|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
|
ERDOĞAN YİNE ÇOK SERT ÇIKTI
![]()
7 Eylül 2008 15:03
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bayrampaşa İlçe Teşkilatı Kongresi'nde konuştu
YENİ ŞAFAK İNTERNET . İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları: Türkiye, gündem belirleyen ülke olmuştur. Türkiye artık yapıcı katkısı aranan, süreçlere katılması istenen, küresel ve bölgesel bir aktör haline gelmiştir. Tarafların güvenini kazanmak, durup dururken olmuyor. Dürüst ve samimi davranmakla oluyor. Türkiye, Ortadoğu'da da, Kafkaslar'da da işbirliği aranan bir ülke olmuştur. Uluslararası zeminde sözünüz ne kadar dinleniyorsa, uluslararası gücünüz de o kadardır. Milleti aç ve açıkta bırakarak milliyetçilik yapmanın devri çoktan geçti. Türkiye'nin yeri alt kümeler değildir. Türkiye'nin yeri süper ligdir. Bu kervan, bu yolda emin adımlarla yürüyor. Üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili ülke kompleksi geride kalmıştır. Geldiğimizden beri, düşman üreten değil, dost üreten bir Türkiye var Büyüklerimizin, 'Dereler akar, Türk bakar' diye bir sözü var. Şimdi 'Dereler akar, Türk yapar' diyoruz. İnancına güvenmeyen inanç hürriyetinden korkar. Düşüncesine güvenmeyen düşünce hürriyetinden korkar. Ben hiç bir şeye karışmam, kendi kabuğumda yaşar giderim deseydik... Hiç bir zaman masadan kaçmadık. Türkiye'yi tarihte olduğu gibi şanlı yerine yeniden çıkartacağız. Türkiye dünya ülkesi olmaya gözünü dikmişken, birileri Ankara'da hala taşra siyaseti güdüyor. Dışişleri Bakanıma talimat verdim. Muhalefeti ziyaret et, AB konusunda bilgilendir. Haftalar oldu, CHP cevap vermedi. En son gelen cevap şu: Onur Öymen'e gelip brifingi versinler! Ben bakanımı gönderiyorum. O zaman ben de bürokratımı gönderirim. Bilgiye ihtiyacınız varsa alırsınız. MHP'nin verdiği cevap; "Petrosyan'la görüştü bizim başkanımız dediler, gelsin birine brifingi versin" diyorlar. Bürokratımı gönderirim. Alparslan Türkeş'le, Petrosyan görüşmş mü görüşmemiş mi? Bunlar çözüm üretemez. Problem üretirler. Biz yerel siyasetten beri, sorun çöze çöze geldik. Ne ana muhalefetin, ne yavrumuhalefetin böyle bir derdi var. Sokakların sesini, halkın vicdanını devlete ulaştırmış, kimsesizlerin sesi olmuştur bu siyaset. Sosyal devlet olma ilkesinin gereği olarak, odağa insanı koyduk. Önce insan, önce devlet değil. İnsanı yücelt ki, devlet yücelsin! Bayrampaşa'da önemli işler yapıldığını özellikle vurgulamak istiyorum. Çocuk ve gençlik merkezleri açıldı. Bayrampaşa Cezaevi buradan kalktı. Yerine de Bayrampaşalılar'a yakışır bir projeyi gerçekleştireceğiz. Sayın Doğan çok rahatısız olmuş. Yazılı cevap vermiş. Bu hamur çok su kaldırır. Yazını cevapla, anı kurtarmaya gayret etti. Biraz daha açmam gerekecek. Yayın yönetmeni diyor ki, 'Doğruları yazmayalım mı?' Yaz da doğruları yaz! Baykal'ın ağzından Başbakan'a elden para verildiğini söylüyorlardı. Nerede o sözünü ettiğin tutanacak. Şimdi yarımağız, başbakana elden değil, başbakanlığa verildi diyorsunuz. Doğrusunu o zaman baştan yazsaydınız ya. Sayın Aydın Doğan, dün hala 'İddia sahibi ben değilim' diyor. Peki soruyoyurum: Hukukta yataklık etme diye bir şey var. Sayın Doğan, böyle bir iftraya yataklık ettiğinin farkında mısın? Sen Türkiye'nin bir numaralı medyasısın ya, Başbakanlık Basın Müşavirliği var. Oradan teyid ettirseydin ya. Eski komünistlerin yaptığı gibi, çamur at izi kalsın mantığıyla mı hareket ediyorsunuz? Tutanağı neden açıklayamıyorsun? Bak ben sana açıklayayım. Tutanakta benim adım bile yok. Rakam ve imza bile yok. Benim para aldığımı kanıtlamıyor bu belge. Bak bugün yayın yönetmenin, başbakanlığa verilmiş diyor. Hanginiz yalan hanginiz doğru söylüyor? Önce insanların, şeref ve haysiyetlerine saldıracaksınız. Sonra ne var canım bunda diyeceksiniz. Basın özgürlüğü, size yalan yazma, insanların haysiyetleriyle oynama hakkı vermez Bunun adı basın özgürlüğü olmaz. Aydın Doğan, "Ben Deniz Baykal'ın ve NTV'nin yalancısıyım" diyor. Baykal'a sorunca, "Doğan Grubu'nun yalancısıyım" diyor. Bozacının şahidi şıracı! Suçluyla masumun birbirinden ayırdedileceği yer mahkeme salonlarıdır, gazete sayfaları değil. Sizin bu telaşınız nedir? Siz onu söyleyin. Bunu ben biliyorum da, siz açıklayın. Bu saldırganlığınız neden? Bir hafta süre. Açıkladın açıkladın açıklamazsan, gelecej haftasonu yine kongreler var, ben açıklayacağım! CNN'in karasal yayın talebiyle ilgisi var mı açıkla! Köşe yazarlarınız, avukatlığınızı yapmakta mahir. Onlara da diyorum; saldırganlığı bırakın da patronlarınızın yanlışlarını yazın. Aydın Doğan bana yazılı cevap vermiş. Her defasında basın özgürlüğü diyor. Cevap vereceksen, iddialarını ispatlayacaksın. "Hilton, belediyenin sorunu" diyor. Belediyenin sorunuysa neden bana getirdin bu sorunu? Aydın Doğan, Hilton'un önündeki alanı rezidans yapmak için, belediye başkanıma talimat vermem ricasında bulundu. Beraber bir yemek de yediniz değil mi? Çünkü yanındaki üçüncü kişi Şişli Beldiye Başkanı'ydı? Kovaladığın iş hakkın değil. Çevreci çevreci diyorlar ya, ben de diyorum ki, 'Çevreci Doğan' Sevsinler seni! Ben boşuna mı buraya o kadar para verdim dedi. Bana kullandığı ifade bu. Bugüne kadar bunlar köşeyi böyle dönüyorlardı. Şimdi köşeyi dönemiyorlar, ondan rahatsızlar. Önce gazeteleriyle köşeye sıkıştırıyorlar, sonda istiyorlar! Bizim bunlara ever dememiz mümkün değil. Bizzat bana gelip kendileri destek istediler. Konu sadece bu değil. Dedim ya, bu hamur çok su kaldırır. Bizi izleyeme devam edeceksiniz! Onlar yazdıkça ben açıklayacağım. Bizler susacağız öyle mi? Attığın her iftiranın cevabını alacaksın. AK Parti budur! Önümüzdeki hafta da, Sayın Baykal'ın iftiralarına karşı arkadaşlarımızın cevaplarını duyacaksınız. Şimdiye kadar, eteklerindeki taşlar dökülsün diye bekledik. Doğan Grubu, demokrasi diyorsunuz ya; demokrasilerde konuşma hakkı senin gazetelerine mahsus değil. Gazete patronu olmak seni dokunulmaz yapmaz. Öyle tek taraflı özgürlük olmaz. Eleştiriyorsan, eleştirimeyi de göze alacaksın. Ne kadar tahammüllü olduğunu yayınlarınla gösteriyorsun. Senin maaşlı köşe yazarların, silahşörlerin var. Sen bir defa eleştiriye tahammül konusuna iyi çalış. Önce bir yayıncının cevap hakkını öğrenmesi lazım. Onu öğrendiğin zaman seninle tekrar konuşuruz. Dilerim ki, haftaiçinde gerçekler yazılsın. Haftasonları hariç. Devam ederse, yine haftasonları İstanbul ilçe konrelerindeyiz. O zaman biz de devam ederiz! Bu haber toplam 1468 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||