AHMED AMRABİ (Beyan-BAE gazetesi)
Acaba ABD'nin, tam bağımsızlık yolundaki bir özerk yönetim bölgesi olan Irak Kürdistanı'na sağladığı destek ve korumayı, Türkiye'yle stratejik koalisyonunu sürdürme gereksinimiyle uzlaştırma imkânı var mı? Bilindiği gibi, Türkiye'nin güneydoğusunda bir Kürt azınlık, bu azınlığın bazı kesimlerinin özerk yönetim kurma yönündeki siyasi isteğini destekleyen de savaşçı bir örgüt var. Türkiye Kürtlerinin silahlı isyanının 1984'te başlamasından bu yana ABD, bu isyana önderlik eden PKK milislerine karşı Türk ordusunu destekledi.
Fakat Bush yönetiminin Irak'taki savaşı yeni bir jeo-siyasi gerçeklik dayattı. Ankara başından bu yana bu savaşa olumsuz yaklaştı. ABD yönetimi de o sıralarda, işgali güçlendirme amacıyla Iraklı Kürt azınlıkların siyasi liderleri ve onlara bağlı milislerle koalisyon kurma kararı aldı.
Türkler Irak konusunda hemfikir
ABD'yle Türkiye arasındaki stratejik ilişkiler Washington'ın Kuzey Irak'taki Kürt azınlığın bağımsızlık eğilimini desteklemesi sonrası kötüleşmeye başladı. Ardından Washington Irak Kürdistanı'nın, Türkiyeli Kürt milislerin sığınağına ve Türk ordusuna karşı saldırı düzenlemek amacıyla kullandığı hareket üssüne dönüşmesine onay vermek zorunda kaldı.
Fakat görünen o ki, Bush yönetimi hassas ve yerinde stratejik değerlendirmeler yapmıyor. Zira ABD, Türkiye'de Kürt azınlığın emellerine karşı ordu, sivil yönetim ve halkın büyük kesimini birbirine bağlayan bir ortak görüş bulunduğunu dikkate almıyor. Dolayısıyla, Amerika'nın Irak Kürtlerine doğrudan, Türkiye Kürtlerine de dolaylı olarak verdiği destek, Türkiye'de yükselen Amerikan karşıtlığını körükledi.
Peki, Irak Kürdistanı'ndaki özerk oluşumun, bölgedeki bütün Kürtler için bağımsız bir Kürt devletinin çekirdeğini oluşturacağı güvencesi vermesi mümkün mü? Kürt devletinin hayatta kalmasının kalıcı bir Amerikan korumasına bağlı olacağı malum. Tabii bu koruma sadece Türkiye'ye karşı değil, aynı zamanda Kürt azınlıkların bulunduğu Suriye ve İran'a karşı da verilecek.
ABD elbet bir gün çekilecek
Bu durum bir başka soruyu ortaya atıyor: Acaba ABD, Kürt azınlık veya azınlıklar için Türkiye'yle köklü stratejik ilişkilerini kurban edebilir mi? Kürt liderler, Amerikan korumasının sonsuza dek sürmesine bel bağladıkları için, sadece bugüne bakıyorlar. Fakat ABD bir gün Irak'tan nihai olarak çekilmek zorunda kalacak. Ve, Amerikan güçlerinin Irak'taki zor durumunu ve Amerikalıların rahatsızlığının yükseldiğini dikkate aldığımızda o gün hiç de uzak değil.
Ve o gün geldiğinde, Kürdistan liderleri kendilerini sadece hem Sünnileri hem de Şiileri kapsayan Arap çoğunluğun değil, komşu Türkiye, Suriye ve İran'ın da hedef tahtasında bulacak. Bu ülkeler Kürt azınlıkların geleceğine er ya da geç hükmedecek. Fakat görünen o ki, Kürtlerin sergilediği dar görüşlülüğün Amerikan dar görüşlülüğünden altta kalır yanı yok. (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Beyan, genel yayın yönetmeni, 6 Mayıs 2007)
radikal