haber10.mobi
Haber10 Arama
BAŞBAKANLIK ‘EMANET’ EDİLİR Mİ?
Başbakanlık ‘emanet’ edilir mi?
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
9 Mayıs 2008 23:58
Bir kere elmaya kurt düştü! Erken seçim bir, yeni lider iki. Macun tüpe artık sokulmaz. Şimdi, AK Parti kapatılır da Erdoğan yasaklanırsa ‘yeni lider kim olacak’ o konuşuluyor. Liste uzun değil ama ilk sırada Ali Babacan’ın ismi var. Gerçekten olur mu derseniz, işte o biraz karışık!

Bir parti içinden çıkacak Başbakan’ın “şekil” şartları önemlidir. Presantbl olması, yabancı dil bilmesi, yaş önemli değil ama yine de belli bir tecrübe yılını doldurmuş olması, “devlet umuru” görmüş bulunması, yani en azından bir-iki kez bakanlık, hatta mümkünse devletin çeşitli organlarında sorumluluk üstlenmiş olması ve tabii aile konuları farz değilse de “aranan nitelitler”den.

Ancak bu şekil şartlar olmazsa olmaz değil. Sıklıkla bu şartların bir kaçına uymayan başbakan çıkardı Türkiye. Dünyada da durum böyle. Ama “olmazsa olmaz” şartlardan biri “yüksek siyaset birikimi”nden geçmek.

Kimse başbakan olurken bu sınava tabi tutulmuyor ama sahne-i siyaset tedrisinden geçmeden de Başbakan koltuğuna oturulmuyor.

Ali Babacan, Anayasa Hukuku açısından gerekli Bakanlık şartlarına zaten sahip. Ama yukarıda belirttiğimiz tedrisattan geçişi bir tür “sıkıştırılmış ve hızlandırılmış kurs” mahiyetinde oldu.

Ali Babacan bugün 41’inci yaşını sürüyor. Yani oldukça genç. Hele Başbakanlık söz konusu olduğunda iyice genç. Ancak dediğimiz gibi bu bir ölçü değil. Bakan Babacan, 58’inci Gül hükümetinde, 59 ve 60’ıncı Erdoğan hükümetinde bakanlık yaptı.

22 ve 23 dönem Ankara milletvekili. Bakanlıklarının birinde “ekonomiden sorumlu” devlet bakanlığı ve “AB üyelik müzakerelerinde Türkiye adına başmüzakereci görecini yürüttü”.

Her ikisi son derece kritik ve yüksek görevler. Takiben Dışişleri Bakan oldu ve Başmüzakereci sıfatını da hala taşıyor.

TED Ankara Koleji (1985) mezunu. Birincilikle! Takiben ODTÜ Endüstri Mühendisliği (1989) ve 1990 yılında Fulbright bursunu kazanarak, ABD'ye gitti.

1990-1992 arasında ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management'da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. 2001 yılında AKP Kurucusu ve MKYK üyesi oldu. Çok iyi derecede İngilizce bilmekte. Evli ve iki çocuk babasıdır.

İşte Babacan’ın “basit biyografisi” bu. Bu biyografi Başbakan olabilir mi? Bu mantıksız bir soru. Çünkü bu tür öz geçmişlerin bir siyasetçinin Başbakan olmasına büyük katkısı yok.

Bunlar bahsettiğimiz şekil şartlar. Ama bunlara sahip. Ancak AKP’nin kapatılması ve Başbakan Erdoğan’ın yasaklanması durumunda ortaya çıkacak boşluğun doldurulması için çok daha fazlası gerekiyor.

“Emanetçi” olsa bile! Ali Babacan AKP içinde sevilen bir kişilik. Partinin liberal kanadına mensup. İki lider tarafından da sevildi. Abdullah Gül de Tayyin Erdoğan da Babacan’ın sürekli kolladı ve korudu.

Ali Babacan’ın AKP kulislerine göre en büyük meziyeti, “hata yapmamayı bilmesi”. En büyük handikapı ise “hata yapmamak için kılımdamaması”. Bu iki önerme aslında birbirini tamamlıyor.

Babacan’ın hata yapmadığı en önemli konu hangisidir denirse, iki lider arasında bir tercih belirtmemesi olabilir. Türkiye’nin gördüğü en genç Dışişleri Bakanları’ndan biri olmak da bu demek zaten.

Ali Babacan’ın bakanlık dönemlerinde yaptığı birikim önemli. İlk bakanlığında Türk ve yabancı iş dünyasını tanıdı, sevildi, destek topladı. Siyasi gücün önemli bir ayağı olan ekonomik dengeleri arkasına aldı.

Dışişleri Bakanlığı ise aslında onu hep destekleyen ve beğenen Batı ama daha çok AB’nin desteğini aldı. Bu bağlamda rahatlıkla söylenebilir ki; Türk ve yabancı iş dünyası ile Batı politik dengeleri Babacan’ı destekliyor.

Bu oldukça önemli bir artı. Buna ek olarak Ali Babacan Türkiye’nin yerleşik “müesses nizam”ı ile de herhangi bir tartışmaya, sürtüşmeye hiç girmedi. Bu tür olayların tamamen dışında kaldı. Hemen hiç ismini yıpratmadı.

Böylece anlaşılıyor ki, Bakan Babacan, Başbakanlık için gerekli hemen tüm aktörlerin beğenisini toplamış durumda. İki eksikle. Bu beğeniler henüz bir sınava tabi tutulmadı.

Yani ne parti içinde bir seçim geçirdi (Parti kongrelerindeki MKYK hariç ama kast ettiğimiz liderlik sınavı.) ne de yine liderlik için halk karşısına çıktı.

Ancak bugün Babacan’ın Başbakanlığı için bu süreç gerekli değil. Söylendiği gibi olası bir kapatma ve yasak kararı ertesi kurulacak yeni partide isminin “işaret edilmesi” kafi olacak.

İşte tüm bunlardan sonra Babacan emaneten dahi Başbakan olabilir mi? Veriler bunu söylüyor. Ama olması oldukça zor!

Çünkü Babacan’ın bu şartları Türkiye’deki ve AKP’deki tüm liderler adayları için tehtid içeriyor. Yani Babacan lider olmaya fazlasıyla uygun, fazlasıyla “doğal” aday.

Daha da açıkcası, şaka yollu söylemek gerekirse, koltuğunuzu bıraktığınızda bir daha yerinde bulamayabilirsiniz! Esasen, Başbakan Erdoğan’ın Babacan’a gösterdiği yüksek şefkat ve ilgi de bir ölçü olamaz.

Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkmasının ardından “halef-selef” bakanlar olarak daha yakın çalıştıkları AKP’nin gözünden kaçmıyor. Öte yandan Başbakan’ın tasfiye edileceğine yönelik parti içi dedikodular doğruysa bir fırsat doğabilir ama bu da çok zor.

iyibilgi
Bu haber toplam 601 defa okunmuştur.
Yorum Ekle Yazdır
YORUMLAR
DİĞER HABER BAŞLIKLARI
ABD Doları (USD) Alış 1.5120, Satış 1.5200; Avrupa Para Birimi (EUR) Alış 2.0670, Satış 2.0780
2004 - 2010 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Telefon: (212) 280 26 00 | Faks : (212) 280 89 09 | haber10@gmail.com