|
Çok Okunanlar
Basından Seçki
|
|
|||||||||||
|
'KUVVETLER AYRILIĞI' TARTIŞILDI
![]()
5 Temmuz 2008 18:20
Mura, YARSAV, Dünya Yargıçlar Birliği (IAJ) ve Demokrasi ve Özgürlük İçin Avrupa Yargıçları Birliği (MEDEL) Kuvvetler ayrılığını tartıştı
Dünya Yargıçlar Birliği (IAJ) Genel Sekreteri ve İtalyan Yargıtayı Savcısı Antonio Mura, "Pek çok ülkede, Avrupa ülkesinde kuvvetler birbirinden tümüyle bağımsız, ayrı değildir. Bu ilke, pratikte asla tam uygulanamadı" dedi. Mura, YARSAV, Dünya Yargıçlar Birliği (IAJ) ve Demokrasi ve Özgürlük İçin Avrupa Yargıçları Birliği (MEDEL) tarafından Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Kuvvetler Ayrılığı ve Yargıda Örgütlenme Özgürlüğü" konulu uluslararası sempozyumdaki "Kuvvetler Ayrılığı İçinde Yargı" oturumunda konuştu. Mura, yargı organlarının herhangi bir etki altında kalmadan karar verebilmelerinin "hem bir gereklilik hem de bir zorunluluk olduğunu" dile getridi Güçler ayrılığı ilkesinin ilk kez Fransa'da Montesque tarafından geliştirildiğini ve 19. ve 20. yüzyıllarda farklı boyutlara taşındığını anlatan Mura, "Pek çok ülkede kuvvetler birbirinden tümüyle bağımsız, ayrı değildir. Bu ilke pratikte asla tam uygulanamadı" diye konuştu. Eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargıcı Rıza Türmen de "demokrasilerde seçilmemiş kurumların öneminin giderek arttığını, seçilmişlerinse değer kaybettiğini" söyledi. Bir ülkedeki Merkez Bankası Başkanının verdiği beyanın piyasaları etkilediğini, ancak Maliye Bakanının açıklamalarının bu denli etki yaratmadığını savunan Türmen, şunları kaydetti: "Seçilmeyen organlar günümüzde daha çok önem kazanıyor. Bunlar kamu hizmeti veren ve sağlık, çevre gibi alanlarda risk ölçen kurumlar. Bunlar, beyanlarda bulunuyorlar. Beyanları, seçilmiş iktidarlardan daha etkili ve güvenilir bulunuyor. Siyasilerin inandırıcılığı giderek azalıyor. Bugün 3 değil 4 erk var. Dördüncü erk bu kamu kurumlarıdır. Bunların arasında yargı organları da bulunuyor. Bunlar demokrasiyi tehdit etmek bir yana, onu güçlendirirler." "Bir yasanın Anayasa'ya uygunluğunun denetimi TBMM'ye verilirse bu durum kuvvetler ayrılığı ilkesine tamamen aykırıdır" diyen Türmen, Meclis'in Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği kararlar için yeni yasa çıkarmasının kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu anlattı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ise Türkiye'nin hukuki kavramların birbirine karıştığı ve çatıştığı bir sürecin içinde bulunduğunu söyledi. Sorunların, demokrat olmak, başkalarının hak ve özgürlüklerine saygı göstermekle aşılabileceğini ifade eden Özok, şunları kaydetti: "Biçimsel sandık demokrasisiyle demokratik olunmaz. Yürütmeyle yargının tek elde toplandığı sistemlerde tam bağımsız yargı olmazsa olmazdır. Ancak, Türkiye'de bu sistem işlemiyor. Şu anki iktidar ve öncekiler yargıyı ayağında bir pranga gibi görüyor. AKP'ye açılan kapatma davasının ardından yaşananlar Türkiye'nin hukuk devletinin ne kadar uzağında olduğunu göstermiştir. Boy boy manşetler, günlerce süren tartışmalar, neredeyse 'Yargıtay Başsavcısını davaya açtığına açacağına bin pişman etti' diyeceğiz. Ergenekon davası ile ilgili de gizli bir dosya olmasına rağmen neler yazılıyor neler. Bu bakış Türkiye'de yargı bağımsızlığının asla ve asla gerçekleştirilemeyeceğini gösteriyor." Oturum başkanı, Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi da yargının kurumsal bağımsızlığının şart olduğunu, ancak kuvvetler ayrılığının oluşabilmesi için bunun yanı sıra yargıcın da hem entelektüel hem de etik olarak bağımsız olması gerektiğini vurguladı.
Bu haber toplam 208 defa okunmuştur.
|
||||||||||||
|
||||