|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
|
ARTIK YETTİ!
![]()
7 Eylül 2008 07:24
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doğan Grubu'nun, partisini hedef alan yayınlarına sert tepki gösterdi. İlk kez açıkça isim veren Erdoğan, "İftira kampanyalarını şu ana kadar sessizlikle takip ettim. Ama artık yetti!" dedi.
Daha önceki iktidarların Aydın Doğan ile pazarlığa oturmuş olabileceğini vurgulayan Başbakan, "Tayyip Erdoğan'ı bu pazarlığa oturtamadığın için bu çılgınlıkları yapıyorsun. Şu ana kadar olan bütün kampanyalarının arkasında yatan gerçek budur." ifadelerini kullandı. Erdoğan, bu haberlerin birçok sebebi olduğuna işaret ederken ilkini de açıkladı: "Hilton Oteli." Aydın Doğan'ın Hilton'da istediği tadilatları kendisine ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na yaptıramadığına dikkat çekti. Doğan'ın bu konuda bizzat teklifte bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Bundan sonra 'saygılı götürelim, gizli götürelim' yok. Her şeyi açık bir şekilde millete duyuracağız." şeklinde konuştu. Başbakan, Almanya'daki Deniz Feneri Derneği'nden kendisine para aktarıldığı suçlamalarına ise meydan okudu: "Eğer bunu ispat edemezseniz ahlakî değerler noktasında nasibini almamış birisisiniz." Başbakan Erdoğan, partisinin Güngören kongresinde Doğan Grubu'na ağır eleştiriler yöneltti. AK Parti'yi geriletemeyenlerin, iftira kampanyaları açtığını belirten Erdoğan, Doğan Grubu'nun CHP ile birlikte hareket ettiğini savundu. Erdoğan, şöyle devam etti: "Şu ana kadar bunu sessizlikle takip ettim. Ama artık yetti! Bunu, Aydın Doğan Grubu üstlenmiş vaziyette. Şimdi diyecek ki; 'Başbakan grubumu hedef gösterdi.' Sen AK Parti'yi hedef göstereceksin olacak. Başbakan, partisine saldıran gazeteye cevap verdiğinde olmayacak. Bal gibi de olur. Kimse AK Parti'ye yolsuzluk çamurunu atamaz. Yolsuzluk çamurunu atanlar kendileri o çamurun içinde boğulur. İki gündür Gaziantep ile uğraşıyor Doğan Grubu. Gaziantep'te yolsuzluklar varmış. Bizzat kendim inceledim. İncelemelerim neticesinde olayın gazetelerinde anlatıldığı gibi olmadığını gördüm, belgelerini belediye başkanımdan aldım." Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın barışmak için iyi niyet elçileri gönderdiğini de açıkladı: "Bir taraftan bana iyi niyet elçileri göndereceksin, 'görüşelim, barışalım' diyeceksin, ondan sonra da her türlü iftirayı gazetelerinde, televizyonlarında şahsıma, aileme ve partime yapacaksın. Ondan sonra da 'Tayyip Erdoğan çok sinirli, asabi' diyeceksin. Bu kervan yolda aynı kararlılıkla yürür. Açık ve net bir şekilde söylüyorum; AK Parti bundan önceki alışılmış siyasi partilerden değildir. Tayyip Erdoğan da o alışılmış başbakanlardan biri değil. Onlar Aydın Doğan ile pazarlığa oturmuş olabilirler. Tayyip Erdoğan'ı bu pazarlığa oturtamadığın için bu çılgınlıkları yapıyorsun. Şu ana kadar bütün kampanyaların arkasında yatan gerçek budur." Başbakan, bu yayınların bir sebebinin de Hilton Oteli olduğunu savundu. Doğan Grubu'nun, otel için istediği plan tadilatlarını kendisine ve belediye başkanına yaptıramadığını dile getirdi. Aydın Doğan'ın bizzat kendisine ve belediye başkanına teklifte bulunduğunu vurguladı. İstediğini alamadığı için bu tür kampanyalar yaptığını ileri sürdü. Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece bu değil, daha önce desteklediği gazeteleri hangi metot ile destekliyor, onları da duyacaksınız. Sonra o gazeteler ileride nasıl kendisine tetikçilik yapıyor, onları da duyacaksınız. Bundan sonra artık 'saygılı götürelim, gizli götürelim' yok. Her şeyi açık bir şekilde millete duyuracağız." Bunu hangi anlayışla söylüyorsun? Erdoğan, Deniz Feneri Derneği'nden kendisine para aktarıldığı yönünde yayın yapan Doğan Grubu'na meydan okudu: "Başbakan Erdoğan, Deniz Feneri'nden para mı almıştır? Eğer bunu ispat edemezseniz ahlaki değerler noktasında nasibini almamış birisisiniz. Erdoğan ne böyle bir para almıştır, ne böyle bir paranın sahibiyle tanışmıştır. Asla! Erdoğan'ın eli akçeli paraya dokunmamıştır. Başbakanlık'ın hesabı vardır, Başbakanlık'ın hesabına paralarını yatırmak isteyenler paralarını yatırmışlardır. Oradan da Kızılay'a gitmiştir. Bunu hangi yüzle, hangi anlayışla söylüyorsun? Birileri bizim adımızı, Başbakanlık'ın makamını, nitekim şu anda Almanca yazılar da geldi, adımızı vererek orada bir şeyler yapmış olabilirler ama sen nasıl olur da bizim adımızı, ismimizi kullanırsın? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na nasıl olur da böyle bir çamur atmaya yeltenirsin? Kusura bakma Aydın Doğan, sen bu çamurları kabullenebilirsin ama biz kabullenemeyiz.'' Erdoğan, Doğan hakkında konuşurken partililer "Vur vur inlesin, Aydın Doğan dinlesin" diye tempo tuttu. Erdoğan buna şöyle karşılık verdi: "Duyacak kulağı varsa dinler, yoksa nasıl dinleyecek?" Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan'a gitmesini eleştiren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a da yüklendi. Baykal'ın "Soykırım anıtına gitsin çelenk koysun" şeklindeki sözünün 'çok çirkin' olduğunu söyledi. Bu sözlerin Baykal'ın karakterini ortaya koyduğunu vurguladı. Erdoğan, "'Baykal'ın cemaziyel evvelini çok iyi biliriz ve cemaziyel evvelini çok iyi bildiğimiz için yıllar yılı bu ülkede özellikle sözde soykırıma karşı mücadele vermiş olan Cumhurbaşkanı'mıza karşı böyle bir yakıştırmayı yapmasını tasvip edemeyiz.'' dedi. Güngören'deki bombalı saldırıya da temas eden Erdoğan, "Güngören, elbette nice güzel günler görecektir. Ama Güngören'e o büyük acıyı yaşatanlar bunun utancıyla yaşayacaklardır.'' şeklinde konuştu. Bana iyi niyet elçisi gönderdi Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın kendisine barışmak için iyi niyet elçileri gönderdiğini açıkladı. Erdoğan, "Bir taraftan bana iyi niyet elçileri göndereceksin, 'görüşelim, barışalım' diyeceksin. Ondan sonra da her türlü iftiralarını gazetelerinde, televizyonlarında şahsıma, aileme ve partime yapacaksın." ifadelerini kullandı. ZAMANBu haber toplam 924 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||