı, hem de jeopolitik ve religio-politik konumu ve
Amerika ile sıkı işbirliği, bu projede, Türkiye''ye önemli bir rol verilmiş
gözüküyor.
Emperyalizmin elinde, dün diktatör rejimler kırbacı vardı; bugün, demokrasi!
Bu projeyi, Müslümanlar kendiliklerinden sahneleyebilselerdi keşke... İsim ve
kelimeler de önemlidir, ama, asıl olan muhtevadır... ''Köpek kelimesi ısırmaz,
ısıran köpeğin kendisidir'' denilir ya, öyle bir şey... Nitekim, Merhum Necîp
Fâzıl''ın ''Büyük Doğu Cemiyeti'' de, ilhamını Fransa''da duyduğu ''Le Grand
d''Orient'' isimli mason kuruluşundan almıştı, rivayete göre... Bu Fransızca
ismin Türkçeye tercümesi de tıpatıp ''Büyük Şark'' veya ''Büyük Doğu'' idi.
Keşke, Müslüman halklar, o ''Büyük Doğu''yu şairâne tahayyüllerden kurtarıp
pratize edebilseydi. O zaman, bugün ''BOP'' üzerinde komplo teorileri geliştirmek
fonksiyonunu üstlenenler, kendilerine aslî misyonlara uygun bir yer bulurlardı..."
Bu yazıyı okuyunca; değerli araştırmacı, sevgili dostum Cengiz Özakıncı, Otopsi
Yayınları arasında Nisan/2005''te çıkan "Osmanlı''dan Günümüze İslâm Üzerinde
Emperyalist Oyunlar- Türkiye''nin Siyasî İntiharı- ''Yeni Osmanlı'' Tuzağı"
adlı eserini iyi ki yazmış diye düşündüm.
Bu olağanüstü eserde, ''Büyük Ortadoğu Projesi''nin aslında İslâm üzerinde oynanan
bir emperyalist oyun olduğunu; ''Nurculuk'', ''Nakşibendilik'' gibi ülkemizde
en etkili tarikatların tamamen ABD''nin güdümünde olduğu belgeleriyle açıklanırken;
siyasal İslâmcıların göklere çıkardığı politikacı, şair ve yazarların da maskeleri,
belgelere dayanarak düşürülüyor.
Siyasal İslâmcı yazarlar, Nurcular, Nakşibendiler neden Necip Fazıl Kısakürek''i
dillerinden düşürmezler ve öve öve göklere çıkarırlar.
Ben, onu ilk önce, bir ortaokul öğrencisiyken "Kadın Bacakları" adlı
şiiri ile tanıdım. Şöyle diyordu bu şiirinde Necip Fazıl Kısakürek:
"Boynuma doladığım güzel putu görseler
İnsanlar öğrenirdi neye tapacağını
Ama olsam gözlerim sürseler açılır
İsa''nın eli diye bir kadın bacağını"
Öncesini ve sonrasını, Cengiz Özakıncı''nın sözkonusu kitabından, kendisinden
aldığım izinle aynen aktarıyorum:
"1945''ten önce İslâm Birliği, Osmanlıcılık, Ortadoğu Birleşik İslâm Devletleri
gibi savları bulunmayan, tersine Atatürk''e övgü dolu dizeler yayımlayan bir
şairdi Necip Fazıl Kısakürek, Onun 1930''da Atatürk sağken, Atatürk''ün gazetesi
Hakimiyet-i Milliye''de yayımlanan ve Menemen Olayı''nda Asteğmen Kubilay''ın
şehit edilmesini şiddetle kınayan yazısı şöyleydi:
"Vatanımızın kalbimize en yakın bir köşesinde daha dün düşman bayrağından
temizlediğimiz bir meydanı (Menemen) bugün ''inna fetehnaleke'' yazalı zift
ruhlu bir irtica aleminden temizliyoruz.(...) İrtica, yatağımızın başucundaki
bir bardak suya karıştırılan zehirdir."
Necip Fazıl Kısakürek''in Atatürkçülüğü, Atatürk öldükten sonra da sürmüştü.
Örneğin, Büyük Doğu Dergisi''nin 1943/Kasım sayısında şöyle yazıyordu:
"Evet laf ve hayal, yahut fikir ve remz (sembol) aleminde değil, doğrudan
doğruya madde ve hakikat dünyasında Atatürk hayata dönecektir...
Bir gün onu, kafuriden (kafur ağacından) yontulmuş asil ve parmaklarıyla kılıcın
kabzasını kavramış zarif ve ince endamıyla bir masaya eğilmiş ve gök gözleriyle
dünya haritasını süzmeye başlamış olarak göreceğiz."
1945''te Amerika tüm dünyada bütün dinlerin koruyuculuğunu, örgütleyiciliğini
üstlenip hepsini komünizme ve Sovyetlere karşı kullanmaya başlayınca, Necip
Fazıl da Ortadoğu''da Türkiye''nin önderliğinde İslâm Birliği kurmayı savunan
Amerikancı, Osmanlıcı, İslâm Birliği yanlısı bir yazar olup çıkmış, bu doğrultuda
28 Haziran 1949 Salı günü Büyük Doğu Cemiyeti''ni kurmuştu.
30 Mart 1956- 5 Temmuz 1956 arası Büyük Doğu adında bir günlük gazete de çıkartan
Necip Fazıl Kısakürek, 17 Temmuz1959''da Büyük Doğu dergisinde yayımlanan bir
yazısında şöyle diyordu:
"Amerikan politikasını korumakla mükellefiz... Amerikan siyasetini tutmak
biricik yol... Amerika''dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz
olmalı. Yoksa bir Amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasında mütalaa
ettiği kadından ileri geçemeyiz. Dış siyasetimizde Amerikan siyaseti ve iç bünyemizde
Amerikanizm politikasını kendimize tecezzi etmez (birbirinden ayrılmaz) bir
siyaset vahidine (tekliğine) göre ayarlamakta büyük ve her işe hâkim bir mânâ
gizlidir."
Atatürkçü çizgiden sapıp Amerika''dan "nazlı bir sevgili muamelesi"
görmemize razı olmasaydı; Nurcular, Nakşibendiler ve tüm siyasal İslâmcılar,
Necip Fazıl Kısakürek''i bu kadar benimser ve öve öve göklere çıkarırlar mıydı
acaba?
İslâm üzerinde emperyalist oyunlar...
YENİ ÇAĞ