 Vural Savaş
Dünyanın en büyük terörist yuvası: Avrupa
Vural Savaş
14 Kasım 2005 Pazartesi 14:40
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün''ün, "Dünyanın En Büyük Terörist Yuvası: Avrupa" başlıklı konuşmasından yaptığım alıntılar, geniş yankı uyandırdı.
|
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün''ün, "Dünyanın En Büyük Terörist
Yuvası: Avrupa" başlıklı konuşmasından yaptığım alıntılar, geniş yankı
uyandırdı. Esin Bingöl adlı okuyucum, "ABD ve AB'' nin gerçek yüzünü açığa
çıkaracak bilgileri halkımızla paylaşmak, Cumhuriyetimizi koruma ve kollama
görevi haline gelmiştir, diyorsunuz. Son derece haklısınız... Gençlerimizin
bilinçlenmesinde bu çeşit yazılar, birinci derecede önem taşıyor. Kaleminize
sağlık, devam edin" diyor. Sevgili Esin Bingöl, merak etme, elbette devam
edeceğiz.
BBC World''ün Türkçe yayınlar sorumlusu olarak 40 yıl görev yapan Andrew Mango''nun,
"Turkey and The War On Terror" adlı eseri, Orhan Azizoğlu tarafından
"Türkiye''nin Terörle Savaşı" başlığıyla Türkçe''ye çevrilerek, ‘Doğan
Kitap'' yayınevince, Eylül/2005''te yayınlandı. Bu çok önemli eserden, sahife
numaralarını da vererek yapacağım birkaç alıntı dahi, "Dünyanın en büyük
terörist yuvası"nın Avrupa olduğunu kanıtlamaya yetecektir sanıyorum:
"Ayrılıkçı teröre karşı verilen savaş Türkiye''de insanların hayati kaynaklarının
tüketilmesi bakımından çok ağır sonuçlar vermiştir. 19 Temmuz 1987''de olağanüstü
halin ilanından 2002 Mayıs''ının sonuna kadar Türk güvenlik kuvvetleri (asker,
polis ve köy korucuları dahil) toplam 5 bin 500 şehit, 11 bin 500 yaralı vermiştir.
Bu rakamların içinde 250 subay, 230 astsubay ile 3 bin 500 er ve erbaş vardır.
Sadece PKK''yla olan mücadelesi için Silahlı Kuvvetler''in ihtiyaçlarına 15
milyar dolar sarf edilmiştir.
Sivil kayıplar da çok ağır olmuştur. 5 bin 335 sivil ölmüş, 10 bin 714 kişi
yaralanmıştır. Ama teröristlerin kaybı daha çoktu. 23 bin 500 kişi öldürülmüş,
600''den fazlası yaralanmış, 3 bin 500 kişi yakalanmış, 2 bin 500 kişi de Silahlı
Kuvvetler''e sığınmıştır. Bütün bu rakamlar olağanüstü bölgede, olağanüstü hal
süresince yer almış olaylara aittir. Ülke çapındaki rakam bunun üstünde çıkacaktır.
Hele bölge dışında vaki olaylarda ölen ve yaralananlar da hesap edilecek olursa,
saf dışı bırakılan teröristlerin sayısının 30 bin kişi olduğu da düşünülürse,
Türk Silahlı Kuvvetleri''nin karşı karşıya kaldığı sorunun büyüklüğü daha kolay
anlaşılır. (s. 67)
... Köylere saldırılar 1987''de başladı. 1987 haziranında bütün ülke, teröristlerin
5''i çocuk, 6''sı kadın olmak üzere Pınarcık''ta 29 kişi öldürdükleri haberiyle
şaşkına döndü. Pınarcık, köylüler korucu olarak kaydoldukları için hedef seçilmişti.
Saldırıda 4 korucu öldürüldü. Terör dalgası gittikçe azıtıyordu. Resmi kayıtlara
göre 1987-1991 arasında PKK 33 köye saldırarak, 16''sı çocuk, 8''i kadın, 36
köylüyü öldürdü. (s. 57)
...1991-1993 arası PKK terörizminin en kanlı yıllarıydı. Bu tarihten sonra,
azılı adamlarının çoğunu kaybetmiş, eski gücünü yitirmeye başlamıştı. 22 Ekim
1993''te PKK, Lice kasabasında Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral
Bahtiyar Aydın''ı şehit etti.
... Sivil halk da ister istemez çatışmalardan nasibini alıyordu. PKK zaman zaman
saldırılarını bütün ülkeye yaymak istiyordu. 12 Şubat 1994''te Tuzla tren istasyonuna
yerleştirilen bir bomba beş yedek subay adayı öğrencinin ölümüne sebep oldu.
Bütün bu münferit tedhiş olaylarına rağmen PKK, Türkiye''nin büyük metropollerinde
yaşayan Kürt göçmenler arasında pek destek sağlayamayacağı gerçeğini öğrendi.
Türk toplumuyla kaynaşmış halk arasında Kürt milliyetçiliği rağbet görmemiş,
DEP''in yerini alan ve etnik kökleri ön plana çıkaran HADEP adındaki siyasi
parti de kendinden önceki gibi tutmamış, 1995 ve 1999 seçimlerinde ancak oyların
yüzde 4''ünü alabilmişti. (s. 62).
... Mukayese için veriyoruz: 1968-2002 arasındaki otuzdört yıl zarfında ayrılıkçı
ETA 800 kişiyi, IRA Temmuz 1972''de "Kanlı Cuma" gününden bu yana
bin 800 kişiyi (650''si sivil) öldürmüştü. (s. 49)
... Kuzey Irak''taki PKK kamplarını ziyaret eden Michael Rubin, National Review
dergisinin Ağustos/2004 tarihli sayısında şunları yazıyordu:
‘PKK, Türkiye, Irak ve İran sınırlarının kesiştiği üçgendeki dağlarda kurulu
köylerin hepsini yağmalamıştır. Her yeri işgal etmiş, vergi salmış, düzenine
uymayanları cezalandıran mahkeme bile kurmuştur. Zaman zaman yollara mayın döşemeye
devam ediyordu. Bir yerden bir yere gitmek için büyükler ve küçüklerin kamyonlara
doldurulduğu bir bölgede PKK mayınlarının tehlikesi çok büyüktü. PKK''nın Kuzey
Irak''taki terörü on yıl kadar sürdü. 1994''te PKK''lı teröristler mevzilendikleri
dağların tepesinden Amediye''deki evlerin üstüne bomba yağdırdı. 2001 Mart''ında
bu bölgede dolaşırken, yerli halk bana evlerinin ne hale geldiğini gösterdi.
PKK''lılar aynı zamanda köprüleri bombalıyor, halkın tarlalarına gidip gelmesini
önleyecek işler yapıyor, bölgenin ekonomisini altüst ediyordu.'' (s.71)
... PKK için Batı Avrupa bir sığınma limanı olduğu kadar, militanların eğitildiği
bir okul, bir para kaynağı ve Türkiye''de şiddet tahriki ve bu tahrike Batı''nın
desteğini seferber etmek için büyük bir propaganda merkezi olmuştu. Batılı liberaller
PKK''nın bu tuzağına kolayca düşmüş, PKK''nın ortaya çıkabilmek için önce diğer
Kürtleri, yoldaşlarını öldürerek işe başladığı ve hep başkalarını öldürerek
duruma hâkim olmaya çalıştıkları gerçeğini göz ardı ederek Kürt millî emellerinin
temsilcisi olarak kabul etmişti. (s. 54)
...Abdullah Öcalan, Kürt Parlementosu''nun yerine geçen Kürt Ulusal Kongresi
(KNK)''nin Başkanı olarak ilan edilmişti.
KNK Hollanda''da kurulmuştu. İkinci Kongresi Belçika''da Bilzen şehrinde yapılmış
ve şehrin belediye başkanı Johan Sauwens tarafından selamlanmıştı.
Almanya''da basılan aylık dergi Serxwebun, 2002 Haziran sayısında PKK''nın yerine
kurulan KADEK''in ileri gelen üyelerinin eğitimi için bir okul açıldığını haber
verdi. Daha önce de ‘askerî akademi'', ‘basın akademisi'' vb. adlarla da okullar
açmıştı. Dergi, bu kuruluşların nerelerde olduğunu açıklamıyordu. Ama bir sayısında
Ermenistan''da ‘akademi seviyesinde bir okul açmak için izin alındığını'' bildirmişti.
Yine aynı yazıda Ermenistan''daki KADEK temsilcisinin, Ermenistan hükûmetinin
talimatına uymaması sebebiyle işinden alındığını da açıklamıştı. (s. 68)
...Serxwebun adındaki aylık dergi, Özgür Politika adındaki gazete, ‘Mezopotamya
Haber Ajansı'' adlı ajans, radyo istasyonları ve hepsinden önemlisi Avrupa''dan
uydu yayını yapan bir televizyon da PKK''nın görüşlerini aktarıyor. (s. 111)
... PKK''nın, bütün paravan örgütleri ve PKK yanlısı medya ve benzerlerinin
dışında, Kürt kültürünü geliştirmek için kurulan vakıflar da var. Bunlar kaçınılmaz
olarak Kürt milliyetçiliğini teşvik ediyor. Times gazetesinin edebiyat ekinde
bir yazarın işaret ettiği gibi, ‘Kürt diasporasının başkenti olan Paris ve Stockholm''da
halen büyük bir Kürt dili araştırmacılığı yapılıyor.'' Paris''teki araştırmalar
1993''te kurulan Kürt Enstitüsü''nde (İnstitut Kurde de Paris) devam ettirilmektedir.
Fransız makamları bu enstitüyü bir hayır cemiyeti olarak kabul etmekte ve proje
bazında Fransız kamu fonlarından yardım etmektedir. Akademik çalışmalarının
yanı sıra enstitü siyasi alanda da aktiftir.
... İsveç''te, Kürt kültürü ve işleriyle ilgili kuruluş, genellikle Kürt kütüphanesi
tarafından desteklenmektedir. Bunların web sitesinde çalışmalarının İsveç hükümeti
ve Stockholm şehri tarafından desteklendiği açıklanmaktadır. Bu web sitesinde
ailelere çocuklarına öz Kürt isimleri vermeleri önerilmekte, bu isimleri taşıyan
çocukların yaş günlerinde hediye gönderileceği söylenmektedir. Kütüphanenin
bağlantıları arasında Avrupa Birliği tarafından terörist örgüt olarak yasaklanmış
KONGRAGEL de vardır. (s.114)"
Andrew Mango''nun sözkonusu kitabında, "İslami terör", Asala dahil
Ermeni terör örgütleri ile, DHKP-C''ye Avrupa devletlerinin verdiği destek ve
Sabancı suikastine ilişkin çok değerli bilgiler de bulunmaktadır. Her Türk aydını
ve siyasi hayatımıza yön veren kişiler, bu kitabı mutlaka okumalıdırlar.
Dünyanın en büyük terörist yuvası: Avrupa