|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
|
CHP NASIL KURTULUR?
![]()
21 Kasım 2008 09:00
CHP’nin işi çok zor. Çünkü AKP onların elindeki kaleleri almaya da çok çalışıyor. Örneğin Çankaya’nın hep CHP elinde olan belediyesini almak için inanılmaz kararlılıkta planlar uyguluyorlar.
MEHMET ALİ KIŞLALI-Radikal Başında kaldıkça, Deniz Baykal‘ın CHP’ye engel olduğu söylenir. Baş sebep olarak da ‘hizipçi’ olması gösterilir. Bu eleştiri tartışılır. Ama 1960’lardan bu yana siyaset içinde olan, kimi yetenekleri yadsınılmaz. Baykal şimdi çarşaflı, başörtülü, türbanlı kadınları gösterişli törenlerle CHP’ye kaydetmeye başlayınca tartışmalara sebep oluyor. Kimi partililer eleştirdiler. Kimileri bu yaklaşımın partiye oy kazandıracağını düşündü. Kimileri de sordu, ”CHP bugüne kadar bu tür giysili yüz binlerce, belki milyonlarca Anadolu kadınından acaba oy almıyor muydu?” dediler. Kimileri de sahnelenene inanmadı, ”Onların aslında başları açıktı” dedi. CHP temelde yasalara karşı olmayan giyimlere neden karşı olsun? Bizim bildiğimiz itirazı ‘dinin siyasete alet edilmesi’ anlamına gelecek yaklaşımlara. Şimdi karşı cepheden, ‘Başı kapalılar siyasi partiye alınıyor da neden üniversiteye alınmıyor?’ eleş-tirisi geliyor. Ama şu soruların henüz yanıtı yok; “Başı kapalılar üniversiteyi bitirince ne olacak? Nerede iş bulacaklar?Kamu alanlarındaki yasaklar ne olacak?” CHP’nin türban kaldırma adımını atmadan önce bu soruları da yanıtlaması gerek. Baykal yaklaşan seçimlerin olası neticelerinden korkuyor olmalı. Denize düşmüş gibi aklına gelen önlemlere sarılıyor. Ama kendisine temelde yöneltilen eleştirilere pek dokunmak istemiyor. Oldum olası Baykal’ın iktidar olmak istemediği, muhalefet liderliğini rahat ve yeterli bulduğu, bunun için gereken önlemleri aldığı söylenir. Bu iddiaları ispatlamak için de, ”Ha-yatında, hiçbir görevinde gelecek için plan yapmaz. Sadece eleştirir. Alternatif yaratmaz. AKP tutumu karşısında önce IMF ile anlaşma yapmamasını eleştirdi. Şimdi de anlaşmaya gitmesini eleştiriyor”derler. Partisi içinde iktidarda olduğu dönemlerde hep kendine rakip politikacıları elemiştir. “Acaba bunlara kapılarını açsa, partisine daha fazla oy kazandırmaz mı?” diye sorarlar. CHP’nin sergilediği yeni tavır partilileri arasında zıt tepkilere sebep oldu. Kimi katı Atatürkçü “Ben artık CHP’ye oy vermem” dedi. “Kim kaldı oy verecek ?” denince, yanıt ya “Demokratik Sol Parti” ya da “İşçi Parti’si” oldu. Baykal’ın bu kadar kararlı bir adımla Atatürkçü kesimi şaşırtmasının ise ‘Nasıl olsa bizden başka oy verecek parti yok’ düşüncesinden ileri geldiği öne sürüldü. Bir kesim de Baykal’ın taktiğini reklam olarak görmekte. AKP’nin seçimlerdeki başarısı, CHP’nin geride kalması başka, daha inandırıcı açılardan da irdeleniyor. Partilerin halktan destek sağlamasında en önemli unsurun kendisine önem verildiğini görmesi deniyor. CHP oldum olası halk gözünde ‘eşraf partisi’dir. AKP ise Demokrat Parti’nin 1940 sonlarında başattığı halka yaklaşma, onunla el ele-iç içe olma yöntemini en ileri noktaya çıkarmıştır. Büyük kentlerin kenar mahallelerinde yaşayan milyonlarca insan, en yaşamsal gereksinimlerine AKP tarafından sahip çıkıldığını görmüştür. Gıda ve yakacak yardımı almıştır. Şimdi CHP dengeyi lehine değiştirmek için öncelikle bu nokta üzerine eğilmelidir düşüncesi yaygın. Ama CHP’nin işi çok zor. Çünkü AKP onların elindeki kaleleri almaya da çok çalışıyor. Örneğin Çankaya’nın hep CHP elinde olan belediyesini almak için inanılmaz kararlılıkta planlar uyguluyorlar. Başarı için ne yapabileceklerini en tanınmış Atatürkçü CHP’lilerden soruyorlar. radikalBu haber toplam 603 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||