Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Andıç'ı bana 'iyi çocuklar' getirdi
Andıç'ı bana 'iyi çocuklar' getirdi
11 Mart 2010 Perşembe 10:58
Şemdin Sakık: Şemdinli sanıkları 28 Şubat'ın ünlü andıcındaki ifadeyi imzalamam için geldi.

Şemdin Sakık, 12 yıl sonra yaptığı itiraflarda bazı gazeteciler hakkında "PKK'dan para alıp yazı yazıyorlar" şeklinde iftiraların yer aldığı andıç belgesini imzalatmaya çalışanların arasında, kamuoyunda "iyi çocuklar" olarak bilinen Şemdinli sanığı astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'in de olduğunu söyledi. Sakık ayrıca o dönem askerler tarafından kendisine dayatılan isimleri ve yaşadıklarını da tek tek anlattı. Lagin Yayınları'ndan çıkan Şiddetin Sefaleti adlı kitapta o döneme ilişkin çarpıcı bilgiler yer alıyor. Editörlüğünü Tuncer Günay'ın yaptığı kitapta Sakık'ın ağzından yakalanma hikâyesi ve andıcın perde arkası şöyle anlatılıyor:

'Beni Yeşil yakaladı'

15 Mart 1998'de örgütten ayrılıp KDP peşmergelerine sığındım. Orada bulunan kardeşim Arif Sakık'la bir ev kiralayıp normal yaşama geçtik. Bu sırada KDP ve Türk yetkililer, Türkiye'ye getirilmemiz için bazı görüşmeler yapıp anlaşmışlar. 13 Nisan 1998'de başlarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın bulunduğu beş kişilik bir ekip bizi Kuzey Irak'tan alıp Silopi'ye getirdi. Silopi'de tutulduğumuz üç saat boyunca öldüresiye kaba dayaktan geçirildik. Bu sırada birisi işkence gördüğümüz odanın kapısını çalıp içeri girdi: "Ankara'dan talimat var, bu kişiler öldürülmeyecek ve en kısa sürede mahkemeye çıkarılacaklar, onları artık dövmeyin..." haberi verdi. Sonra bizi Diyarbakır'a getirdiler.

Her gün dosya karıştırdım

Beni Jandarma İstihbarat Merkezi'ne götürdüler, bir odaya bıraktılar. Her gün sabahtan akşama dek dosyaları karıştırıyor ve çözemedikleri noktaları soru olarak bana yöneltiyorlardı. Hakkında bilgi istenen kişiler arasında Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand, Akın Birdal, Salim Ensarioğlu, Ahmet ve Mehmet Altan kardeşler de bulunuyordu. Kısacası Türkiye'nin ne kadar önde gelen ismi varsa hepsi soruldu. Bu kişilerin örgütle ne tür ilişki içinde oldukları, örgütten para alıp almadıkları, neden Şam ve Bekaa Kampı'na gittikleri ve her biri hakkında ne düşündüğümü, sordular. Daha doğrusu ülkenin ileri gelen bu gazeteci, yazar ve siyasetçilerinin örgüte yardımcı olduklarını, para karşılığında örgüt propagandası yaptıklarını itiraf etmemi istediler.

Bunlara hain diyeceksin

Açıklamaya, "bu şahsiyetleri..." diyerek başladım ki, "bunlar şahsiyet değil, bunlar birer hain, bu hainler diyeceksin..." telkiniyle konuşmamı kestiler. Yine de birine iftira atmama kararlılığımı korumaya çalıştım: "Bu şahsiyetlerin örgütle ilişki içinde olup olmadıklarını bilmiyorum. Örgüt saflarında olduğum süre içinde onlarla hiç karşılaşmadım. Onları katıldıkları tartışma programlarından ve gazete köşelerinden tanırım..." türünde bir şeyler söylediysem de, onları ikna edemedim. Hiddetlendiler: "Eğer itirafta bulunmazsan 'istediğinizi yapın' deyip seni askerin eline vereceğiz, sana ne yapacaklarını tahmin edebiliyor musun; kimi ırzına geçer, kimi cop sokar..." tehdidinde bulundular. Gece boyunca süren sorgudan bir sonuç alınamayınca bana üç gün hücre cezası verdiler. Üç gün hücrede tutulduktan sonra tekrar eski yerime alındım. "

İki gün sonra, kamuoyunda "iyi çocuk" olarak bilinen personelin de aralarında olduğu birkaç kişi bulunduğum odaya geldiler, önüme birkaç kâğıt koyup imzalamamı istediler. "Bunlar nedir? Gözlerimi açamadığım için okuyamıyorum, okumadan imzalamak istemiyorum" deyince, "bunlar öyle önemli şeyler değil, ifadelerinden arta kalanlardır, tutanaklar arasında unutulmuş ifadelerindir" dediler. Gözlerim uzun süre bağlı kaldığı için ağrıyordu. Sadece koyu puntolarla yazılmış isimleri görebildim. Hepsi de sorguda isimleri geçen insanlardı. Belgeyi imzalamayı kabul etmedim.

'İyi çocuklar' geldi

Beni Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı'na çıkardılar. Başsavcı "İsmi geçen şahısların en azından birkaçının örgüt bağlantılarını deşifre edersen özellikle kardeşin için yararlı olur. Tekrar düşün, yoksa senin için iyi olmaz" deyip tehdit etti. Beni savcılıktan alıp hâkimin huzuruna çıkardılar. Atfedilen iddiaların doğru olmadığını tekrarladım: "Ankara'nın merkezinde oturan, çalışan, telefonlarını dinlediğiniz kişilerin ne kadar PKK'li olduklarını bana sormanızı anlayamıyorum. Ben bu insanları nasıl tanıyabilirim ki! Bu sözlerim hâkim beye mantıklı gelmiş olmalı ki, başını sallayarak beni onayladı. TARAF

Bu haber 1,387 kez okundu.

YORUM YAZ
BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
CHP'de Olağanüstü Kurultay yolu göründü18 Ocak 2012 13:07
CHP'de Olağanüstü Tüzük Kurultayı isteyen muhalifler imzalarını cuma günü teslim ediyor
Yönetimde her türlü ayrımcılığa karşıyız18 Ocak 2012 12:36
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamunun vizyonunu çizdi.
81 İl Başkanı'na '19 Mayıs' mektubu14 Ocak 2012 16:51
CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap imzasıyla partinin 81 il başkanına, 19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgeye ilişkin mektup gönderildi
"Bende o fezlekeden 13 tane var"14 Ocak 2012 15:51
Başbakan Erdoğan CHP Liderine cevap verdi: "Bir tane fezleke ile kahramanlık taslayanlar var. Hakkımda 13 tane fezleke var."
Vatan yazarından 19 Mayıs tepkisi14 Ocak 2012 15:40
Vatan Gazetesi yazarı Mutlu Tönbekici "Yağmur altında güneş altında, spor değil gençlik değil, anma desen o da değil.. bir acayip faşist tapınma müsamereleri bitsin" dedi.
‘AKP ne yapmak istiyor?’ diye soranlara...13 Ocak 2012 15:16
Cezaların amacı kişilerden intikam almak değil, başkalarını benzer suçlar işlemekten caydırmaktır. Silivri davaları sona erdiğinde, Türkiye daha demokrat, daha özgür, daha insan haklarına saygılı, asker-sivil ilişkileri daha düzgün bir hukuk devleti olmuşsa, yaşanan süreç işe yaramış demektir
'Birgün e-muhtıranın da hesabı sorulur'13 Ocak 2012 10:38
'Büyükanıt da yargılansın' diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'ten cevap geldi...
Emniyet bütün telefonları dinliyor13 Ocak 2012 10:36
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün elinde kişilerin tüm telefon kayıtlarının dinlenmesini sağlayan bir sistem olduğunu belirtti
Mermiden sonra KATASAMO tehdidi13 Ocak 2012 10:35
Havaalanında polise teslim ettiği boş silahının, bir mermiyle kendisine teslim edildiğini ve bunun “Bir tehdit” olduğunu söyleyen BDP’li Sakık, dün de Samsun’dan “KATASAMO Gençleri” imzalı bir tehdit mektubu aldı
FT: 'Erdoğan'ın ilerleyişi durdu'11 Ocak 2012 12:11
Financial Times Gazetesi, Avrupa Konseyi’nin Türk yargı sistemine ilişkin bu haftaki raporunda yer alan ilginç iddiaları gündemine aldı
'Kızılay'da bombaları asker patlatıyordu'09 Ocak 2012 12:19
Eski Bakanlardan Nahit Menteşe, Aksiyon Dergisi'ne verdiği röportajda çarpıcı iddialarda bulundu...
'Devlet Uludere için özür dilemelidir'09 Ocak 2012 11:52
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Uludere'de 35 kişinin hayatını kaybettiği saldırı için özür diledi
'İçişleri Bakanı İstifa etmeli'09 Ocak 2012 00:47
Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla bir çok kesimin tepkisini toplayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifasını isteyenler arasına kamuoyunun yakından tanıdığı sinema ve müzik dünyasının ünlü isimleri de katıldı
Tahrik siyaseti güdenlerin amacı nedir08 Ocak 2012 23:37
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bu topraklarda farklılıkların oluşturduğu bin yıllık zenginliğin terör belasına kurban edilmeyeceğini belirterek, 30 yıldır kardeşliğin adeta testere ile keser gibi bitirilmeye çalışıldığını söyledi.
Gül'den emekli vekil zamlarına veto30 Aralık 2011 03:37
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, emekli milletvekillerinin maaş artışıyla ilgili yasayı yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade etti.
Kürtlerin doğal haklarını vereceğiz22 Aralık 2011 12:36
TBMM Genel Kurulu’nda 14 gün süren bütçe maratonu son buldu. Hükümet adına kürsüye çıkan Bülent Arınç, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır’ın “Kürt realitesini tanımak gafletin ötesinde bir davranıştır” sözlerini, BDP’lilerden de alkış aldığı şu sözlerle yanıtladı:
MHP'ye yardım eli BDP'den19 Aralık 2011 11:33
Kuliste rahatsızlanan MHP’li vekil Lütfu Türkkan’a, BDP’li milletvekilleri yardım ederek revire götürdü. BDP’liler Türkkan’ın revirdeki işleri bitene kadar yanından ayrılmadı. MHP’li Türkkan, bu olayı daha sonra sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan takipçileri ile paylaştı.
BDP'li Kaplan kürsüde bardağı kırdı10 Aralık 2011 10:40
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine sinirlenerek, konuşma yaptığı kürsüdeki bardağı kırarak fırlattı
'Erdoğan artık sınıra geldi'28 Kasım 2011 11:22
Dengir Mir Mehmet Fırat: Herkesin sınırı var. Tayyip Bey de belki demokrasi ve özgürlüklerde sınıra geldi. Ne isteniyor benden? TRT Şeş’i verdim, daha ne istiyorsunuz, diyebilir ama bu kanalda çocuğa Kürtçe masal anlatamıyorsunuz.
'Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir'28 Kasım 2011 09:51
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir. Ancak, problem bizim bu konuda göstermiş olduğumuz çifte standart ve endişe verici adımlardır'' dedi.
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı