-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Ömer Lütfü Mete
Ömer Lütfü Mete
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Birbirine çat uyu

Günlerdir bıktırıcı bir pişkinlik ve pişkinliği kınama şehveti içinde sürdürdüğümüz ‘tele-kulak’ tartışması, bir delinin kuyuya taş atıp kırk akıllıyı meşgul etmesini, hatta onlarla eğlenmesini andırıyor.

Böyle olunca da ister istemez, kimin daha akıllı sayılması gerektiği eğlenceli bir muamma halini alıyor:

Kuyuya taşı atan mı deli, çıkarmaya çalışanlar mı?

Kuyudaki taş, kişilerin rızası olmadan dinlenmeleridir.

Şimdilik mahkeme kararı ile dinlemeye pek itiraz eden yok… Sanki mahkemelerimiz çok sağlıklı işlemekte ve kılı kırk yararak karar verebilecek zamanı bulabilmektedirler!

Bu ülkede polisin herhangi bir kişiyi dinlemek için mahkemeden zor mu? Ancak, yargı çarkımızın işlememesi veya kötü işlemesi en temel sorunumuz olmakla birlikte yine de mahkeme izniyle dinlenmeye pek itiraz edilmemesi iyi bir şeydir.

Esasen akıllı insanların bugün böyle bir bahiste tartışabilecekleri asıl mesele, bütün dünyayı dinleyebilecek durumdaki güçler değil midir?

Biz kendi aramızda devletimizin hangi biriminin kimleri dinlediği tartışmasıyla boğazlaşırken meselâ ABD’nin dünyayı dinleyen ve izleyen kuruluşlarında çalışanlar herhalde içinde bulunduğumuz hale bakıp bizimle dalga geçiyorlardır:

‘Vah zavallıcıklar; sanki mahremleri varmış da bir yerlerini örtebiliyorlarmış gibi gizlilik ve özel hayatlarının delinip delinmediğini tartışıyorlar. Sanki herhangi birinin konuşması saklı kalabilirmiş de filanca yer onları dinlemiş diye rahatsızlık duyuyorlar!’

Hâsılı, asıl meselemiz insanlığın mahremsiz hale getirilmesi iken gülünç bir keskinlikle gündelik ayrıntılara kilitlenip ömür tüketiyoruz.

Mahremini en sıkı şekilde koruyan kurumumuz bile ‘çok gizli’ bir yazısının gazetelere düşmesini önleyemezken bu yaptığımız tartışma çok saçma görünüyor mu?

-Sen beni dinledin!

-Yok, sen telefonunu açık bıraktın, kendini dinlettin!

Dinlenmekten yakınan haklı ama eksiği var:

Dünyayı dinleyenden niye hiç yakınmaz? Küresel güçler tarafından avret mahallinin seyredilmesi hoşuna mı gider yoksa? Ayrıca dünyayı dinleyenin kulağını ve gözünü köreltebilmek için herhangi bir önerisi var mı? Bu iğrenç şeffaflığa çözüm için ne yapmak gerektiğine ilişkin beş saniyelik düşünce mesaisi sarf etmiş midir?

Dinleyen de kendince haklı olabilir ama sorgulanacak bin yanı var:

Maşallah, eloğlunun geliştirdiği teknoloji ile artık milletin telefonuna kulakçık takmadan neredeyse oturduğun yerden istediğin kişileri dinleyebiliyorsun. Peki ya o teknolojiyi üreten güç, senin dinlediklerinle beraber seni amansız bir şekilde dinleyip gözetirken ne yapıyorsun? Kendi suçlu veya suçsuz vatandaşını dinlemeyi marifet biliyorsun da, acaba ömründe kaç tane yabancı gizli servis unsurunu dinlemeye cüret edebildin? Gözaltına alıp sorgulamandan geçtim; ülkende cirit atan yabancı servis ajanlarını dinlemeye, hatta takip etmeye yüreğin var mı? Diyelim yüreğin var; tekniğin var mı? Dünya âlemi dinleyen sistem sahiplerince ülkene salınan diplomat, sivil toplumcu, gazeteci maskeli nifak tezgâhtarı istihbarat kenelerini caydırabiliyor musun?

Uyu uyu yat uyu…

Birbirine çat uyu…

bugün
Bu makale toplam 622 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi