Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
4 Şubat 2012, Cumartesi
 DÖVİZ KURLARI : 
<m:red>Gladyo tekrar sahnede mi?</m:red>
Gladyo tekrar sahnede mi?
15 Haziran 2007 Cuma 10:26
Haber10.com'un gölge yazarı Cumhur Özalp, bugünlere ışık tutuması amacıyla, ihtilal yıllarında tanıştığı Bay X'le yaptığı görüşmeyi anlatıyor...

Önceki analizimizde, şehit cenazelerinden kameralara yansıyan çirkin protestolara dikkat çekip, hiç kimsenin kabullenemeyeceği bu türden eylemlerin hükümet aleyhtarlığına dönüşmesini, AKP’yi çökertme projesinin bir parçası olarak işaret etmiştik. Ve demiştik ki “Şehit cenazelerine on yıllardır hep ülkücüler sahip çıktı. Zaman zaman bazıları ülkücüleri şehit istismarcılığıyla suçlasa da, bu cenazelerde asla siyasal bir slogana, politik puan kazanma eylemine rastlamadık. Belli ki onlar, samimi vatanseverlik duygularından dolayı, siyasal bir amaç gözetmeden şehitleri sahiplendiler….”

Fakat daha ayrıntılı kamera tespitlerinde gördük ki, bu protestoları gerçekleştirenlerin başında “ülkücü görünümlüler” geliyor. Bir yanda da ulusalcı görünümlüler… Acaba yanıldık mı? Ne oldu da yirmi yılı aşkın süredir herhangi bir siyasal istismar sergilemeyen ülkücüler birkaç günde işi politize ettiler? Bu kişiler ülkücülerin asıl dokusunu temsil etmekte midir? Söylemini vatan ve millet sevgisiyle dolu olduğunu iddia eden bir ülkücü bu siyasallaşmaya taraftar olabilir mi? Sanmıyoruz. Bunlar olsa olsa “bir grup ülkücü” olabilir; muhtemelen yönlendirilmiştir. O zaman da, onları kimin nasıl yönlendirdiği üzerinde düşünmek gerek!

Yönlendirme işi sadece bu olayla sınırlı değil. Hrant Dink cinayetinden Malatya’daki misyoner katliamına kadar bir yığın terör olayının soruşturulmasında “en tepedeki”ne ulaşılamadı. Hemen hepsinde, “derin bağlantıları olan ama kimliği tespit edilemeyen birileri” telaffuz edildi.

Bu dünyada baba bile oğlunu yönlendirme problemi yaşarken, nasıl oluyor da birileri birilerini, hem de hayatını mahvetme pahasına kolayca yönlendirebiliyor? Hem kim bu yönlendirenler ve elleri oralara nasıl uzanıyor?

***

Daha uzak geçmişten başlayalım… 12 eylül öncesinde, bir el herkesi yönlendirdi ve herkes herkesle çatışmaya girdi. Bu “gizli el” kimdi?

İşte bu ve benzeri sorulara cevap bulabilmek için, 90’lı yıllarda Avrupa ülkelerinde soruşturmalarla açığa çıkartılan, ama Türkiye’de üzeri örtülen bir örgütlenmeden, Gladyo’dan söz etmemiz gerek. Türk Gladyosu Susurluk kazasıyla kamuoyunun gündeminde uzun süre yer aldı. Ama gerek bu olayda, gerekse meclis soruşturmasında, bilinen birkaç isimden ve genel bir çete tanımlamasından öteye geçilemedi. Bu örgütlenmenin niteliği ve boyutlarıyla ilgili olarak pek bir şey söylenmedi.

Buyurun size bir gladyo hikayesi… Bu hikaye bizzat Cumhur’un yaşantısından bir kesittir. Amaç da anı nakli değil, bu örgütlenmenin yapısını okuyuculara sunarak, yönlendirmenin nasıl yapılabileceğine dair bir fikir vermektir.

***

İhtilalin ilk yıllarında başım biraz derde girmişti. Malum, bizde akraba çevreleri bu gibi olaylarda yardıma koşar. İşte bir akrabamız da, bana yardımcı olması için, beni komşusu ve aile dostu olan X’le tanıştırdı. Gerçekte ortada, içerden yardım gerektiren bir hadise yoktu. Sadece bir ifade verme söz konusuydu. Olay da saçma bir şeydi. Ama ihtilal ortamında herkes neyin ne olacağını bilemediği için tedirgin olmuştu.

Her neyse; bu bay X’le tanıştık, konuştuk. O memleketin yerlisi ve bir kamu kuruluşunda memurdu. Çok iyi bir insan; bir vatansever, bir idealistti. İlkönce kendisine kim olduğunu sordum. “Ayrıntıları sonra konuşuruz. Ben istihbarat işlerinin içindeyim…” dedi. Aramızda bir dostluk oluştu. Kişilik olarak çok mütevazi bir yapıya sahip, iyi bir aile babası, bu ülkenin sıradan insanlarından biriydi.

Memleket ziyaretleri çerçevesinde senede birkaç gün olmak üzere, uzun yıllar görüşmemizi sürdürdük. Ama benim aklıma, onun hangi birime bağlı olarak derin işlerle uğraştığını sormak hiç gelmedi. Zaten görüşmelerimiz bir dostluk tazeleme şeklindeydi. Onun derin bağlantıları bir safsata da değildi. (Mesela işe başlama esnasında bazı evraklar acilen lazım olduğunda, bir haftada ancak alınabilecek bir belgeyi -sabıka kaydı, askerlik belgesi vs- onun bazı yerlere telefon etmesiyle birkaç saatte aldığım da vaki oldu. Bir usulsüzlükten değil, sadece işlemi hızlandırmaktan söz ediyorum. Şükür ki başka işin düşmedi.) Dostluk ilişkimiz hiçbir zaman bu sınırları aşmadı. Onu tanıyan ortak dostlarımız da vardı (o bunu bilmiyordu tabii) ve ben onlara X’i sorduğumda, vatansever bir kişi olduğunu, derin bağlantılarının mevcut olduğunu ama hiç kimse aleyhine özellikle ihtilal yıllarında bir ispiyonlama işi içinde yer almadığını onayladılar. 12 eylül öncesinde bay X onlara sık sık “aslanlarım, ben tekin bir adam değilim; birtakım işlere karışırsanız benim yanımda açık etmeyin” dermiş…

***

90’lı yılların başları, özellikle Avrupa ülkelerinde Gladyo soruşturmalarının zirveye çıktığı yıllardı. Ve bu hengame ortasında kafama takıldı; öyle ya, bu bay X’in asıl işi, ait olduğu kurum, bu kurumun çalışma prensibi, yetki sınırları, yasal temeli neydi? Mit miydi, polis istihbaratı mıydı? Başka bir şey miydi? Çünkü bay X bilinen istihbarat örgütlerinden birinin elemanı olsa, ya kimliğini gizli tutar ya da fiili bir görev yeri değişimi olurdu. Ama o, ilk tanıdığım yıllarda da bir kamu kuruluşunda şefti, on yıl sonra da… Oradan da emekli oldu. Buradan aldığı maaşla geçinirdi. Sadece bir memurun hayat standardına sahipti. Ömrünün son yıllarına kadar aynı kaldı. Oturduğu ev, babasından mirastı; çocuklarına da onu bıraktı. (Geçen yıl rahmetli oldu. Daha sonraları ailecek de görüştüğümüz için yakınen biliyorum.)

Bay X’in çok ilginç ilişkileri vardı. Her kamu kuruluşundan, her mahalleden, hatta her sokaktan birileri ona, çevresinde olup bitenlerle ilgili olarak bilgi taşırdı. Bu bilgilerin güvenlik amaçlı olması gerekmezdi. Çevrede konuşulanlardan güvenlikle ilgili olaylara, örgütlenmelere, siyasi gruplaşmalara kadar, toplumun her kesimindeki her şey onun ilgi alanındaydı. Görünüşte sağ kesimdeydi. Ama sağ kesimin bütün yelpazeleriyle diyaloğu vardı. Hatta soldan birçok kişi de ona bilgi taşırdı.

İşte yukarıdaki soruların cevabını almak için özel olarak kalktım ziyaretine gittim. “Seni bir insan, bir abi olarak severim, bilirsin; sen de beni seversin. Şimdiye kadar hiç aklıma gelmedi senin kim olduğun ve ne iş yaptığın. Siz kimsiniz?”

Güldü ve anlatmaya başladı.

***

“Artık iş başında değilim. Bizim birim birkaç sene önce lağvedildi. Biz 60’lı yılların sonunda, memleketi komünizmden korumak için bir araya getirilmiş, istihbarat ve operasyon yeteneği olan vatansever bir grubuz. Bilinen istihbarat örgütlerine bağlı değiliz. Hatta bulunduğumuz ilin valisi bile bizi bilmez. Diğer güvenlik birimleri sadece bizim birimin amirini tanır o kadar. Onun da resmi kimliği yoktur.” Devamla….

-Peki, sizin görev alanınızı çizen yasal temel ne?

-Biz kimseye hesap vermeyiz; buradaki birim doğrudan Ankara’daki merkeze bağlıydı. Operasyon yetkimiz bile vardı, ama acil durumlarda. Asıl işimiz, olayı olgunlaştırıp işi polise veya jandarmaya devretmek. Gerçi bazen onlarla tokuşuruz da. Onlar da mesela aynı işin peşindedir… Bizim yaptığımız operasyonlar asla basına sızmaz.

-Kimlerden oluşuyorsunuz? Özlük haklarınız var mı?

-Her meslek grubundan -memur, serbest meslek, polis, asker vs.- insanlar var. Herhangi bir ek maaş filan almayız. Sadece polis veya asker olanlar kendi birliğinden/kurumundan maaş alır. Orada görev izninde görünürler. Eğer bizden birinin güvenlik birimleriyle başımız derde girerse, bizim birim amiri devreye girer. Bizim burada sadece belli zamanlarda toplandığımız bir apartman dairesi var; orada durum değerlendirmesi yapar ilde olup bitenleri rapor haline getirir Ankara’ya yollarız.

-Peki her siyasi grubun içinde var mısınız?

-Evet, sağın, solun bütün fraksiyonlarının içinde adamımız vardı. Mesela bir gün, aşırı sol bir örgütün liderini indirecektik; bir haber aldık ki bizim elemanmış.

-Bu durumda, siyasi oluşumların mensuplarını deşifre etmek için onları provakasyona da teşvik edersiniz…

-Evet, 70’li yılların sonunda böyle bir emir vardı. Fakat ben şiddetle karşı çıktım ve asla böyle bir şey yapmadım. Başkaları yaptı, bunu biliyorum.

-Bu insanlar şimdi nerede?

-Herkes köşesine çekildi. Artık fonksiyonumuz bitmişti. Hepimizi açığa çıkaracaklardı. Merkezden fesih kararı geldi. Emekli olan emekli oldu. Tüm belgelerimizi imha ettik ve susma kararı aldık.

-Siz doğrudan doğruya gladyosunuz. Adınız ne olursa olsun, Amerika’nın merkezi elinde tuttuğu o gizli örgüt; bu ülkeyi mahveden, bir kuşağı harcayan insanlarsınız. Her şeyi vatanı korumak için yaptınız, sahadaki insan olarak samimiydiniz. Ama bu, sizin bu ülkeyi emperyalistlerin istediği gibi yönlendirmenize engel olmadı.

***

Bütün ısrarlarıma rağmen, “yarın öbür gün ölüp gideceksiniz; hiç olmazsa son olarak faydalı bir iş yap; bu hikayeyi yazalım. Takma adlar, hayali senaryoyla yazmak bana ait… Yanlış yaptınız ve bunu kabul et!” dememe rağmen, ekibiyle görüştükten sonra “çok tehlikeli olur, hayır” dedi. Ben de en son olarak “siz vatana hizmet ettik diye övüne övüne dolaşıp durun; ama bilin ki bu ülkenin felaketini hazırladınız” dedim ve sonra artık pek de ilişkimiz kalmadı. En son bağlantımız, cenaze töreni oldu…

Evet, herhalde insanımızın nasıl kolayca yönlendirilebileceğini anlayabiliriz.

Acaba Gladyo yine sahneye mi çıktı? En kolay provake edilebilen grup olarak ülkücüleri mi seçti?

Haber 10Haber 10

Klasik Bebek Telsizi 120 TL Yerine 99,90 TL
İyonlu Soğuk Buhar Makinesi 250 TL Yerine 124,90 TL
iPad 2 16GB Wi-Fi Bilgisayar 1,700 TL Yerine 1,189 TL
SanDisk 8GB Cruzer USB Flash Bellek 36 TL Yerine 14,9 TL
Lüx Sebze Hazırlama Seti 19,9 TL Yerine 7,9 TL
Ahşap Kasede Spa Banyo Seti 22 TL Yerine 6,90 TL
Çakmak Girişli Araç Süpürgesi 50 TL Yerine 19,90 TL

Bu haber 3,947 kez okundu.

Askeri bölgelere de TOKİ geliyor04 Şubat 2012 11:31
Afet riski altındaki alanların dönüşümüne ilişkin' kanun tasarısında, yasak askeri bölgeler ile güvenlik bölgelerinin TOKİ ile belediyelere devrinin önünü açtı
İşte PKK'nın ölüm listesi04 Şubat 2012 11:21
Kürt siyasetçi İbrahim Güçlü, PKK’nın iç infazları konusunda hazırladığı raporu TBMM’ye sundu. Rapora göre PKK’nın faili meçhulleri 12 Eylül öncesinde başlayıp günümüze kadar devam ediyor
Sözleşmeliler kadroya alınıyor04 Şubat 2012 11:10
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sözleşmelilerin kadroya alınması konusunda yaptıkları çalışmanın tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi
Batman'da KCK operasyonu: 44 gözaltı04 Şubat 2012 11:07
Batman'da Belediye Başkan Vekili Serhat Temel ve BDP İl Başkan Vekili Selim Aratemur'un da aralarında bulunduğu 44 kişi gözaltına alındı
Humus'taki katliama öfke04 Şubat 2012 10:53
Suriye'de eylemcilere yönelik yapılan katliamları protesto etmek isteyen bir grup Esad yönetiminin İstanbul'daki temsilciliğine saldırı düzenledi
Güneydoğu'nun barış elçileri04 Şubat 2012 10:44
Gönüllü barış elçileri bugüne kadar kan davalı bin aileyi barıştırdı...
Kozinoğlu kalp krizinden ölmemiş04 Şubat 2012 10:35
Adli Tıp Kurumu'nda yapılan ön inceleme, Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde 'cinayet' şüphesini artırdı
PKK'nın Geçitli tezgahını kriminal bozdu04 Şubat 2012 10:18
Geçitli'de 9 sivili öldüren mayını TSK döşedi' yalanını yayan PKK'nın oyunu bozuldu. Olay yerine bırakılan askeri sırt çantasından PKK'lı Sıracettin Karataş'ın parmak izleri çıktı
Şapkaya bakan türbanı gördü04 Şubat 2012 10:11
82 yıl sonra Danıştay saldırısında yaşananlar, Menemen olaylarının tekrarı gibi...
Medreseden darağacına uzanan bir ömür04 Şubat 2012 10:11
İskilipli Atıf Hoca Şapka Kanunu çıkmadan 1,5 yıl önce ve bakanlık izni ile basılan 'Frenk Mukallitliği ve Şapka' kitabı sebebiyle 86 yıl önce bugün idam edilmişti
28 Şubat süreci için önceden uyarmış04 Şubat 2012 10:10
BBP'nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1993'te Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdiği görüşme hep tartışıldı
T-37'ler artık uçmayacak04 Şubat 2012 10:03
TSK, İzmir Foça'da denize düşen ve sık kaza yaptığı iddialarına hedef olan T-37 eğitim uçaklarının uçuşunun geçici olarak durdurulduğunu bildirdi
Arınç, Auster'i Atatürk'e benzetti04 Şubat 2012 09:59
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum' diyen ABD'li yazar Paul Auster'i Atatürk'e benzetti
Şarkı paylaştı diye memurluktan atıldı!04 Şubat 2012 09:50
Samsun'da bir sağlık ocağında hizmetli olarak görev yapan kadrolu 43 yaşındaki Erol Ceylan, facebookta bir şarkı paylaştı...
Dekan sosyal medyada pusuda04 Şubat 2012 09:44
Mikail Boz'u Ekşi Söz-lük'teki yazısı nedeniyle okuldan uzaklaştıran Marmara İletişim yönetimi Facebook ve Twit-ter'dan da 'ceza' kesmiş
'Mavi Kart'lı gurbetçilere müjde04 Şubat 2012 09:28
Yurtdışında yaşayan ancak bazı Avrupa ülkelerinin çifte vatandaşlığı engelleyen yasalarına takılan gurbetçiler için yeni bir imkân daha tanındı
Her Alevi asker doğar...04 Şubat 2012 09:21
Cem Vakfı’nın hazırladığı erkânnamede askere gitmeyenler, vergi vermeyenler ‘düşkün’ ilan edilirken, diğer Alevi önderler “Vicdani ret Alevi öğretisine uygun” diyor
"Emine hanım hoşgelir"04 Şubat 2012 09:13
Uludere'de 34 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırı sonrası hükümetin eksik bilgilendirildiği iddia ediliyor
MİT Anter itirafını savcıya gönderdi04 Şubat 2012 09:05
Anter suikastıyla ilgili Yeşil’in itiraflarını içeren belgeyi MİT soruşturma savcısına gönderdi
Bozdağ'dan Fransa'ya engizisyon uyarısı04 Şubat 2012 08:57
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Fransa'da kabul edilen 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasayla ilgili, "Bu bir nevi engizisyon anlayışının 21. yüzyılda Fransa'da yeniden hortlaması anlamına gelir" dedi.
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı