- |
|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
![]() M. Ali Kışlalı
Demirel olacağı biliyor
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i Çankaya'ya çıktığı güne kadar, genelde eleştirmişimdir. Eleştirilerimin temelinde yer alan konulardan bir bölümü, şimdi kimi meslektaşım tarafından kendisine oldukça ağır üslupla hatırlatılıyor. Doğrudan ya da dolaylı yollardan, defalarca başbakanlık yaptığı dönemlerde Cumhuriyet'in laik temeline pek uygun düşmeyecek hatalar yaptığı bir kere daha gündeme geliyor. Demirel'in bu hatırlatmaların hedefi haline gelmesinin güncel sebebi ise, AKP-MHP işbirliğiyle, 'Türbana üniversitede özgürlük getiriyoruz' sloganının ülkeyi büyük bir gerginliğin içine sokmalarını vurgulaması. Anayasal rejimin laik ve demokratik temelinin tehdit altında bulunduğunu belirtip, bundan dolayı büyük kaygı taşıdığını ifade etmesi. Ama bir yandan da 'Anayasal rejimin temellerini kimse değiştiremez' deyip topluma cesaret vermesi. Demirel'in geçmiş başbakanlıkları sırasında, şimdi kaygı duyduğu konularda yaptığı uygulamalardan dolayı onu haklı olarak eleştirenlerin, bir önemli noktada hakkını teslim etmeleri gerekiyor. Çankaya'da geçirdiği yedi yıldaki kazanımlarının ve bunlara dayanarak yaptığı uygulamaların ülkeyi önemli badirelerden kurtardığını da teslim etmeleri gerekiyor. Erbakan'ın başbakanlığı sırasında atmak istediği şimdi hatırlanması gereken adımların zamanın Genelkurmay başkanına 'Kışlalarımızın kapısından döndük' sözünü söyletenin Demirel'in basireti olduğu unutulmamalı. Demirel, Çankaya'daki görevi sırasında, geride kalan dönemde gerçekleştiremediği, ülkeyi en tepeden değerlendirme ve anayasal rejimin korunmasında yaşamsal olan kurumları doğru tanımayı başarmıştır. Bu başarının en önemli bölümü Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgilidir. Çankaya'daki görevi sırasında TSK ile oluşturduğu yakın ilişki, kendisine bu diğer sivil anayasal kurum ve kuruluşlara benzemeyen bünyeyi tanımasını sağlamıştır. Bu kazanım ülkeyi, sonu nasıl noktalanacağı belli olmayan ciddi bunalımlardan kurtaracak adımları atmasında yardımcı olmuştur. Çankaya yılları Demirel'e sadece askerler arasında itibar kazandırmamış, daha sonra orada edindiği birikimi, bir gerçek 'akil adam' olarak kamuoyunun dikkatine sunmasını da sağlamıştır. Demirel artık geride bıraktığı yarım asırlık devlet hizmetlerinden kalan günah ve sevaplarıyla söyleyeceklerinin dinlenmesi gereken, kendisi için gerçekten bir şey istemeyen bir fanidir. Demirel, AKP-MHP koalisyonunun acemice yarattığı bunalımı kaygıyla değerlendiriyor. Olayların başıboş kalması halinde nerelere ulaşıp hangi neticeleri kaçınılmaz kılabileceğini biliyor. Ama kimseyi tedirgin etmemek, sorunu daha çözümlenmesi zor hale sokmamak için bu konudaki görüşünü açıklamıyor. Daha ziyade basit cümlelerle bunalımdan çıkışın apaçık ortada olan çözüm yolları hakkında işaretler veriyor. Kimi meslektaş bu durum karşısında, yukarıda işaret ettiğim gibi, Demirel'i geçmişinden dolayı eleştiriyor. Kimileri de, biraz zahmet edip, kendisine başvurarak sözlerinin ardında yatanlar hakkında biraz daha bilgi almaya çalışıyor. Demirel merkezli son değerlendirmeler özetlenirse, 9'uncu Cumhurbaşkanı'nın öncelikle, nerede noktalanacağı hakkında çeşitli kaygılar beslenen son bunalım dönemine çare olarak Yüksek Yargı'yı gösterdiği, bununla birlikte durumun vahametini gerektiği gibi vurgulamaktan da kaçındığı anlaşılıyor. Ancak, bunca yıllık deneyimlerinden edindiği güven içinde genel durumu değerlendirdiğinde 'Anayasal rejimin temellerini kimse değiştiremez' diyebiliyor. Demirel galiba ülkede neler olacağını biliyor. radikalBu makale toplam 1269 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||