Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
17 Mayıs 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : ABD Doları (USD) 1.8160, Satış 1.8260 - Avro (EUR) 2.3100, Satış 2.3250
Deniz Gökçe
Deniz Gökçe
Para kurulu nereden çıktı?
Deniz Gökçe
ABD’nin John’s Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi Stephen Hanke İstanbul’da yabancı sermaye toplantısına katıldı.

Para kurulu nereden çıktı? ABD’nin John’s Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi Stephen Hanke İstanbul’da yabancı sermaye toplantısına katıldı ve Türkiye’de cari denge açığının yüksekliğinden hareket ederek, ülkeye para kurulu (currency board) denen ve sabit kur içeren, günlük para politikasını ortadan kaldıran sisteme geçmesi yönünde tavsiyelerde bulundu. O toplantıda bulunan Egemen Bağış da Hanke’nin “karizmatik” tesbitlerine Financial Times gazetesinin okuyucu mektubu sütunlarında karşı çıkınca bir polemik başlamış. Aynı gazeteye 18 Kasım günü “Son Mektup” yazan S. Hanke ise konuşmasında ödemeler dengesi krizi beklemediğini ifade etmiş.

Bizce ilginç olan Hanke’nin ülkemiz için para kurulu tavsiye etmesi, kriz bekleyip beklemediği değil. Hanke geçmişte Endonezya’da, Malezya’da, Kore’de ve daha birçok yerde “para kurulu” önerisinde bulunmuştu. Para kurulu ne tür ekonomilere tavsiye edilir? Ekonomi literatüründe ekonomik sorunlar yaşayan ülkelere para kurulu üç ortamda tavsiye ediliyor.

Birincisi, küçük veya dış ticarete çok açık ekonomilere tavsiye edilir deniyor. Bunlara örnek, mesela Estonya veya Bulgaristan gibi ülkeler. Her ikisinde de para kurulu oldukça başarılı oldu. Bulgaristan 1997 yılı başından bu yana bu sistemle ayaklandı.

İkincisi para kurulu ekonomi politikasına başka şekilde güven sağlamak mümkün olmayan ortamlarda “deli gömleği” olarak tavsiye ediliyor. Buna örnek Arjantin’de on yıl başarı ile uygulandığı durum. Yirmi yılık popülizmin yıktığı Arjantin 1991 yılından başlayarak, para kurulu ile on yıl başarılı yaşadı, ama sonra para kurulundan çıkışı organize edemedi ve yeniden siyaset ve popülizme kurban oldu gitti. Tabii Çin tehdidi altındaki Hong Kong da para kurulu ile ayakta duruyor.

Üçüncü olarak ise para kurulu, bir ülke döviz kurunu enflasyonu düşürme çıpası olarak kullanmak istediği zaman tavsiye ediliyor. Bu üçüncü tür ortam 1999 yılının Türkiye’sinde vardı. Seçim, deprem, ekonomik çöküş, artan enflasyon, dev bütçe açığı ve güvensiz ortam acı reçete gerektiriyordu. Bu nedenle Türkiye 2000 yılında “gasi currency board” denen “yarım porsiyon para kurulu ve döviz çıpası” uygulamasına geçmişti. Ama ekonominin altındaki esas sorunları göz önüne almadığı ve koalisyon ortamında siyasete tutarlı karar alamadığımız için göçtük.

Peki Türkiye’nin bugünkü ortamında para kurulu gerekiyor mu? Ülke dışa inanılmaz boyutta açık, ama ekonomimiz küçük bir ekonomi değil. Türkiye 1999 yılında ekonomi politikasının GSYİH oranı olarak yüzde 20 açıkla sıfır güven taşıdığı bir ortamda idi, bugün ise tam beş yıldır (iki yılı Derviş ve üç yılı AKP yönetiminde geçen) çok başarılı ekonomi ve maliye politikası uygulaması var. Bu nedenle güven odukça yüksek! Özelleştirme ve yabancı sermaye girişi de nihayet başladı. Bütçe açığında performansımız Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz ve Yunanistan’dan iyi durumda. Borç sürdürülebilirliği artık sorgulanmıyor. Dolayısı ile güven sorunu büyük çapta yok! Sadece faiz yüksek eleştirisi var!

Sorun ne? Cari denge açığı var. Çünkü para aşırı değerli. Aslında kur dalgalanmaya bırakılmış. Ama dalgalanmıyor, oldukça sabit kalıyor. Bu da ihracatı kısmen frenliyor ve kur sorununu aşmak için daha ucuz girdi ve ara malı ithalatını artırıyor.

Peki cari açık nereden kaynaklanıyor? İthalat artış nedeni iyi analiz edilmeli. İthalat, birincisi, kısmen kontrol dışı, yükselen petrol fiyatları nedeni ile büyüyor. İkincisi, ülkede iki yıldır, yılda yirmi milyar dolara yakın makine ve teçhizat ithalatı var, çünkü özellikle özel sektörde müthiş bir yatırım hamlesi başladı. Bu da yatırım malları ithalatı kanalı ile toplam ithalatın büyümesini körüklüyor.

Üstelik ülke içinde dedolarizasyon yani dövizden TL varlıklara dönülmesi ve ülkeye giren portföy yatırımları, yabancı sermaye yatırımları ve şirketlerin dışarıdan döviz borçlanması gibi aslında yapısal olgular döviz arzını iyice azdırıyor. Döviz borcu geri ödemesi ve dış ticaret açığının yarattığı döviz talebi ise yeterli boyutta olmadığı için kur yerinde sayıyor. Yani aşağı yukarı üç yıldır Türkiye’de de facto sabit kur sistemi var gibi.

Bu durumda, Sayın Profesör Hanke, Türkiye’nin para kurulu denen sabit kur sistemine neden ihtiyacı var ki? Diyebilirsiniz ki, para kurulu ortamında sisteme gelen döviz sonucu (dedolarizasyon, portföy ve dış kredi nedeni ile) döviz karşılığı TL yaratılırdı ve artan TL likidite de faizi aşağı düşürürdü, (ama kur sabitlendiği için de kur yukarı oynamazdı)! Ama sonra ne olurdu? Düşen faiz, kredi, büyüme ve bunlara bağlı olarak ithalat artışını körüklerdi! Bu da işi tersine çevirip, bir süre sonra, TL getirip, döviz alanların arttığı bir ortam yaratırdı. Bu da para arzını kısarak, faizi yeniden yükselterek, yeniden otomatik fren getirirdi. Ama para kurulunun sabit kuru nedeni ile kur aşırı değerliliği değişmezdi! O zaman neden para kuruluna geçmeliyiz ki? Cari açık ve kur problemimizi çözmezse neden? Yoksa baştan, para kurulu öncesi, piyasa dışından bir idari devalüasyon mu tavsiye ediliyor? Bu enflasyona ne etki ederdi?

Yarın, para kurulsuz alternatif arayacağız!

Bu makale 136 kez okundu.

YAZARIN SON YAZILARI
» Uyuyan dev: Orta Asya
» Avrupa 'Kararsız Kasım'
» Fırat-Dicle suyu kimleri ilgilendiriyor?
» Fransa şampiyondan daha iyiydi
» İtalyanlar hak etti
» Dolara ne olur?
» Vlademir savaşı başlattı..
» Çin’den korkulmalı mı?
» Orta sahasız futbol yok
» Para kurulu nereden çıktı?
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
"Yargıya artık Kemalistler giremez"
Doç. Dr. Osman Can: 'Önceden Yargıtay'da Danıştay'da hep Kemalistler çoğunlukta olduğu için sadece Kemalistler geliyordu; şimdi işler tersine döndü"
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı