-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Gülay Göktürk
Gülay Göktürk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Aleviler ilelebet beklemez

13 Ocak 2008'deki "Samimiyet Meselesi" başlıklı yazımda şöyle yazmışım: "İktidarın giriştiği 'Alevi açılımı' Alevi kuruluşlarının çoğu tarafından güvensizlikle karşılandı.

Birçok dernek bu açılımı samimiyetsiz bulduğunu söyleyerek iftar davetine katılmadı. Bu 'samimiyet' meselesi üzerinde biraz durmak lazım. (...)

Siyasette samimiyet kıstası, son derece muğlak, neredeyse ölçülmesi imkansız, bu yüzden de pek de bir değeri olmayan bir kıstastır. Kimin samimiyetini nasıl ölçeceksiniz? Kafalarının, kalplerinin içini nasıl okuyacaksınız? (...)

Samimiyeti sınamanın tek yolu somut olgulara bakmaktır. Eğer şu anda Tayyip Erdoğan Hükümeti Alevi talepleri konusunda demokratik bir açılım yapacağını söylüyorsa, aksi ortaya çıkmadıkça buna inanmak durumundayız. İnanmak ve destek vererek bu açılımı güçlendirmek... Açılım yapacağım diyene, sen samimi değilsin diye sırt çevirmek ancak üzüm yemek değil bağcı dövmek isteyenlerin tutumu olabilir. Eğer samimi değilse, hiç korkmayın, zaten kısa sürede çıkacaktır ortaya; her zaman çıkmıştır. (...)

Eğer bu açılım iftara katılmak gibi jestlerin ötesine geçecekse, ilk adım cemevlerinin ibadethane kabul edilmesi için gereken yasal değişikliklerin yapılması olmalıdır. Aksi takdirde, jestlerle fazla bir yol alınamayacağını hep birlikte görürüz. Böyle lafta kalan açılımlar zaten mevcut olan güvensizliği daha da arttırmaktan başka bir sonuç vermez. Hükümetin karnesindeki samimiyet notu, açılım söylemi öncesinden de aşağılara düşer."

Ne yazık ki olan bu oldu. Ak Parti, kendi içindeki güçlü Sünni damarı aşamadı ve Alevi açılımı sadece lafta kaldı. Bu koşullarda Reha Çamuroğlu doğru olanı, yapması gerekeni yaptı. Bu partiye katılmasında baş etken olan Alevi duyarlılığını AK Parti'de temsil etme ve hükümetle Aleviler arasında köprü kurma misyonunu yerine getiremedikten sonra neden danışmanlıkta kalsın ki...

Aslında AK Parti hükümetinin, Alevilerin talepleri karşısında bütün diğer hükümetlerden daha duyarlı olması gerekirdi. Kendisi de aynı çileyi çekenlerin, inanç ve ibadet özgürlüklerinin kısıtlandığını söyleyen bu insanlarla başkalarına göre çok daha rahat empati kurabilmeliydiler. Medeniyetler buluşması için bunca çaba harcayan, bunun temelinin de her inanca saygı olduğunu sürekli tekrarlayan bir iktidarın, önce kendi topraklarında yaşayan farklı inanç sahiplerine saygı göstermesi beklenirdi.

Ama anlaşılan sünni refleksi, demokrasi refleksine ağır bastı. Tabii bahane de hazırdı. Şimdi başımızda bir Kürt sorunu varken, ya da Ak Parti bürokratik iktidar tarafından hedef tahtasına konmuşken, Aleviliği gündeme getirmenin sırası mıydı! Bunca yıl beklemişlerdi, biraz daha beklesinlerdi! Ama ne yazık ki sıra dinlemiyor böyle şeyler. Herkesin yarası kendi canını acıtıyor ve acılar arasında hiyerarşi yok...

Onların kırmayla dökmeyle işleri yok diye; hatta yüksek sesle bağırmıyorlar diye ilelebet bekleyeceklerini düşünürseniz yanılırsınız. Bu gidişle Alevi cemaati haklarını ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yoluyla alacak. Bir gün ellerinde kapı gibi bir kararla dikilecekler hükümetin karşısına ve zorunlu din dersinin kaldırılmasını da cemevlerinin ibadethane sayılmasını da sağlayacaklar. Bu arada kaybeden hükümet olacak. Bir kesimin temel haklarını ancak zorla; dış hukukun bastırmasıyla mecburen veren bir iktidar olarak, bunun utancını yaşayacak.

Rivayete göre Başbakan, Reha Çamuroğlu istifasını sunduğunda "Reha Bey, siz bu mektubu yazmamış, ben de kabul etmemiş olayım" demiş. Aleviler gaspedilen haklarını istememiş, hükümet de duymamış olsun gibi bir şey... Devekuşlarının ülke yönettiği nerde görülmüş?

bugün

Bu makale toplam 790 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1870, Satış 1.1970; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7640, Satış 1.7800
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi