Haber10 Arama
  SON HABERLER
Şahin Alpay
Şahin Alpay
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
"Ama hangi Atatürk"?

İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi, 28 Ocak'ta, Prof. Dr. Atilla Yayla'yı "Atatürk'ün hatırasına hakaret" ettiği gerekçesiyle 15 ay hapse mahkum etti.

Mahkeme, Yayla'nın 18 Kasım 2006'da yapılan bir toplantıda, "İleride artık bizlere 'Neden her yerde bu adamın (Atatürk) heykelleri, fotoğrafları var?' diye soracaklar. Üstünü örtemezsiniz. Bu mutlaka tartışılacaktır..." diyerek, 5816 sayılı yasayı ihlal ettiği sonucuna vardı. Söz konusu 1951 tarihli yasa, "Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" diyor. Avukatları, kararı temyiz edeceklerini açıkladılar. Yargıtay kararı onaylarsa, davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceği muhakkak.

Atilla Yayla davasının gündeme getirdiği sorular var: Nasıl oluyor da Yayla'nın sözleri "hakaret ve sövme" olarak yorumlanabiliyor? Nasıl oluyor da Yayla, aynı konuşmada, "Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder" dediği için kimilerince "hain" ilan edilip bir nefret kampanyasının hedefi haline getirilebiliyor? Nasıl olup da, 1950'de çok - partili düzene geçen, yani görece eski bir demokrasi olan Türkiye'de, 21. yüzyılın 8. yılında hâlâ hainlikle suçlanmayı, hapsedilmeyi göze almaksızın Atatürk ve izlediği politikalar üzerine özgürce değerlendirme yapılamıyor? Ve nasıl oluyor da Türkiye'ye "çağdaş uygarlığı yakalama" hedefini koyan bir lider, uygarlıkla hiç bağdaşmayan tutum ve yorumlara alet edilebiliyor?

Cevaben şunlar söylenebilir: Mustafa Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sonunda Anadolu ve Rumeli Müslümanlarını yabancı istilasına karşı birleştirmeyi başararak, Osmanlı İmparatorluğu'nun külleri üzerinde bir Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna önderlik eden; Tanzimat'la başlayan laikleşme ve Batılılaşma reformlarını derinleştirerek sürdüren siyasi ve askeri bir deha. Türkiye'yi çağının anlayışına göre modernleştirmek amacıyla, değişen koşullara göre farklı politikalar uygulayan, ideolojik değil pragmatik bir lider.

Atatürk'ün pragmatizmini belki şimdiye kadar en yetkin bir şekilde açıklayan, yeni yayımlanan "Ama Hangi Atatürk" (Doğan Kitap) başlıklı kitabında, bir değil "dört ayrı Atatürk"ten söz edilebildiğini gösteren Taha Akyol oldu: (Doğan Avcıoğlu'nun kurgusundaki) "Milli Mücadele döneminde sol terimler kullanan Mustafa Kemal Paşa", (Necmettin Erbakan'ın kurgusundaki) "Milli Mücadele'de yoğun bir şekilde İslami terimleri vurgulayan, Kuran'dan ayetler okuyan, dualar eden ve Batı ile savaşan Mustafa Kemal Paşa" ve (Attila İlhan'ın kurgusundaki) bir yanda "Kemalist, Türkçü, antiemperyalist ve solcu", öte yanda "Atatürkçü, yani Batıcı, komprador / kapitalist, liberal... kestirmeden Tanzimatçı" Atatürk (s. 548 - 549).

Kuşku yok ki ölümünden 70 yıl sonra bugün Atatürk, halkın ezici çoğunluğu tarafından Milli Kurtuluş Savaşı'nın lideri ve modern Türkiye'nin kurucusu olarak büyük saygı ve sevgiyle anılan, anısı kanunlarla korunmaya hiç de muhtaç olmayan tarihi bir lider. Ne var ki, asker - sivil bürokrasi arasında yaygın bir anlayış, Atatürk'ü (totaliter diktatörlere benzer bir şekilde) "Yüce Önder" ya da "Ulu Önder" sıfatıyla anıldığı bir kişiye tapmanın konusu haline getirdiği gibi, Kemalizm ya da resmi adıyla "Atatürkçü Düşünce Sistemi" denilen otoriter bir ideoloji üretti.

"Atatürkçü Düşünce Sistemi", esas olarak, tek parti döneminde izlenen kimlik (Türkleştirme) ve laiklik (devletin dini denetlemesi ve dinsel özgürlüklerin kısıtlanması) politikalarına sadakatle bağlılık anlamına geliyor. Liberal demokrasiyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bu "Sistem", en gelişkin ifadesini 12 Eylül askeri yönetimi tarafından kabul edilen anayasa ve yasalarda buldu. Bugün Türkiye'deki anayasa tartışması da, kimilerinin iddia ettikleri gibi "laik bir rejimden İslamcı bir rejime geçiş"le değil, otoriter bir Kemalizm yorumu yerine liberal demokratik ilkelere dayalı bir anayasal düzene geçişle ilgili.

ZAMAN
Bu makale toplam 770 defa okunmuştur.

 

ABD Doları (USD) Alış 1.5800, Satış 1.6000; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.0000, Satış 2.0300
Copyright © 2004 - 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: 0212 621 19 29 | Faks : 0212 532 08 59 | haber10@gmail.com | Tasarım ve Kodlama: Haber10 Teknik Ekibi