- |
|
Çok Okunanlar
|
|
||||||||||
![]() Ruşen Çakır
MHP, AKP’yi bu sefer kurtaracağa benzemiyor
Son birkaç gündür Zaman Gazetesi’nde peş peşe MHP üzerine köşe yazıları çıkıyor. Öncelikle, MHP’ye bu kez AKP’nin kapatılmamasını engelleme misyonu biçen bu yazılardan bazı alıntılar yapmak istiyorum: İhsan Dağı, 1 Nisan: AK Parti’nin kapatılması konusunda ’fırsatçı’bir politika MHP’yi DYP ve ANAP gibi yok etmez belki ama siyasal bir alternatif konumuna taşımayacağı kesin. AK Parti’ye ancak demokrasiden yana tavır alarak alternatif olabilir MHP, eğer böyle bir kaygıları varsa. Mehmet Kamış, 2 Nisan: Türkiye’deki Baasçı çeteyi bertaraf etmede yine en önemli görevlerden biri MHP’ye düşüyor. Hüseyin Gülerce, 3 Nisan: Yapılacak tek şey var. MHP ile anlaşarak parti kapatmanın zorlaştırılacağı ve yeni demokratik reformların da yer alacağı bir anayasa değişikliği paketinin Meclis’e getirilmesi ve bunun referanduma sunulmasıdır. Mustafa Ünal, 4 Nisan: MHP’nin tavrından dolayı AK Parti içinde ’yarı yolda bırakılmış’hissine kapılanlar var. ’Biz beraber yola çıkmıştık. Başörtüsü düzenlemesini beraber yaptık. Kapatma davası bunun için açıldı. MHP’yi ise yanımızda göremiyoruz’diye konuşanlara rastladım. Star’da Şamil Tayyar, Radikal’de Hasan Celal Güzel’in, kendilerinin ülkücü hareketle ilişkilerini uzun uzun anlattıktan sonra, MHP’yi AKP’ye omuz vermeye davet ettiklerini, aksi takdirde 367 sürecindeki ANAP ve D(Y)P’ye benzeyecekleri ve ilk seçimde Meclis dışı kalacakları uyarısında bulunduklarını da ekleyelim. Bütün bu yazıların temelinde şu önermelerin yattığını düşünebiliriz: 1) AKP kesinlikle kapatılmamalı; 2) Bu Anayasa, Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ve bu iddianameyle AKP mutlaka kapatılır; 3) AKP tek başına Anayasa’yı değiştiremez; 4) CHP ile bu iş asla olmaz; 5) Geriye sadece MHP seçeneği kalıyor. Zaten MHP Cumhurbaşkanlığı ve başörtüsünde AKP ile birlikte hareket etmişti. 6) MHP, AKP’yi yalnız bırakmayı tabanına açıklayamaz. MHP’nin kaygıları Görünüşte bu önermeler doğru gibi gözüküyor ancak MHP’nin bu sefer aktif olarak AKP’nin yanında yer almayacağını düşünüyorum. Çünkü: 1) MHP’liler türban konusunda, YÖK Yasası’nın ek 17. maddesini gündeme getirmeyen AKP’nin ihanetine uğradıklarını düşünüyor ve iktidar partisine güvenemiyorlar. 2) Getirdikleri “partiler değil siyasetçiler cezalandırılsın” önerisinin AKP’nin hiç hoşuna gitmemesi de MHP’lileri fazla rahatsız etti. 3) Türban düzenlemesi AKP-MHP ittifakının “toplumsal mutabakat” için yetmediğini kanıtladı. CHP’nin hemen Anayasa Mahkemesi’ne gitmesi üzerine her şey tıkandı. MHP’liler bu sefer de AKP ile Anayasa’yı değiştirseler bile CHP engeline takılacaklarının farkındalar. 4) AKP yönetiminin resmen hiçbir strateji açıklamaması, buna karşılık AKP yandaşlarının ortalıkta bir dizi seçeneği dillendirmeleri ve bunların bazılarının içine kendilerini de yerleştirmeleri MHP’lilerin hoşuna gitmiyor; 5) Bazı AKP yanlılarının ” destek olmazsanız ANAP ve D(Y)P gibi olursunuz şeklindeki gözdağları MHP’lileri öfkelendiriyor. MHP’yi AKP’nin yanına katmak için kulis yapan, kalem oynatanların iktidar partisinden gelen bir işaretle hareket etmiyor, sadece durumdan vazife çıkartıyorlar. İçlerinden bazılarının AKP’nin CHP ile uzlaşmaya gitmesinin zorluğunu abarttıklarını, zira Baykal’ın Erdoğan’dan, doğrudan kendilerinin aleyhine olabilecek bazı tavizler talep etmesinden ürktüklerini de pekala söyleyebiliriz. Baskılara rağmen Eğer AKP merkezi Anayasa’yı ne yapıp edip değiştirme kararı alır ve bunun için ilk seçenek olarak MHP’yi gözüne kestirirse bu tür rica, dayatma, gözdağı karışımı yayınlar ciddi olarak artacaktır. MHP’liler, üzerlerine ne kadar gelinirse gelinsin gelişmeleri belli bir mesafeden izleyecek, AKP’yi CHP ile baş başa bırakmayı tercih edeceklerdir. Kazara AKP CHP ile bir uzlaşmaya giderse MHP’nin bunu baltalamaya çalışması da beklenmemeli. Çünkü MHP yönetimi AKP’nin kapatılmasını arzulamıyor. Bahçeli ısrarla böyle bir gelişmenin çok olumsuz sonuçları olacağını, bir deprem etkisi yaratacağını söylüyor. Bu sözlerinde samimi olduğuna inanmamız içinse pek çok neden var. vatanBu makale toplam 1062 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||