|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
||||||||||
|
BAŞBAĞLAR 15 YILDIR ADALET BEKLİYOR
![]()
6 Temmuz 2008 09:22
Sivas'a misilleme olarak işlenen Başbağlar katliamının üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen köyün yaraları halen sarılamadı
Dünya Bülteni/ Sivas'ta 34 kişinin dumandan boğularak, 3 kişinin de kurşunlanarak ölmesine misilleme olarak gerçekleştirilen Başbağlar katliamının üzerinden tam 15 yıl geçti. 5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyüne bir katil sürüsü, akşam namazı sırasında baskın yaparak, 33 kişiyi hunharca katletti. Üzerinden 15 yıl geçen katliamdan geriye yetim çocuklar, dul kadınlar, gözyaşı ve ağıtlar kaldı. Suçsuz günahsız 33 insanını kaybeden Başbağlılar, bugün şehitlerini dualarla anarak teselli bulmaya çalışıyor. Olayın faillerinin ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşması da yüreklerdeki acıyı iki katına çıkarıyor. Başbağlılar, "Devletimiz ne zaman bize sahip çıkacak" diye haklı sitemlerini dile getiriyor. Merkez medya, Madımak olayını adeta bir kampanya gibi 'anma ve suçlama' havası içinde ısıtıp ısıtıp gündeme getirirken, Erzincan'ın Kemaliye İlçesi Başbağlar köyünde 33 masum insanın katledilmesine sessizliğini sürdürüyor. BUGÜN TÖREN VARDI Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde, 5 Temmuz 1993 tarihinde terör örgütü PKK tarafından yapılan katliamda şehit olan 33 vatandaş, olayın 15. yıldönümünde düzenlenen hüzünlü bir törenle anıldı. Erzincan'a 204 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyünde, Kemaliye Kaymakamlığı, muhtarlık ve Başbağlar Köyü Derneği tarafından düzenlenen törende, 15 yıl önce yaşanan acı bir kez daha yüreklerde hissedildi. Anma törenine Erzincan Valisi Ali Güngör, AK Parti Erzincan Milletvekili Sabahattin Karakelle, Erzincan Belediye Başkan Vekili Adnan Güler, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu, Kemaliye Kaymakamı Yasin Özcan, İlçe Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, İl Genel Meclisi Başkanı Sinan Kartal ile köylerden gelen vatandaşlar katıldı. Köy meydanında düzenlenen anma töreninde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından ilk konuşmayı 15 yıl önceki katliamdan yaralı olarak kurtulan Köy muhtarı Ali Akarpınar yaptı. Yaşadığı korkunç olayı anlatan Ali Akarpınar, "5 Temmuz 1993 tarihinde Başbağlar köyü kendi halinde yaşarken, vatana, milletine, bayrağına bağlılığı bir suç görülerek, akşam ezanı sırasında sırtlan sürülerinin hücumuyla 33 vatandaşımızı bir anda kaybettik. 214 hane, cami, okul, halk evi kundaklanarak yakılmıştır. Böyle bir acıyı yaşayan kardeşiniz olarak 'Allah kimseye böyle bir acıyı yaşatmasın' diye dua ediyorum" şeklinde konuştu. AK Parti Milletvekili Sabahattin Karakelle, 70 milyon Türk insanını bölmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. Çanakkale'de Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkeziyle et ve tırnak olarak destan yazıldığını, bu ülkenin bayrağının kanla boyandığını belirten Karakelle, şunları söyledi: "Sivas'ta evlatlarını kaybeden anaların da acısı yüreğimizi yakıyor, Başbağlar'daki anaların da acısı yüreğimizi yakıyor. Biz bugün burada Sivas'ı kınayıp da Başbağlar'ı kınamayanları yüksek sesle kınıyoruz. Biz buradan Sivas olaylarını da kınıyoruz. 70 milyonu kardeş sayıyoruz. Bu 70 milyonu kardeş saymayanlara lanet olsun." Bu arada Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahattin Karakelle, Başbağlar katliamının 15. yıldönümünde ortak bir basın bildirisi yayınladı. Bildiride, Adil Hocayı susturarak, camiyi ve okulu yakanların Başbağlar'da ezanın susmadığını, bayrağın inmediğini ve ilelebet de inmeyeceğini bilmelerinin altı çizilerek insanlığın düşmanı terörün nereden gelirse gelsin her türlüsünü kınadıklarına yer verildi. DİZİNDEKİ KURŞUN ACI HATIRASI... Katliamdan yaralı olarak kurtulan 3 kişiden biri olan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar da olayın faillerinin halen bulunamamasına isyan etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Akarpınar, dizinde, o tarihten acı bir hatıra olarak kurşun bulunduğunu belirterek, Başbağlar dosyasının ısrarla kapatılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Akarpınar, "Burada yakalanan 17 kişi vardı. Bunlar neden yakalandı, nasıl serbest bırakıldı? Bunlar hâlâ bizim için birer soru işareti. Erzincan DGM yakalananları neden serbest bıraktı? Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu'nun dediği gibi, 'Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar' gerçek oldu" dedi. KATİLLERİN YAKALANMAMASI ACIMIZI ARTTIRIYOR Başbağlar katliamının 15. yıldönümünde katillerin hâlâ yakalanmadığını söyleyen Başbağlar Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Aydın da, katillerin yakalanmamasının acılarını daha da artırdığını söyledi. Başbağlar'ın yok edilmek istendiğini belirten Aydın, katiller yakalanmadığı sürece acılarının dinmeyeceğini kaydetti. Başbağlar katliamının geride bıraktığı 300'e yakın yetim ve dul insana da dikkat çeken Aydın, Başbağlar katliamının geride bıraktığı çocukların yetim ve boynu bükük büyüdüğünü söyledi. Yetim kalan çocukların bu gün birer delikanlı olduğunu hatırlatan Aydın, "Bu çocukları babasız bırakanlardan, kadınları dul bırakanlardan hesap sorulmaması, yüreğimizi yakıyor" dedi. MEDYA VE SÖZDE YAZARLAR İKİYÜZLÜ DAVRANIYOR Sözde aydın, yazar ve kartel medyasının Sivas olaylarında ölenler için her yıl ortalığı ayağa kaldırdığını ve Başbağlar'da katledilen masum insanları görmeyerek ikiyüzlü davrandığını vurgulayan Aydın, "Sivas'ı her yıl abartarak gündeme getiren bazı basın kuruluşları, niçin Başbağlar katliamını görmezden geliyorlar? Yoksa onlara göre; Başbağlar, Türkiye'nin bir parçası değil mi? Orada şehit edilenler bu ülkenin vatandaşları değiller mi? Bir köy haritadan silinmek istendi, 33 masum hunharca şehit edildi ve bu olay aydınlanmadı" dedi. KATİLLER ARAMIZDA AMA YAKALANMADILAR Başbağlar katliamının 15. yıldönümünde konuşan Başbağlar Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği eski Başkanı Şerif Gül ise, katil sürüsünün yakalanmamasının acılarını iki katına çıkardığını ifade etti. Gül, "Sivas'ı hiç atlamayan bazı basın kuruluşları, niçin Başbağlar katliamını görmezden geliyorlar? Yoksa onlara göre; Başbağlar, Türkiye'nin bir parçası değil mi? Burada şehit edilenler bu ülkenin vatandaşları değiller mi? Gerçekleri görsünler; bir köy haritadan silinmek istendi, 33 masum insan hunharca şehit edildi ve bu olay aydınlanmadı" dedi. SALDIRI NASIL OLMUŞTU? Sivas olaylarından bir gün sonra kendilerine ulaşan talimat gereği, "Sivas kırsalında barınan PKK militanları, Tunceli bölgesinde TİKKO'cular olduğu iddia edilen bir başka grupla birleşerek, Yukarı Barasor vadisindeki en son köy olan Başbağlar'a yakın bir mevkiide buluştular. Akşam saat sekiz sıralarında okunan ezan, sayıları 100'ü geçen teröristler için aynı zamanda işaret oldu. Köye girdiler, camiyi sardılar. Camiden imam ve 21 cemaat dışarı çıkarıldı. Daha sonra köyün evlerini tek tek dolaşan teröristler, erkeklerin hepsini topladı. Evinden çıkmak istemeyen "Nurettin Aydın'ı vuran teröristler, evi de ateşe verdi. Yine ev aramaları sırasında, Şakir Aydınlı, Süleyman Orhan, Nazife Baltacı ve 14 yaşındaki oğlu İbrahim Baltacı kurşunlanarak öldürüldü, evleri de ateşe verildi. Kadınlar ve çocuklar köy meydanına 500 metre kadar uzaklıktaki Övce Deresi'ne götürüldü. Kadınların ziynet eşyalarını alan teröristler, burada kendilerine karşı koyan 75 yaşındaki bir kadının dipçikle alnını parçaladı. Köydeki araçları da yaktıktan sonra cami, cami lojmanı, köy odası, okul ve lojmanı da ateşe verildi. Teröristler, köyde ekin biçmek için bulunan Tuncelili bir Aleviyi, köylülerden ayırarak yanlarına aldı. Köy meydanında yere çöktürdükleri köylü erkeklere PKK propagandası yapan teröristler, daha sonra yaylım ateşine tuttu. 28 köylü de burada hayatını kaybetti. Başbağlar katliamının bilançosu 33 ölüydü. KATLİAMI PKK ÜSTLENDİ Başbağlar'da 33 masum insanı şehit eden PKK, katliamın ardından bıraktığı bir bildiriyle döktüğü kanın kılıfını da hazırladı: Sivas olayları... Bu haber toplam 1328 defa okunmuştur.
|
RÖPORTAJ
|
||||||||||
|
||||