Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
7 Şubat 2012, Salı
 DÖVİZ KURLARI : 
Mahir Kaynak provakatif eylemleri sıraladı
Mahir Kaynak provakatif eylemleri sıraladı
5 Ekim 2005 Çarşamba 00:06
Mahir Kaynak yaptığı açıklamada, Güneydoğu'da meydana gelen eylemlerin hepsinin PKK'nın işi olmadığını belirtti

Emekli MİT ajanı Mahir Kaynak, bugüne kadar provakötörlükle de suçlandı. O, kabul etmse de hak etmediği ölçüde hırpalandığı düşünüyor. Kaynak'la türkiye'deki prokovakasyonlar ve kendisine yönelik iddialar hakkında konuştuk.

Provokasyon nedir?
Eylemde, etkiden çok tepkiden çıkacak sonuç önemliyse; bu, provokasyon. Oysa genelde Türkiye'de etkiylf uğraşılır. Ama provokasyonla suikast farklı. Bir suikast, provokasyon izlenimi verebilir. Soldan bir adam öldürüle-cekse, sağcı bir kişiye görev verilir, örgütün üzerine yüklenir. Amaç, provokasyondan çok ortadan kaldırmadır.

Sıradan insan ikisini nasıl ayırır?
Mümkün değil. Sonuçlarıyla belli olur. Olayın üzerinde durulmuyor ve toplumsal etki doğmuyorsa; bu, suikasttır. Provokasyonun önemli özelliklerinden biri "Şu vasıfta bir insan öldür" emridir.

Mumcu, Üçok, Kışlalı ve Hablemitoğlu neydi?
İlk üçü provokasyon. Mumcu öldürüldüğünde Türkiye ve İran arasında gerginlik isteniyordu.

Kaynağı kimdi?
ABD istiyor ve kendi askeriyle çözemeyeceğini biliyor. Aracıya ihtiyacı var. Bu ihtiyaç sürmektedir. Benzeri provokasyonlar muhtemeldir, l Mart tezkeresi kabul edilmiş olsaydı, ABD askeri Türkiye'ye yerleşecekti. Türkiye üzerinden İran'a operasyonlar düzenleyeceklerdi. İran, Türkiye'yi hasım telakki edecek ve savaş çıkacaktı.

Diyelim Mumcu, Üçok ve Kışlalı'yı ABD öldürttü. Türkiye'nin payı neydi?
İçeride bir ortak olmadan yapmak zor.

Resmi yardımcılar mı?

Genelde gayri resmi. resmi makamların içinde işbirliği yapan ve bireysel karar verenler vardır. Onlarla beraber yapılır. İşbirliği çoğunlukla kurumsal değildir.

CIA ve MİT'in içinde birtakım pdaklar geliyor aklıma. Tespit doğru mu?

Evet

CIA, MİT ve Mumcu'ya giden zindir içinde bulgularınız var mı?

Sadece fikir yürütme. Somut bilgiye sahip değilim. Ama size daha önemli bir provokasyon örneği vereceğim. 33 erimiz, PKK ateşkesinin ardından şehit edildi. Askerler silahsız gönderiliyor; eylemciler otobüslerin içinde taramıyor, 9 saat yürütüyor PKK propagandası yapıyor. Eylemi yapanlardan biri bile yakalanamıyor.

Bunu Türk istihbaratı mı yaptı?

Türkiye'de PKK pek bilinmez. PKK'nın farklı bir cephesi vardır. Eylem örgütü kuranlar, sonradan başkaları tarafından kontrol edilmesini engelleyemezler. Türkiye'de âdet, bir örgüt olduğu zaman bertaraf etmektir. Yabancılar bunu memnuniyetle karşılar ve kendi politikalarında kullanmak için her şeyi yapar. PKK da biraz kendi eylem yapmıştır; daha çok da başkaları yapmıştır. Sonuçta Güneydoğu Anadolu'daki ağalar bu sayede ticaret ve siyaset burjuvazisi haline geldi. 70 bin korucuya sahip oldu. Bahanesi PKK'ydı.

Kürtlerin güç hevesi mi başlattı PKK'yı?
PKK başlangıçta oradaki feodal yapıya karşı çıkıyor. Sonra herkes PKK'yı sevdi. Bakın şunu söyleyeyim. PKK yandaşları ile hızlı PKK karşıtları aynı kamptadır. Analiz yapmayan, kimseyi konuşturmayanlar, her lafın arkasından "Sen PKK'lısın" diye suçlayanlar...

MHP eşittir PKK mı?

Hayır, genel olarak söylüyorum. İtham değil. Provokasyonlar iki tarafı kışkırtır.

Hizbullah?
Provokatif değil. PKK'ya karşı şehirlerde Hizbullah kullanıldı. Korucunun şehirlisi Hiz-bullah'tır. PKK, İslamcı olsaydı, aynı kişileri solcu olurdu bu sefer.

33 erin şehit edilmesinde katiller Kürtmü, Türk müydü? Rütbeli miydi?
Kürt'tü. Ama elin önemi yoktur. Kararı verenler önemlidir.

Kararı verenler Kürt burjuvazisi, Ankara'daki uzantıları yani?
Evet.

Provokasyon Türkiye'de gelenek mi?
Türkiye'nin provokasyonlarla yönetildiğini ve yönlendirildiğini söyleyebiliriz. 12 Eylül öncesi olayların tümü provokasyon. Çok güzel yönetilmiş bir operasyon. l

Kıymetli insanlar da öldü. Akıl gücümüzden kaybettik. Mantıklı mı bu?
Bu operasyonu yapan ABD'ydi. Bu tespite 'Höt Money' adlı yeni bir kitapta da rastladım. 12 Eylül darbesi için; "NATO himayesindeki darbe Türkiye'nin Batı'y la ekonomik bütünleşmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır" diyordu. Zaten bizim bildiğimiz bir slogan da vardır: "Our boys ha-ve göt it: Bizim çocuklar becerdi." Ama sadece sonuç değil, provokasyonlar da o lafı söyleyenlerin eseridir. 1978'de bir rapor verdim. Türkiye'de sağ-sol tehlikesi yoktur. Çatışmalar darbe hazırlamak için yapılmıştır. Türkiye'yi ekonomik olarak kontrol etmek içindir. Türkiye bu dönemde Sovyetler Birliği (SSCB) ile yakın ilişki içindeydi. SSCB'nin politikası da Türkiye'yi Batı'nm kontrolünden çıkarmaktı. Yatırımlar yaptı. Türkiye de karşılık olarak Ortadoğu'daki Sovyet nüfuzunun artışına imkân sağlıyordu. Türkiye üzerinden geçiri-yorlardı uçakları. Türkiye bağımsız bir ülkeydi. Türk solcuları bağımsız Türkiye için mücadele ettiler ve bağımlı hale getirdiler.

27 Mayıs ve 12 Mart?
Türkiye'deki darbeler iç dinamik eseri değildir. Uluslararası politikada doğan ihtiyaçlara binaen darbeler olur. 1960 darbe-^inde uluslararası bir sorun vardı. İngiltere bölgede ABD'ye kaptırdığı egemenliğini geri istiyordu. Türkiye'de sola açık anayasa yapıldı. Kimsenin böyle talebi de yoktu. Subaylar solcu değildi; ama sol anayasa yaptılar. Bu sol, anti Amerikan'di. Amerikan denizcileri suya atılıyor, Avrupalı denizciler Beyoğlu'nda geziyordu. Anti-em-peryalist değildi yani. ABD'ye yakın 14'ler grubu sonradan tasfiye edildi.

Siz provokatör müydünüz?
Hiç yapmadım.

Deşifre olduğunuz olay?
İstihbaratla provokasyon farklı. Provokasyonda bir eylemi yapmak niyetinde olmadıkları halde insanları sırf bertaraf etmek için eyleme ikna edersiniz, sonra uygularsınız.

Sizinki böyle değil miydi?
Benim, içinde bulunduğum insanları darbeye ikna ettiğimi düşünmek bile hatadır. İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu darbe yapmayacaklardı da, ben ikna ettim, öyle mi? Onları yönlendirmedim. Hazır darbenin içine girdim. Benim yaptığım provo-kasyonsa, o zaman devletin yaptığı her istihbarat faaliyeti provokasyondur. Diyorlar ki, "Solcu gibi, darbeci gibi davrandm". Ne yapabilirdim ki başka. İstihbarat yapıyordum.

Türkiye'de provokasyonu kim yapar? Kontrgerilla, derin devlet... Kim?
Dışarının amaçları istikametinde yapılır ve Türkiye'deki bazı adamları kullanırlar. Kullanılanlar bazen bilinçli bazen bilinçsizdir. Provokasyonun tarafları çoğu zaman da bunu vatan millet için yapar. Karar veren, uygulayan zinciri içinde en yukarıda bir-iki kişi vardır.

Mesela Kenan Evren?
Evren, 12 Eylül'ü niye yaptığını hâlâ anlamış değil. Genel olarak yukarıları söylüyorum.

Haydar Saltık olabilir mi?
Çapına bakarak o kararı veriyorlar. Bunu analitik olarak söyleyemem. Asker bu provokasyonun içinde var veya yok, bilemiyorum.

'Our Boys' kim?
ABD'liler bizim askerlere, "Türkiye komünizme gidiyor" demiş olabilir. Bizimkiler de inanmış olabilir. l

Tahsin Şahinkaya'nın ABD gezisinden sonra darbenin olduğu söylendi?
Var böyle bir iddia. Aslında böyle bir şeyi tercih ederim. Bizimkiler en azından ortağı olsunlar. Değillerse; bu, daha vahimdir. Bence ikinci şık geçerli.

28 Şubat bir provokasyon muydu?
Bazı insanlar kullanıldı. Bir provokatif operasyondur. Bugün iktidarda olanların dine bakışıyla FP'nin bakışı arasında bir fark yoktur. Eğer irtica o gün var idiyse, bugün de var demektir. Amerikan karşıtı bir İslam yerine taraftarı bir İslam konmuştur.

Kudüs gecesi bir provokasyon muydu?
Kalkancı gibi olaylar da öyleydi.

Medya bunu işledi. Medya da mı provokasyonun içindeydi?
Medyasız provokasyon olmaz. Bazen bilinçli, bazen de bilinçsiz yapar.

28 Şubat'ta?
Bilinçli olabilirler. En azından Erbakan Hoca'yi tasvip etmeyip devirmek isteyebilir; ama sonrasının ne olacağını bilmez. Yani "Bu İslamcıları devirip yenilerini getireceğiz, onlar da ekonomik olarak Batı'ya yakın, küresel sermayenin yandaşları olacak" diye bir şey söylemeye gerek yok. Bizim basınımız zaten mahallinde büyük, dünya ölçeğinde hiç...

Provokasyonlardan devam edersek, Çorum ve Maraş katliamları?
Türkiye 'de mezhep ve etnisite çatışması olmamıştır. Devlet yapmıştır; ama halk karışmamıştır. 12 Eylül'e hazırlıktı onlar da.

16 Mart 1978 ve Bahçelievler katliamlarında devlet bunun neresindeydi?
Devlet taraf değildi. O da sağcı-solcu kavgası diye bakıyordu. M l Mayıs 1977'de derin devlet yukarı çıktı ve silahı sıktı denir...
Devlet derseniz, bunun bir politikası olmalıdır. Devlet memurları yapmış olsa bile bunu devlete mal etmem.

Devlet memurları mıydı?
Olabilir. Eylemi kiminle özdeşleştireceğin makro planlayıcıyla ilgilidir.

Son zamanlarda tüm Kürtlerin terör örgütü üyesi olduğu gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Bu provokasyon mu?
Türkiye'de etnik bir çatışma yaratılmak isteniyor. Bu başlarsa durdurulamaz. İnsanlar kendilerini korumak için düşman bildiklerini öldürürler. Dünya üzerinde pek çok ülke Ermeni soykırımını tanıyor. Bu, ön hazırlık. Eğer Türk-Kürt çatışması yaratılabilirse, çapı büyük olmasa bile soykırımcı Türkiye imajı yüzünden en ufak devlet müdahalesinde Türkiye'ye askeri operasyon yapılır. Dünya buna hazır.

Kim yapar; ABD mi, Avrupa mı?
NATO ya da BM.

Bozüyük, nasıl yorumlanmalı?
DEHAP'lıların gitmesi ve ortaya çıkmaları provokasyon.

• DEHAP'lılara saldıranlar?
Provokasyonun ikinci amacı uyarınca onların arasında da birtakım adamlar gö-revlenMrilebilir. Birisi çıkar, "Kahrolsun" der, meseleyi bitirirler.

• ABD'nin Güney Amerika'daki faaliyetleri bile kısa sürede açığa çıkıyor. Ama Türkiye'de 40 yıldan bu yana provokasyon yürütüyor; bir olay patlamıyor. Niye?
Provokasyonu ortaya çıkarmak isteyen herhangi biri yok. Mesela 33 er olayı. Eğer Öcalan'ın sözüne itibar edilecekse, orada Yeşil de vardı.

• Yeşil mi, Yeşiller mi?
Bir türün adı bu.

Hiç yakalanmazlar mı?
Hayır. Türkiye'de karanlık noktaları temizleyecek irade yok. Herkes bu yüzden tehdit altında. Türk halkı toplama çıkarma bilmez. Aydınlar dahil. Bakarsanız, son günlerde PKK eylemler yapıyor. Karşıtlarını sayalım. İran; Barzani, Türkiye, Suriye çatışıyor. Bölgede 200 bin asker 70 bin korucu, 25 bin polis var, istihbarat teşkilatı var. PKK 7 bin kişi. Herkes de diyor ki hepsini PKK yaptı.

• PKK yapmıyor mu eylemleri?
Yapmıyor dersem bana kızarlar ve "İşte PKK'lı" derler.

• Yeşil olmak için ne gerekir?
Yeşil olunmaz, yapılır. Para için böyle eylemlere giren çok adam bulabilirsiniz. Güneydoğu'ya gidin, bir günde 40 Yeşil çıkarırsınız. ü Yeşil, bir Kürt ve devlet yanlısı mı?
Evet; ama yanlısı demek yanlış. İstihdam edilmiştir. Bunu Çekoslovak'tan da yaparsın. Bu, bir ahlak sorunu.

Türkiye'deki provokasyonların tutma nedeni nedir?
Türkiye'nin bunları analiz edecek bir kurumu yoktur ve olmamıştır. MİT diyeceksiniz; ama bunların geleneği Soğuk Sa-vaş'tan gelme. Ben "Bunları ABD yapıyor" derken, kimse inanmadı. Kızaklarda ben oturdum, onlar da komünistlerle mücadele ettiler.

MiT'in içindeki tek 'komünist' siz miydiniz?
Benim gibi düşünen yoktu. "Bir komünist gösterin alnından öpeyim" diyordum. Onların komünist dedikleri bugün medyanın köşe başlarında. O zaman Türk Devleti komünistlere yenilmiştir.

MiT'in hatası mı bu?
Hayır, Soğuk Savaş kültürü.

MİT hiç provokasyon yaptı mı?
Geleneğinde yok. Bir tek ben gerçek düşmanı söylüyordum. Tabii Batılı istihbarat servislerinin hedefi haline geliyorum.

Peki ama niye başınıza bir şey gelmedi bugüne dek kızak dışında?
Soyutlanmış durumdayım. Yeteneklerim ölçüsünde değerlendirilmedim. Bir de benim öldürülmem kahraman olmama yol açar. Ama birisi MİT'in tarihini yazıyor. Bunun içinde darbeden iki sayfada söz ediyor. Casus yakalamaksa büyük iş! İlhan Selçuk sıkıyönetimde eziyet gördüğünü söylüyor. Sıkıyönetim komutanı ben miydim?

Bir provokasyonla karşılaştınız mı?
Türkiye'de hayat provokasyonsuz geçmiyor. Hepsini de yiyoruz.

Ermeni konferansında domates yerine kurşun daha iyi bir provokasyon olmaz mıydı?
Gerek yoktu. Mesele Türkiye'nin soykırım yaptığını kabul ettirmekti.

Türkiye'de provokatör olarak tanımlayabileceğiniz isimler var mı?
Var ama isim veremem.

MİT sizi affetmiş midir?
Onlarla konuşmuyorum. Bundan önceki müsteşarları, mensupların benimle konuşmasını yasakladı. Ben emeklileriyle de konuşmuyorum.

Şiir okudu, hapse atıldı ve başbakan oldu. Bu da provokasyon olabilir mi?
Başbakan provokasyon yapmadı. Uluslararası güçlerin desteğiyle geldi.

Tempo/ Enis Tayman

Bu haber 4,516 kez okundu.

Fenerbahçe'ye sürpriz teklif: Beni alın07 Ocak 2012 11:35
CSKA Moskova’da forma giyen Brezilyalı Vagner Love, menajerleri aracılığıyla haber göndererek, ”F.Bahçe’de oynamak isterim” dedi
Quaresma: Bu maç kolay olmayacak28 Eylül 2011 22:45
Beşiktaş'ın Portekizli yıldızı Quaresma Stoke City maçının kolay olmayacağının bilincinde olduklarını dile getirdi.
Türkmen, Aziz Yıldırım'ın yerine aday oldu10 Eylül 2011 16:20
Süper Lig'in yeni ekibi Orduspor'un başkanı Nedim Türkmen, Kulüpler Birliği Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı.
Suriye; Irak'tan, Bosna'dan farklı değil25 Haziran 2011 15:15
İHH Yönetim Kurulu Üyesi Atalay, “Suriye’de yaşananlar, Gazze’de yaşananlardan, Bosna’da yaşananlardan, Çeçenistan’da yaşananlardan, Irak’ta yaşananlardan pek de farklı değil” dedi.
ATC Başkanı Richard Armitage21 Ekim 2010 12:41
ATC Başkanı Richard Armitage: "Eski edilgen Türkiye'yi özleyenler, yeni Türkiye'den korkuyorlar"
Litvanya çeyrek finalde07 Eylül 2010 22:12
Ülkemizde yapılan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda 2. tur maçında Çin'i 78-67 mağlup eden Litvanya, çeyrek finale adını yazdırdı..
Kemalistler Nutuk'u sansürledi19 Nisan 2009 08:28
Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemil Koçak, 'ezber bozan' bir tarihçi. Erken cumhuriyet dönemi siyasi tarihi, önde gelen uzmanlık alanı.
Başarısız Olan Atatürk'e Sarılıyor08 Ağustos 2008 15:24
İTÜ'ye rektör olarak atanan Prof. Dr. Muhammed Şahin eleştirileri değerlendirdi: Bazı yöneticiler, başarısızlıklarını örtmek için Atatürk ve cumhuriyete sarılıyor.
Ve Taraf'ın patronu konuştu21 Temmuz 2008 20:34
Türkiye'nin en çok merak edilen patronu,Taraf gazetesi ve Alkım Yayınları'nın sahibi iki kardeşten Başar Arslan tüm sorulara cevap verdi...
'Bu hükümet ABD'ye ram olmaz!'10 Temmuz 2008 23:41
Zaman gazetesinde dış politika konusunda yazılar yazan Fikret Ertan'la Erdoğan'ın süpriz olmayan süpriz Irak ziyaretini konuştuk. Erdoğan'ın önce 'gideceğim' deyip sonra gitmeme kararı almasına rağmen tekrardan fikir değiştirmesine neyin sebep olduğunu sorduk
Kanadoğlu: AKP yol ayrımında...10 Ocak 2008 17:17
367'nin mimarı Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, bu kez, 'AKP yeni anayasa yapamaz' iddiasıyla gündemde. "AKP'nin bir yol ayrımında olduğunu" söyleyen Kanadoğlu, "Tehdit etmiyorum, sadece uyarıyorum" diyor.
Gözde doğrular ve yanlışlar07 Eylül 2007 10:52
Göze çayla pansuman yapmak doğru mu?, Çok okumak, çok çalışmak gözü bozar mı?... İşte yanıtlar
Ufuk Uras: Sol kendine yeni geliyor30 Temmuz 2007 11:37
Solda tüm kesimleri bir araya getirecek bir oluşum peşinde olan Ufuk Uras, "Solun bir başka talihsizliği 12 Eylül’dür. Öyle bir kazıdılar ki, daha yeni yeni kendimize geliyoruz" dedi.
AKP'den milletvekili olmak isterim!28 Temmuz 2007 21:44
CHP'li manken Tuğba Özay'dan ilginç açıklamalar... Özay bu kez kazanandan yana... Bir sonraki dönemde milletvekili olmak istediğini söyleyen Özay "AKP'yi kendime yakın buluyorum" dedi. İşte o röportaj...
Seçim sonucuna Batı'dan 2 ilginç yorum23 Temmuz 2007 21:55
Türkiye siyasetini yakından izleyen yorumcular bugünkü tabloyu nasıl değerlendiriyor? İşte 2 farklı değerlendirme...
Dört yılda 18 filme beste yaptı22 Temmuz 2007 10:49
Beş yaşında konservatuvara giren Pınar Toprak, yaptığı film müzikleriyle ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden bir besteci... En son, bu hafta vizyona giren 'Fall Down Dead/Dehşet Gecesi' filminin müziklerini yapan Toprak, bugüne kadar pek çok önemli projede yer aldı
Seçmen beni Sezer’in oğlu diye tanıyor17 Temmuz 2007 17:18
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in damadı Mustafa Kemal Kısacıkoğlu, CHP’nin milletvekili adaylarından. Kendini ‘Sezer’in damadı’ olarak tanıtmıyor; ama bazı seçmenler onu Cumhurbaşkanı’nın oğlu olarak görüyor.
Sandıktaki halk emridir17 Temmuz 2007 11:27
‘Sandığın içindeki tehlike’ kampanyasını yanlış bulan Tarhan Erdem, ‘Sandıktan ne çıkarsa meşru, saygıdeğer ve doğrudur. Çünkü halkın emridir’ diyor. Erdem’in CHP-MHP koalisyon yorumu da şöyle: ‘Koruk duayla üzüm olmaz’.
‘En şanslısı MHP ’17 Temmuz 2007 09:44
Bülent Tanla, bu seçimlerde en büyük atağı yapacak partinin MHP olacağını söylüyor
CHP'nin dayatmacılığı tehlikeli bir oyun16 Temmuz 2007 18:14
Prof.Dr.Ali Yaşar Sarıbay:“CHP liderinin demokrasi endişesi samimi değil. Merkeze en fazla oynayan parti CHP'dir. Merkez stratejisine hizmet edecek, yolu açabilecek çatışmalar-çekişmeler formüle ediliyor. 50'den gelen rahatsızlıklar henüz çözülmedi, nihai hesaplaşma hâlâ olmadı” diyor
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı