-
  SON HABERLER
Nuray Mert
Nuray Mert
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
‘Babacan’ın şikâyeti’

Legendijk, son olarak, ‘Babacan’ı eleştirmek aptallık’ buyurmuş (Zaman, 31 Mayıs). Madem siyasal tartışmalar farklı görüşler değil, ‘aptallık’ gibi şahsi sıfatlar üzerinden gidiyor, ben de hemen belirteyim, ben de onun, aslında hakkında çok az şey bildiği bir ülke hakkında ikide bir üst perdeden ahkâm kesmeye kalkmasını çok aptalca ve üslubunu da siyasi nezaketten yoksun buluyorum.

Ayrıca hemen söyleyeyim, yurtdışında söylenen her şeyi, ‘Ülkemizi yabancılara jurnalliyorlar’ diye karalama yapılmasından hiç hoşlanmam. Ülkemize ilişkin görüşlerimizi dünyanın her yerinde açıklama, tartışmak asgari özgürlüklerimizden olmalı. Ancak, kimin neyi, nerede, hangi ortamda söylediğinin her zaman ‘siyasi’ bir anlamı vardır, öyle yorumlanmasına da katlanmamız gerekir. Dahası, Babacan söz konusu olduğunda konu sıradan bir düşünce özgürlüğü meselesi olamaz, zira söz konusu olan, Dışişleri Bakanı. Babacan’ın eleştirilmesi gereken yönü, öncelikle bulunduğu makamın anlamını kavrayamamış olması.

Aslında, Babacan’ın, ‘Türkiye’de Müslüman çoğunluğun da din ve vicdan özgürlüğü konusunda sorunları var’ ifadesi, kendisinin de belirttiği gibi, belli ki, dini azınlıklara ilişkin soru üzerine cevaben ve belli ki şikâyet amacıyla falan söylenmemiş. Babacan’ın söylediğini, ben yıllardır, yabancı gazetecilere, AB ülkelerinin politikacılarına, temsilcilerine, kısacası bizden görüş isteyen herkese söylüyorum.

Ancak, Babacan’ın durumu tabii ki farklı. Aslında, mesele sadece Babacan ile sınırlı değil, tüm iktidar partisinin, bu ülkeye ilişkin görüşleri ve bulundukları makam çerçevesinde ciddi bir durum değerlendirmesi yapmaları gerekiyor(du). ‘Bugün sünnet yarın deniz’ aklıyla, ‘Bugün AİHM’ye şikâyet dilekçesi, yarın Cumhurbaşkanı Köşkü, bugün AB’ye Hıristiyan kulübü ithamı, yarın AB uyum önderi hükümet, bugün kerhen laiklik, yarın laikliğe demokratik açılım liderliği’ tavrının kısa devre yapacağı, sorun çıkaracağı belliydi.

Siyasi pragmatizm, önemsiz konularda sorun yaratmaz, ancak pragmatizm adına topyekûn dünya görüşü değiştirmek her ülkede inandırıcılık, güvenirlik yani meşruiyet sorunu yaratır. Türkiye’de yaşanan budur.

Bir ülkede, o ülkeye ilişkin sorun ve eleştirileri demokratik çerçeve içinde ifade etmek ve onun ötesinde sorunları çözmeye çalışmanın yolu bu kadar kısa ve hızlı olursa, sistem kısa devre yapar, bunda şaşacak şey yok. Bunu söylemek, bu kısa devrenin açılımlarını haklı, doğru bulmak değildir, demokrasi adına tüm bunları görmezden gelmenin anlamı yok. Bu düpedüz ahmaklık. O kadar ahmaklık ki, devletin yapısını, resmi ideolojiyi demokrasi adına eleştiri konusu yapanların birçoğu, otoriter devlet fikri ile katiyyen sorunu olmayan sadece mevcut devlet yapısı ve ideolojisinden muhafazakâr açıdan rahatsız olan, kendi içinde sansürcü, otoriter zihniyetli, içe kapalı cemaat kurumları ve basını ile birlikte davranabiliyor.

Dahası, gelinen noktada, mesele artık iktidar, muhalefet, muhafazakârlık, demokratlık, şu icraat bu icraat değil, bu ülkede topyekûn bir güven buhranı var. Kendimizi kandırmayalım, böyle bir buhranın içinden demokratikleşme ile çıkmamız mümkün gözükmüyor, zira aslında demokratikleşmenin, hatta demokrasinin işlemesinin temel koşulu asgari bir güven ve uzlaşma zemininin yakalanması. Denklemi tersine çevirmek işleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor, en ufak, en önemsiz konular gerilim yaratıyor ve iktidar hâlâ bunları bir medya çevresinin çıkardığı fesatlar olarak değerlendirmekte ısrar ediyor. Bu keşmekeşe bir de AB yetkililerinin söyledikleri, bizimkilerin orada söyledikleri girince iş iyice içinden çıkılmaz hale geliyor. Bu tam bir kısırdöngü ve iktidarın da, muhalefetin de, her ikisi etrafında kümelenenlerin de durumun vahametini kavradığına dair hiçbir belirti olmaması son derece endişe verici.

radikal
Bu makale toplam 843 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.3430, Satış 1.3630; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.8350, Satış 1.8630
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi