-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Gülay Göktürk
Gülay Göktürk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
'Türkiye’yi kötülemek'

Dışişleri Bakanı Ali Babacan Avrupa Parlamentosu'nda katıldığı bir toplantıda dini özgürlüklerle ilgili bir soru üzerine "Türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor. Türkiye'de son dönemde laiklik eksenli bir tartışma yaşanıyor" demiş.

Vay sen misin bunu söyleyen! Kimi köşeciler hemen saldırıya geçti: Babacan derhal azledilmeliymiş. Bir bakan, Türkiye'yi yabancılara nasıl gammazlarmış! Şimdiye kadar Türkiye'yi yurt dışında kötüleyen Türkiye düşmanı yazarlar, çizerler, bölücüler çok olmuş ama ilk defa bir bakan ülke dışında kendi ülkesini kötülüyormuş! Sanki Babacan bir sır veriyor.

Sanki Türkiye'de laiklikle ilgili bir tartışma yaşandığını, "Müslüman çoğunluğun dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşadığını" dünyada bilmeyen var. Yıllardır türbanla ilgili tartışmaları Sağır Sultan duydu. Kapatma Davası'nın ne anlama geldiğini yabancılar bizim birçok köşe yazarımızdan daha iyi anlıyor. Neyi kimden saklıyorsunuz? Türkiye'nin kötü duruma düşmesini istemiyorsanız, Babacan'ın sözünü ettiği olguya karşı çıkacaksınız; bu olgunun ortaya konmasına değil...

Doğrusu ben Babacan'ın bu açık sözlü tutumunun bir ilk olup olmadığını bilemiyorum. Ama ilkse de iyi bir başlangıç... Çünkü bu, bizim sahip olduğumuz kötü bir gelenektir. Bu gelenekte aile içinde yaşananlar aile içinde kalmalıdır. Partiler içinde yaşananlar partinin içinde kalmalıdır. Sivil toplum örgütlerinde, tarikatlarda, cemaatlerde, meslek kurum ve kuruluşlarında yaşananlar orada kalmalıdır. Devlet içinde yaşananlar devlet içinde kalmalıdır. Ve tabii ki, ülke içinde yaşananlar da ülke içinde kalmalıdır!

Evde kocasından dayak yiyen kadının etrafa hiçbir şey belli etmemesi; kan kusup "kızılcık şerbeti içtim" demesi bu gelenek sayesinde yüceltilir. Politik partiler, sivil toplum kuruluşları, cemaatler, tarikatler içindeki binbir türlü yanlış eğilim ve pislik, aynı gelenek yüzünden; "düşmanlara koz vermeme" gerekçesiyle gizlenir. Bu sırları açık eden üye hain ilan edilir. O yüzden de partiler, dernekler, kuruluşlar bir türlü temizlenemez, demokratik denetim mekanizmaları kuramazlar. Bu gelenek aynı zamanda devlet geleneğidir. Devlet halktan gizli yürüttüğü bütün işlerinde bu geleneğe yaslanır.

Devletin gizli labiretlerinde dönen kirli işler, dosya savaşları, tehditler, şantajlar, hep halktan gizli yürütülür. Bunlara devlet sırrı denir. "Devlet terbiyesi" almış tecrübeli devlet adamları, devletin içinde dönen bu dolapların açık edilmesini devletin teamüllerine aykırı olduğunu söyler, açık edeni affetmezler.

Aynı gelenek, ülke yönetimiyle ilgili eleştirilerin -ya da özeleştirilerin- yurt dışında dile getirilmesini de en büyük ihanet olarak görür. Sanki dünyanın içi-dışı kalmış gibi; bir fikri içerde ya da dışarda söylemenin bir farkı varmış gibi; bütün fikirlerin milli sınırları hiç takmadan bütün dünyada özgürce cirit attığı, yine bütün ideolojik ve siyasi mücadelelerin milli sınırları aşarak evrensel planda saflaşmalara ve ittifaklara yol açtığı bilinmezmiş gibi, "ülkeyi gammazlamak"tan söz ederler.

"Kol kırılır yen içinde kalır" sözü değişmez düsturlarıdır. Düşünmezler ki, bu kötü gelenek yüzünden yüzyıllardır kim bilir nice kol kırılmış ve yen içinde kalmaktan dolayı kangrenden olmuştur. Ve bir gün, yen içinden yükselen kötü kokular artık gizlenemez hale geldiğinde çürümüş kolu herkes görür ama artık yapacak bir şey de kalmamıştır. O yüzden ben diyorum ki, Babacan'ın yaptığı iyi bir şeydir.

Keşke şimdiye kadar başka bakanlar, başbakanlar, milletvekilleri de uluslararası platformlarda Türkiye'yi doğruları ve yanlışları ile birlikte şeffaf biçimde ortaya koyabilselerdi, yanlışları körü körüne savunmak yerine açık yürekli özeleştiriler yapabilselerdi... Zaaflarımızı böyle kedi pisliğini saklar gibi saklamaya çalışmak yerine rahatça ortaya koyabilseydik, şu anda uluslararası ilişkilerimizde kronikleşmiş bulunan birçok sorundan çoktan kurtulmuş olurduk.

bugün
Bu makale toplam 675 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.2250, Satış 1.2370; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7460, Satış 1.7640
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi