Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
7 Şubat 2012, Salı
 DÖVİZ KURLARI : 
‘Dik duruşumu bozmayacağım’
‘Dik duruşumu bozmayacağım’
18 Mart 2010 Perşembe 19:45
'Balyoz Planı' iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, basın mensuplarına dağıtılan mektubunda, 'Eski bir asker olarak yaşadıklarımı, verdiğimiz savaşın götürüsü olarak görüyorum. Bu nedenle dik duruşumu asla bozmayacağım' ifadesine yer verdi.

Doğan, plan seminerlerinin üst komutanlıklarca yayınlanan genel direktifin ana çerçevesinde hazırlandığını, detayların üst komutanlıklarca belirlendiğini ve icra edildiğini savunarak, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığından generallerin başkanlık ettiği heyetlerin gözlemci olarak seminere katıldıklarını de öne sürdü.

Doğan'ın 16 sayfalık mektubu, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen avukatı Celal Ülgen tarafından basın mensuplarına dağıtıldı.

Ülgen tarafından dağıtılan mektupta emekli Orgeneral Doğan, kamuoyunu uyarmak ve tarihe bir not düşmek için mektup yazdığını ifade etti. Delillerin henüz tamamen toplanmamış olması ve suçun mahiyeti gibi gerekçelerle üç haftayı aşkın bir süredir tutuklu olduğunu belirten Doğan, mektubunda, ''Yakalama, gözaltı ve tutuklanma sürecinde onur kırıcı, hazmedilmesi zor adli prosedürlerin ruhuma ve bedenime yaptığı tahribatın hesabını kimlerden sormamın gerektiğinin bilincindeyim'' dedi.

Soruşturmaya konu belgeye ilişkin, ''Üzerinde ıslak, kuru veya elektronik hiçbir imza bulunmayan bu uyduruk belgenin gerçek olduğu sanısını yaratmak için bu belgeye referans veren bir başka sahte evrak düzenlenmiştir'' iddiasında bulunan Doğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bütün hareket planları ve bu planlara göre düzenlenen seminerlere ilişkin yazışmaların harekat başkanları tarafından hazırlandığını ve belgenin üzerinde yer alan ''Pl. ve Eğt. Ş.'' ibaresinin açılımı olan ''Plan ve Eğitim Şubesi'' adlı bir şubenin 1. Ordu Harekat Başkanlığı kuruluşunda bulunmadığını öne sürdü.

Doğan, 5-7 Mart 2003 tarihlerinde icra edilen plan seminerine ilişkin bütün yazışmaların Ordu Harekat Başkanlığı kuruluşunda bulunan Plan ve Harekat Şubesi'nce (Pln. Hrk. Ş.) hazırlandığını ve askeri bilirkişi raporunda yer alan seminere ilişkin bütün yazışmalarda ''Pln. Hrk. Ş.'' kodunun bulunduğunu aktardı.

-BİLİRKİŞİ TALEBİ-

''Yazışmalara ilişkin sahte evraklarda, orijinal olmayan ibarelerin yer aldığını'' öne süren Doğan, soruşturmayla ilgili bilirkişi raporunun hazırlandığı TÜBİTAK'ı eleştirdi ve herhangi bir üniversitenin ilgili bölümünden gerçek bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini bildirdi.

1. Ordu Askeri Savcılığından alınan bilirkişi raporunun soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının iddialarına bir dayanak teşkil etmediğini savunan Doğan, askeri savcılığın ''dokümanların gerçek olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılmıştır'' açıklaması yaptığını, raporda incelemenin dayandığı faraziyenin açıkça belirtildiği, raporda planın gerçekliğinin sorgulanmadığı ve planın gerçek olduğu varsayımından hareket edildiğini ifade etti.

-''BİR DARBE PLANI GÖRÜŞÜLMEDİ''-

Çetin Doğan, ''5-7 Mart 2003'te icra edilen 1. Ordu Plan Seminerinde 'Egemen Harekat Planı'nın görüşülmediği ve uydurma 'Balyoz' planının görüşülüp, müzakere edildiği iddiasının geçersiz olduğunu'' savunarak, bununla ilgili hususları şu şekilde sıraladı:

''Plan seminerinin icrasına ilişkin ordu komutanı olarak yayınladığım bir emirde, seminerde yapılacak takdim, konuşma ve müzakerelerin tamamının kayda alınmasını istedim. Emir doğrultusunda seminer başından sonuna kadar kayda alındığı için ses kayıtları bulunmaktadır. Savcılığın elinde bulunan ve bazı bölümleri basına sızdırılan ses bantları, emrim üzerine kayda alınmış ses bantlarıdır. Verdiğim emrin sureti, savcılıkta değilse aynı konuda soruşturma yapan askeri savcılıktan temin edilebilir. Bu kayıtlardan açıkça görülecek husus da plan seminerinde 'Balyoz', 'Suga', 'Oraj', 'Sakal', 'Çarşaf' kod adlı, 'kendi uçağını düşürmek' ve 'cami bombalamak' gibi inanılmaz hazırlıkları içeren bir darbe planının hiçbir suretle görüşülmediğidir.''

-''OLASILIĞI YÜKSEK EN TEHLİKELİ SENARYO''-

Doğan, ''ses kayıtlarının söz konusu seminerde sadece 1. Ordu Egemen Harekat Planı'nın jenerik bir senaryo çerçevesinde, ordunun Sakarya nehrine kadar uzanan geri bölgesinin güvenliğini de kapsayacak şekilde irdelendiğini açıkça ortaya koyduğunu'' iddia etti. Doğan, jenerik senaryonun özelliğinin, ''olasılığı yüksek, en tehlikeli senaryo'' olduğunu da dile getirdi.

Seminerde, Türkiye'nin komşu ülkeler Yunanistan ve Irak ile iki cephede tehdit altında kalması ve sorun durumunda ne yapılması gerektiğinin konuşulduğunu aktaran Doğan, yapılan müzakerelerde kendi yaptığı konuşmalar ve diğer katılımcıların özel takdimlerin parça parça kullanılarak kamuoyunda bilgi kirliliği ve kuşku yaratılmaya çalışıldığını ileri sürdü.

-''SEKRETERLERİN DAHİ İFADELERİNE BAŞVURULMUŞ''-

Doğan, mektubunda ''Ordu karargahından bayan sekreterlerin, yazıcıların dahi ifadelerine başvurulduğunu üzülerek öğrendim. Bunca insanın benim suçluluğumu ispat etmek ve bu amaçla bir delil bulma uğruna tedirgin edildiklerini öğrenmenin bana çok acı geldiğini söylemeliyim'' sözlerine de yer verdi.

-KOMUTANLARDAN GİZLENDİĞİ İDDİASINA YALANLAMA-

''Balyoz Hareket Planı''nın bilgisayarda kopyalama ve yapıştırma metoduyla imal edildiğini savunan ve bu savıyla ilgili çeşitli hususları belirten Doğan, ''1. Ordu Komutanlığı'nın 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra ettiği Ordu Plan Semineri'nin jenerik senaryosu ve cereyan tarzı planının üst komutanlardan gizlendiği'' iddialarını da yalanladı.

Doğan, plan seminerlerinin üst komutanlıklarca yayınlanan genel direktifin ana çerçevesinde hazırlandığını, detayların üst komutanlıklarca belirlendiğini ve icra edildiğini savunarak, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığından generallerin başkanlık ettiği heyetlerin gözlemci olarak seminere katıldıklarını öne sürdü.

-ADLİYEDE AŞAMASI-

''Balyoz planı'' soruşturmasına siyasi kişilerin müdahalesi veya siyasetin gölgesi olup olmadığını kamuoyunun takdirine bıraktığını kaydeden Doğan, kendisiyle ilgili arama ve gözaltı olaylarına ilişkin haberlerin gözaltına alınmasından dört saat önce bir televizyon kanalından verildiğini ifade etti.

Adliyeye getirildiği gün saat 10.30'da başlayan savcılık sorgusunun saat 15.30'da sona erdiğini belirten Doğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı'nın Beşiktaş Adliyesinden ayrılmasının saat 16.00'da gerçekleştiğini ve nereye gittiği ya da kiminle yemek yediği hususlarının kendi beyanlarıyla sabit olduğunu savundu.

Doğan, kendisini sorgulayan Cumhuriyet savcılarından Bilal Bayraktar'ın kendisine, ''Evet üst düzey yöneticilerden bana bu davaya ilişkin telefon edildi'' dediğini öne sürerek, bu konuşmanın da soruşturmada siyasilerin bir gölgesinin olup olmadığı yönündeki konuya bir fikir verdiğini söyledi.

Doğan, ifadesini alan nöbetçi hakim Ali Efendi Peksak'ın, sorgulamalardan önce Başsavcıvekili Çolakkadı ile yemekte olduğunu da öne sürerek, ''Hakim ve savcılarımızın Adalet Bakanlığı Müsteşarı ile görüşerek karar vermiş olabileceği yolunda bir kuşku duyulması dahi adil yargılamaya gölge düşürmez mi?'' diye sordu.

-CEZAEVİ HAYATI-

Tutuklu bulunduğu Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki hayatını da anlatan Doğan, cezaevinde hayatın, kurumda görevli personelin gösterdiği iyi niyete rağmen bir ceza niteliği taşıdığını savundu.

Doğan, şunları kaydetti:

''Şayet burada iseniz, sizin şüpheli, sanık veya hükümlü olmanız fark etmiyor. İlgili tüzük gereğince cezaevi içerisinde tutuklu ve hükümlülerin tabi olduğu bütün kısıtlamalar aynı. Daha başka bir deyişle yargısız infaz ediliyor, hükümlü gibi ceza çekiyorsunuz. Her gün üzeriniz aranıyor, ayakkabınız çıkartılıyor, haftada ancak bir gün 15 dakika telefonla görüşme hakkımı, ABD'deki kızımla konuşmak istediğimde kullanamıyorum. Kızımın telefon faturası isteniyor.''

Anadolu AjansıAnadolu Ajansı

Bu haber 417 kez okundu.

YORUM YAZ
BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
CHP'de Olağanüstü Kurultay yolu göründü18 Ocak 2012 13:07
CHP'de Olağanüstü Tüzük Kurultayı isteyen muhalifler imzalarını cuma günü teslim ediyor
Yönetimde her türlü ayrımcılığa karşıyız18 Ocak 2012 12:36
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamunun vizyonunu çizdi.
81 İl Başkanı'na '19 Mayıs' mektubu14 Ocak 2012 16:51
CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap imzasıyla partinin 81 il başkanına, 19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgeye ilişkin mektup gönderildi
"Bende o fezlekeden 13 tane var"14 Ocak 2012 15:51
Başbakan Erdoğan CHP Liderine cevap verdi: "Bir tane fezleke ile kahramanlık taslayanlar var. Hakkımda 13 tane fezleke var."
Vatan yazarından 19 Mayıs tepkisi14 Ocak 2012 15:40
Vatan Gazetesi yazarı Mutlu Tönbekici "Yağmur altında güneş altında, spor değil gençlik değil, anma desen o da değil.. bir acayip faşist tapınma müsamereleri bitsin" dedi.
‘AKP ne yapmak istiyor?’ diye soranlara...13 Ocak 2012 15:16
Cezaların amacı kişilerden intikam almak değil, başkalarını benzer suçlar işlemekten caydırmaktır. Silivri davaları sona erdiğinde, Türkiye daha demokrat, daha özgür, daha insan haklarına saygılı, asker-sivil ilişkileri daha düzgün bir hukuk devleti olmuşsa, yaşanan süreç işe yaramış demektir
'Birgün e-muhtıranın da hesabı sorulur'13 Ocak 2012 10:38
'Büyükanıt da yargılansın' diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'ten cevap geldi...
Emniyet bütün telefonları dinliyor13 Ocak 2012 10:36
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün elinde kişilerin tüm telefon kayıtlarının dinlenmesini sağlayan bir sistem olduğunu belirtti
Mermiden sonra KATASAMO tehdidi13 Ocak 2012 10:35
Havaalanında polise teslim ettiği boş silahının, bir mermiyle kendisine teslim edildiğini ve bunun “Bir tehdit” olduğunu söyleyen BDP’li Sakık, dün de Samsun’dan “KATASAMO Gençleri” imzalı bir tehdit mektubu aldı
FT: 'Erdoğan'ın ilerleyişi durdu'11 Ocak 2012 12:11
Financial Times Gazetesi, Avrupa Konseyi’nin Türk yargı sistemine ilişkin bu haftaki raporunda yer alan ilginç iddiaları gündemine aldı
'Kızılay'da bombaları asker patlatıyordu'09 Ocak 2012 12:19
Eski Bakanlardan Nahit Menteşe, Aksiyon Dergisi'ne verdiği röportajda çarpıcı iddialarda bulundu...
'Devlet Uludere için özür dilemelidir'09 Ocak 2012 11:52
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Uludere'de 35 kişinin hayatını kaybettiği saldırı için özür diledi
'İçişleri Bakanı İstifa etmeli'09 Ocak 2012 00:47
Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla bir çok kesimin tepkisini toplayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifasını isteyenler arasına kamuoyunun yakından tanıdığı sinema ve müzik dünyasının ünlü isimleri de katıldı
Tahrik siyaseti güdenlerin amacı nedir08 Ocak 2012 23:37
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bu topraklarda farklılıkların oluşturduğu bin yıllık zenginliğin terör belasına kurban edilmeyeceğini belirterek, 30 yıldır kardeşliğin adeta testere ile keser gibi bitirilmeye çalışıldığını söyledi.
Gül'den emekli vekil zamlarına veto30 Aralık 2011 03:37
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, emekli milletvekillerinin maaş artışıyla ilgili yasayı yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade etti.
Kürtlerin doğal haklarını vereceğiz22 Aralık 2011 12:36
TBMM Genel Kurulu’nda 14 gün süren bütçe maratonu son buldu. Hükümet adına kürsüye çıkan Bülent Arınç, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır’ın “Kürt realitesini tanımak gafletin ötesinde bir davranıştır” sözlerini, BDP’lilerden de alkış aldığı şu sözlerle yanıtladı:
MHP'ye yardım eli BDP'den19 Aralık 2011 11:33
Kuliste rahatsızlanan MHP’li vekil Lütfu Türkkan’a, BDP’li milletvekilleri yardım ederek revire götürdü. BDP’liler Türkkan’ın revirdeki işleri bitene kadar yanından ayrılmadı. MHP’li Türkkan, bu olayı daha sonra sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan takipçileri ile paylaştı.
BDP'li Kaplan kürsüde bardağı kırdı10 Aralık 2011 10:40
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine sinirlenerek, konuşma yaptığı kürsüdeki bardağı kırarak fırlattı
'Erdoğan artık sınıra geldi'28 Kasım 2011 11:22
Dengir Mir Mehmet Fırat: Herkesin sınırı var. Tayyip Bey de belki demokrasi ve özgürlüklerde sınıra geldi. Ne isteniyor benden? TRT Şeş’i verdim, daha ne istiyorsunuz, diyebilir ama bu kanalda çocuğa Kürtçe masal anlatamıyorsunuz.
'Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir'28 Kasım 2011 09:51
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir. Ancak, problem bizim bu konuda göstermiş olduğumuz çifte standart ve endişe verici adımlardır'' dedi.
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Tek çıkaryol Osmanlıvari bir çözüm
Günümüzün en popüler felsefecilerinden biri kabul edilen Slavoj Zizek bir dizi konferans için Türkiye'ye geldi.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı