ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından, Türkiye'nin anayasal süreçlerine, laik demokrasisine inandıklarını ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili siyasal sorunların, Türk yasaları ve Türk anayasası çerçevesinde çözüleceğine tam güvenlerinin bulunduğunu söyledi.
Düzenlediği günlük basın toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin kararının hatırlatılması üzerine Sean McCormack, ''Yalnızca dün söylediklerimi yineliyorum. Türkiye'nin anayasal süreçlerine inancımız var. Türkiye'nin laik demokrasisine inancımız var ve bir sonraki Türk cumhurbaşkanının seçimi ve oylamasıyla ilgili siyasal sorunların, Türk yasaları ve Türk anayasası çerçevesinde çözüleceğine güvenimiz tam'' dedi.
The Washington Post Gazetesi'nde, ''Türkiye'de demokrasi krizi'' başlığıyla yayımlanan yazıya ilişkin bir soru üzerine McCormack, ''Türk demokratik kurumları ve Türk halkının, Türk demokrasisini korumak ve ilerletmeye mukabil olduğuna güveniyoruz. Türk demokratik sistemine ve bu sistemde önderlik edenlere inancımız tam'' diye konuştu.
Gazetedeki yorumda, Türkiye'de ''laikliğin yumuşatılmasına'' ilişkin ifadelerin hatırlatılarak ABD'nin tutumunun sorulmasına karşılık McCormack, ''Beni Türk iç politikasına çekmeye yönelik çabalara teşekkürler! Bu çabalarınıza direnmeyi sürdüreceğim. Türkiye'de süren siyasal durumla ilgili yorumlarıma bağlı kalıyorum'' dedi.
İstanbul'daki 1 Mayıs gösterilerinde, güvenlik güçlerinin kimi protestocuları dövdüğü yönündeki bir soru üzerine McCormack, olayların hangi koşullar altında gerçekleştiğini bilmesi mümkün olmadığı için yorum yapamayacağını söyledi. McCormack, şöyle konuştu:
''İstanbul'da Taksim Alanı'nda böyle bir gösteri yapılmasının uzun zamandır planlandığını biliyorum. Ancak bu tür durumlarda halkın kendi görüşlerini özgürce ve barışçıl bir biçimde ifade etmesine izin verilmeli. Olayları ve ne koşullarda geliştiğini tam bilmediğim için, bir taraftan diğerine provokasyon olup olmadığını bilmediğim için bunlar hakkında konuşamam. Ancak her durumda, biz bu tür protestoların gerçekleşmesini cesaretlendiriyoruz. Bunların barışçı bir biçimde gerçekleşmesine ve insanların düşüncesini ifade etmesine izin verilmeli. Her iki taraf da, diğerini kışkırtacak eylemlerden kaçınmalı. İster güvenlik güçlerinin protestocuları provoke etmesi olsun, ister protestocuların güvenlik güçlerini provoke etmesi olsun.''