Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
7 Şubat 2012, Salı
 DÖVİZ KURLARI : 
AKP'nin sırrı ne?
AKP'nin sırrı ne?
21 Temmuz 2007 Cumartesi 07:18
17 ilde, dört partinin 19 mitingini izledik. RUŞEN ÇAKIR seçim öncesinde yaşananları aktarıyor

Foto muhabiri arkadaşım Burak Kara ile birlikte 17 ilde, dört partinin 19 mitingini izledik. Bunların 12’si AKP tarafından düzenlenmişti: Batman, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Kayseri, Giresun, İzmir, Manisa, Kocaeli, İstanbul, Edirne ve Gaziantep. MHP’nin Trabzon, Konya ve Osmaniye; CHP’ninse Malatya, Tokat, Çorum mitinglerini izledik. DP’dense sadece İstanbul Çağlayan mitingine gidebildik. Görüldüğü gibi her coğrafi bölgeden en az bir ile uğramış olduk. Buralarda, yerel gazeteciler ve tarafsız gözlemcilere başvurarak komşu iller hakkında da bilgi sahibi olmaya çalıştık.

Söz konusu illere miting saatlerinden önce gittik, diğer partilerin adayları ve taraftarlarıyla da konuştuk. Örneğin MHP mitingi için gittiğimiz Konya’da SP’lilerle uzun uzun söyleştik. AKP için gittiğimiz Güneydoğu’daysa DTP’li bağımsız adaylar olgusunu derinlemesine inceleme fırsatı bulduk. Yaklaşık bir ay süren bu yoğun çalışmadan işte şu anı, gözlem, yorum ve eleştiriler kaldı geriye...

Erdoğan’ın değişen grafiği

AKP lideri Erdoğan, izlediğim 12 mitingin hepsinde CHP lideri Baykal ile laf yarıştırdı ve hükümet icraatı anlattı. Onun dışında, yer ve zamana göre farklı konuları öne çıkardı ve üslubunda iniş çıkışlar yaşandı. Örneğin Güneydoğu’da hak ve özgürlüklere, İç ve Doğu Anadolu’da cumhurbaşkanlığı seçimleri ve terör konularına ağırlık verdi.

Erdoğan başlarda çok kendinden emindi. Terör konusuna pek girmiyor, dolayısıyla MHP’den hemen hemen hiç bahsetmiyor, sakin takılıyordu. Ancak Temmuz başından itibaren sert, kavgacı ve hırçın bir Erdoğan’la karşılaştık. Sanıyorum MHP’nin ülke barajını geçtiğine, bunun kendilerine en az 50 milletvekiline mal olacağına artık ikna olmuştu ve bunu kabullenemiyordu. MHP lideri Bahçeli’nin kendisi ve partisi hakkında aşırı ölçüde sert ve tehdit dolu sözler sarf etmesi de onun öfkesini artırıyor olmalıydı.

Ancak son haftaya girildiğinde durum yine değişti. Gaziantep’teki mülayim Erdoğan’ın beni şaşırttığını itiraf etmeliyim. Sanıyorum MHP ve DTP’li bir TBMM gerçeğini artık kabullendiği, daha önemlisi partisinin yeniden tek başına iktidar olacağından kesinlikle emin olduğu için frene basmıştı.

AKP’nin sırrı...

“İktİdar partilerinin girdikleri her seçimde oy kaybettiği ülkemizde 22 Temmuz’da bir istisna yaşanır mı?” diye sorulursa “Kesinlikle evet” cevabını veririm. Son bir ayki gözlemlerim ışığında AKP’nin oylarını 2002 seçimlerine göre artırıp yüzde 40’a kadar ulaşabileceğini, yaklaşık 300 milletvekiliyle yeniden tek başına iktidara geleceğini tahmin ediyorum.

“Nasıl oluyor da oluyor?” sorusunaysa şu gerekçeleri sıralayabilirim:

1 27 Nisan muhtırası, AKP’yi hak etmediği ölçüde “demokrasi savaşçısı” yaptı.

2 Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinin dindar olduğu için engellendiği propagandası özellikle Ankara’nın doğusunda hayli etkili oldu.

3 DYP-ANAP birleşmesinin gerçekleşmemesi merkez sağın dağılmasına yol açtı. DP’nin baraj altında kalacağı söylentilerinden en çok yararlananlar MHP ile AKP oldu.

4 CHP de DSP ile birlikte seçime girmenin sinerjisini tam kullanamadı. Örneğin Baykal’ı DSP lideri Sezer’le birlikte pek göremedik.

5 Sol kesimlerde Baykal antipatisi sempatisinden hayli ilerde olmasına rağmen CHP’nin kampanyası tamamen lider üzerine kuruldu.

6 AKP de Erdoğan ağırlıklı bir kampanya yapmakla beraber Gül’ü de devreye soktu.

7 Diğer liderler Erdoğan’ın karizmasına erişmekte epey zorlandılar.

8 En profesyonel kampanyayı AKP yaptı. En fazla parayı AKP harcadı.

9 Medyanın ezici bir bölümü AKP için çalıştı. Seçimlere birkaç gün kala Star, Yeni Şafak gibi gazetelerin Bahçeli’nin geçmişi hakkında yaptığı yayınlar, bir zamanlar Erdoğan ve diğer RP/FP/AKP’liler aleyhine yapılanları fazlasıyla çağrıştırıyor.

10 Her ne kadar Fethullah Gülen “Siyasetle ilgim yok” dese de, cemaatinin denetimindeki yayın organlarının militanca AKP’lilik yapmaları dikkat çekti.

DTP kapıyı çalınca...

Bir-İki istisna dışında medyamız bu seçimlerde sınıfta kaldı. Örneğin MHP ve DTP’li bağımsızlar konuları layıkıyla ele alınmadı. Halbuki AKP ve CHP ne kadar oy ve sandalye alırsa alsın, seçimlerden sonra Türkiye’nin gündemini MHP ile DTP’lilerin aynı Meclis’te ve hatta yan yana oturuyor olmaları belirleyecek.

MHP’nin meclis grubu, ağırlıkla partinin üst kurullarında çalışan isimler, eski il başkanları ve bürokrasi kökenlilerden oluşacak. Yaş ortalaması 50’nin üstünde olacak ama bu “kavga çıkmaz” anlamına gelmez. Örneğin Ülkü Ocakları eski Başkanı ve MHP İstanbul adayı Atilla Kaya’ya sorduğumda “Her şey onların tutumuna bağlı. Ama kavga gerekirse ederiz” demekten geri durmadı.

Geleceği Apo ve PKK’ya bağlı

DTP’lilerse çok daha genç. İçlerinde kelimenin gerçek anlamıyla militanlar da var, uzlaşma için her şeyi yapabilecek olanlar da. Kim ne derse desin DTP’nin geleceğinde Öcalan ve PKK’nın tavırları belirleyici olacak. İmralı ya da Kandil’den ciddi dayatmalar gelmesi durumunda Meclis grubunda kopuşlar bile yaşanabilir.

Yine de Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin temsilcilerinin aynı çatı altında bulunmasını riskten çok bir fırsat olarak görmek gerek. En azından bu sayede Güneydoğu’daki belediye başkanları, hiç de altından kalkamadıkları siyasi sorumluluklardan arınmış olurlar. Halka hizmet götürme konusunda artık hiçbir mazeretleri kalmamış olur.

Rodos muhabbeti

Vatan yazıişlerinin, CHP lideri Baykal’la yaptığımız uzun sohbetin içinden “Başarısız olursam Rodos’a kadar yüzerim” esprisini manşete çıkarması kısır geçen seçim kampanyasına acayip renk kattı.

AKP ve medyadaki AKP yandaşları, bu espriyi eğip bükerek kullandılar ve çok ayıp ettiler. Halbuki bu sözler Baykal’ın aczini değil, tam tersine kendisine ve partisine ne kadar güvendiğini gösteriyordu. Nitekim DP lideri Ağar da “Ben kaybedersem ülkeyi yürüyerek katederim” diyerek araya girmeye çalıştı. Ne var ki CHP’liler, liderlerini sempatik kılması mümkün olan bu cümleyi AKP’liler gibi okudular.

Erdoğan’ın Isparta’da “Tek başına iktidara gelemezsek siyaseti bırakırım” sözleri de tam bir özgüven ifadesiydi. Zaten Isparta’dan sonra AKP liderinin aşırı ölçüde rahatlamış olduğunu gözlemledik.

Günay’ın solculuğu

İstanbul Kazlıçeşme mitinginde, paraşütle ilk sıralara yerleştirilen bir AKP adayına “Niye kampanya bu kadar gergin geçiyor?” diye sorduğumda “Yo, biz adaylar son derece neşeliyiz” karşılığını vermiş, ben de “Eh, nasıl olsa kazanmanız garanti, eğlenirsiniz tabii” diye şakalaşmıştım. Daha sonra Erdoğan’a yakın bir isim “20 yıldır bu hareketin içindeyim. İstanbul’da ilk kez bu kadar az çalışan ve kendi cebinden az harcayan adaylar görüyorum” diye yakındı.

AKP tabanı onlarca yeni transferin kendilerine ne kattığını ve katabileceğini tartışmakla meşgul. Kendi hesabıma soldan bazı isimlerin AKP’ye katılmasının, bu partiyi sağın kemikleşmiş bazı alışkanlıklarından uzaklaştırabilirler diye, olumlu bir gelişme olarak görmüş ve Ertuğrul Günay örneğinin altını çizmiştim. Ancak üç ayrı AKP mitinginde karşıma çıkan Günay’ın “40 yıllık AKP’li” gibi davranması beni irkiltti. MHP’nin yükselişini öngören yazılarım hakkında Diyarbakır’da ettiği lafları unutmam mümkün değil.

Günay’a “İstanbul 1. bölgede oturuyorum, ama oyum Ufuk Uras’a” demiştim, o da hiç itiraz etmemişti. Bazı AKP’liler Uras ve Baskın Oran gibi isimlere, CHP’nin oylarını böler diye sıcak bakıyor olabilirler. Fakat Uras ve Oran’ın seçilmeleri durumunda AKP’ye karşı gerçek bir sol muhalefet yapacakları gerçeğini fazla ihmal ediyorlar.

İpe dolanmak

MHP’nin Erzurum mitingini izlemeyi düşünüyordum ama aynı güne AKP Kayseri mitingi denk gelince gidemedim. Büyük şanssızlık! İdam cezasına karşıyım, Kürt sorununun askeri yöntemlerle çözülebileceğine inanmıyorum, ama bir gazeteci olarak, Bahçeli’nin kürsüden yağlı urgan atmasını görmeyi çok isterdim. Erdoğan ve Baykal’a kıyasla kötü bir hatip olan, imaj sorunlarıyla bocalayan Bahçeli’nin bu hareketi seçime damgasını vurdu. AKP medyasında çıkan “MHP tabanı bile ipten rahatsız” türü ısmarlama kamuoyu araştırmalarına bakmayın, bu hareket MHP’ye kesinlikle birkaç puan getirmiştir. Eğer AKP ip atma olayını diline dolamasa, görmezden gelse; CHP ve DP gibi diğer partiler de terör konusunu bu kadar öne çıkarmasa tersi olabilirdi.

Ruşen Çakır - Vatan

Bu haber 5,619 kez okundu.

Dünyanın en zengin ülkesi Katar20 Haziran 2011 11:02
Global Finance adlı dergi, 2010 yılı dünyanın en zengin ülkeleri listesini hazırladı.
Elektirikteki indirim15 Eylül 2010 20:00
Enerji Bakanı Taner Yıldız elektrik fiyatlarıyla ilgili bir açıklamada bulundu.
Haşimi MÜSİAD'ı ziyaret edecek14 Eylül 2010 12:23
Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğini (MÜSİAD) ziyaret edecek.
Kira gelirleri ile ilgili püf noktaları25 Haziran 2010 12:53
Ev sahibi olanların hakları ve uygulanma biçimleri,kira vergisi konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar.
38 bin kişilik memur kadrosuna atama24 Ocak 2010 17:59
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, yapılan değişiklikle özürlülerin kamuda daha fazla istihdam edilmesinin önünün açıldığını belirterek, ''Özürlü kardeşlerimiz boş olan 38 bin 192 kişilik memur kadrosuna atanabilecektir'' dedi
Başbakan Erdoğan'ın programları iptal18 Aralık 2009 23:09
Rize'de temaslarını sürdüren ancak bugünkü programlarında soğuk algınlığı nedeniyle konuşamayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, yarınki programları da iptal edildi.
Dünyanın en borçlu 20 ülkesi!01 Aralık 2009 22:15
Toplam kamu ve özel sektörün yabancılara, yabancı para mal ve hizmet karşılığı dahil ödemesi gerekli toplam dış borç miktarını gösteren 'dış borç sıralamasında'; dünyanın en boçlu 20 ülkesi arasında 1. ABD oldu işte diğer 19 ülke...
Sıkılmış yumrukla el sıkışamazsınız28 Kasım 2009 23:00
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 'Sıkılmış yumrukla el sıkışamazsınız, Bahçeli bize ağız dolusu küfür ediyor. Başbakan'a ve partimize hakaret ediyor' dedi.
Toskay: Uzmanlar ağız okuyacak28 Kasım 2009 19:10
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay, Başbakan'ın TBMM'de Bahçeli konuşurken sarfettiği sözleri kendilerinin değil uzmanların okuyarak çözeceğini söyledi.
Erdoğan'dan flaş açıklamalar27 Kasım 2009 13:15
Başbakan Erdoğan Bayram Namazı'nı Eyüp Sultan Camii'nde kıldı, namazdan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan'ın soruları eleştirel tonla yanıtlaması dikkati çekti.
Dubai batıyor dünya panikte27 Kasım 2009 12:00
Projelendirdiği ultra lüks yatırımlarla dünyanın yeni çekim merkezi olan Dubai’de iflas paniği yaşanıyor. Dünya 2001'de Arjantin'deki moratoryumdan sonraki en büyük şoku yaşıyor.
İstanbul Barosu ikiye bölündü26 Kasım 2009 20:40
İstanbul Barosu'nun 'siyasi yürüyüşü' yönetimi çatlattı. Yargı mensuplarına baskı yapıldığını savunan muhalifler, yönetimden üç ismi devirdi. Baro, tarihinde ilk kez çift başlı olarak yönetilmeye başlandı.
Doğan Grubu'na uzlaşma için süre26 Kasım 2009 07:15
Doğan ve Maliye arasında pazarlık dün sonuçsuz kalmıştı. Doğan Gazetecilik A.Ş, Maliye Bakanlığı gelirler kontrolörleri tarafından şirkete tebliğ edilen yılların incelemesi raporları ile ilgili gün verildiğini açıkladı.
Doğan Grubu hisseleri çakıldı25 Kasım 2009 21:40
Maliye ile yürütülen 4.8 milyar liralık vergi borcunda anlaşma sağlanamaması Doğan Grubu hisselerini vurdu. Satışlar hızlandı, hisseleri yüzde 17'ye yakın değer yitirdi.
Sarkozy gittiği her yerde bizi görecek24 Kasım 2009 21:00
Dışişleri Bakanı Davutoğlu bürokratlarına şu talimatı verdi: Elçilik binalarını iyi seçin. Sarkoz gittiği her yerde kafasını kaldırdığı zaman Türk bayrağını görsün.
İran dolardan vazgeçti, karlı çıktı!23 Kasım 2009 21:20
İran'ın dış ticarette ABD dolarının yerine euro kullanması bu ülkeye 5 milyar dolar kazandırdı.
Erdoğan: Böyle bakanlık yapılmaz22 Kasım 2009 19:20
Erdoğan'dan Maliye Bakanı Şimşek'e: 'Seçilen çare aramalı. Bakanlık makamı hassastır, böyle bakanlık yapılmaz'
Bombaladık da terör bitti mi?21 Kasım 2009 23:55
Gündemin ilk sırasını meşgul eden Demokratik Açılım tartışmaları sürerken AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, ‘AK Parti demokratik açılımı ısrarla neden gerçekleştirmek istiyor?’ sorusuna böyle cevap verdi.
Şener hangi icraatiyle gurur duyuyor?21 Kasım 2009 21:40
AK Parti'den ayrıldıktan sonra Türkiye Partisi'ni kuran ve hükümeti en sert eleştiren kişilerin başında gelen Abdullatif Şener, eski partisinde bakanlığı döneminde yaptığı icraatiyle gurur duyduğunu söyledi.
Ufuk Uras'tan ilginç benzetme21 Kasım 2009 02:30

İstanbul bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, 'Türkiye'de (CHP Genel Başkanı Deniz) Baykal hattı ve Avrupa'da (Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas) Sarkozy ve (Almanya Başbakanı Angela) Merkel hattı, çeşitliliği tektipleştirmeye çalışmalarıyla benzeşiyor' dedi.

SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı