-
Haber10 Arama
  SON HABERLER
Milay Köktürk
Milay Köktürk
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Çekilme tartışmaları ve ABD’nin “strateji” zaferi

Ordumuz Kuzey Irak’a takdire değer bir harekat düzenledi ve bundan onur duyduk. Yapılış şekli, şartları ve içerdiği mesajlar itibariyle, zamanlaması bakımından hiçbir şekilde eleştirilemez. Aslında buna, askeri harekat değil de diplomatik harekat demek daha doğru. Zira Bağdat’a giden Türk heyeti ve Talabani’nin davet edilmesi vakıasını ve zamanını çekilme zamanı ile birlikte düşündüğümüzde, devletin üst kademelerindeki uyumun eksiksiz olduğunu da anlıyoruz.

Tablo bu kadar güzelken, ne oldu da içerde kıyamet koptu?

Tanık olduğumuz üzere, yazar çizerlerden siyasi şahsiyet ve kurumlara kadar, hemen herkes yoğun bir eleştiri seferberliğinde! Olup bitene, tarafların söz ve fiillerinin zamanlaması açısından bakınca, “ABD çık dedi, Türkiye çıktı” şeklinde bir görüntü beliriyor. Böyle bir durum varsa, bu, sayın Türker Çelik’in “İkinci 4 Temmuz” yazısında belirttiği gibi, tam bir travma olur.

***

“Bush emretti, Kuzey ırak’tan çıktık” denilebilir mi? Hayır! Bu ülkenin ordusu ABD’den asla böyle bir emir almaz. Türk Ordusu Türk Milleti’nin onurunu zedeleyecek bir eylem veya hareket sergilemez.

O halde geriye tek seçenek kalıyor: ABD, ordumuzun çekilmeye başladığını gördü, çünkü uzaydan dünyayı seyrediyor; kamuoyuna henüz açıklanmadan önce Bush erken davranıp bilinen beyanatını verdi. “Çekiliyoruz” açıklaması da doğal olarak Bush’un beyanatından sonra yapıldı…. Bizim tahminimiz bu şekilde.

Tabii bu konuşmayı Bush’un kendi iradesiyle, olup biteni gözleyerek yapması söz konusu olamaz. ABD’nin strateji uzmanları bunu planlayıp yönlendirmiş olmalı. O zaman soruyu şöyle soralım: Niye Bush’a böyle bir konuşma yaptırıldı?

Cevabı da basit…. Doğuracağı sonuçlar için. Türk insanı, sıradan vatandaşından üst düzey siyasetçisine kadar, özellikle askeri harekat ve ordunun bağımsızlığı konusunda tartışılmaz bir duyarlılığa sahiptir. Öyle de olması gerekir. Ordu bağımsızlığın garantörü, teminatıdır. Ordusu bağımsız olmayan bir devletin bağımsızlığı söz konusu olamaz. İşte bunu bilen ABD stratejistleri süreci böyle planlamış olmalıdır.

***

Olup biteni adlandırmak gerekirse, bu, ABD açısından tam bir stratesi oyunu ve zaferidir. Tek kurşun atmadan, tek bir cümleyle bir ülkenin siyasal dengelerini altüst etmek…. Türkiye’de herkes bu tuzağa düştü! Olacak olanı göremedi. Şimdi ise hiç tanık olmadığımız tartışmalarla savruluyoruz. İş bu raddeye geldikten, asker-muhalefet-iktidar; herkes karşı karşıya geldikten, o talihsiz sözler edildikten, meydan kavgasına hazırlık gibi restler çekildikten, her türlü tartışmanın dışında kalması gereken ordu bu tartışmaların ortasına çekildikten sonra, yani bu saatten sonra kimin haklı kimin haksız olduğunun önemi kalmadı…. Kendi ayağına kurşun sıkmak işte böyle bir şey.

“Stratejist” diye ortalıkta gezen o pek bilgili uzmanlarımız, ekran ekran gezen o bilgiç şahsiyetler bu olay üzerine çok düşünmelidir. Strateji eğer doğru zamanda doğru adımı atmayı planlamaksa, olabilecek olanları da hesaba katarak yeni hareket projeleri geliştirmekse, bu alandaki uzmanların hepsi sınıfta kalmıştır. Muhalefet bu tuzağa düşmekle sınıfta kalmıştır. Olayın basın-yayın, yani kamuoyu boyutunu idare edenler sınıfta kalmıştır. Devleti yönetenler, siyasal iktidar ve bürokrasi sınıfta kalmıştır.

Bu olay, her türden devlet eylemlerinin arkasında büyük beyinlerin, büyük ve kılı kırk yarıcı düşüncelerin olması gerektiğini anlatmaktadır.

milaykokturk@gmail.com

Bu makale toplam 1451 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.1840, Satış 1.1940; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 1.7770, Satış 1.7930
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi