Haber 10
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı EkleReklamİletişim  
Haber 10
DÜNYA EĞİTİM EKONOMİ GÜNCEL KÜLTÜR-MEDYA SAĞLIK SİYASET SÖYLEŞİ SPOR
9 Şubat 2012, Perşembe
 DÖVİZ KURLARI : 
Erdoğan'dan Şener'e gönderme
Erdoğan'dan Şener'e gönderme
9 Mayıs 2008 Cuma 20:15
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize'nin Güneysu ilçesinde bazı tesislerin toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada dolaylı olarak da olsa Abdüllatif Şener'e bir göndermede bulundu. Erdoğan neler mi söyledi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin aydınlığa doğru yürüyüşünün kendisinin, partisinin ve hükümetin değil, milletin davası olduğunu kaydederek, ''Şunu herkes bilsin ki 2002'den bu yana çok şey değişti. Artık bu karanlık senaryolar, bu milletin medeniyet yürüyüşünü asla yolundan çeviremez'' dedi.

Erdoğan, Şehit Kemal Mutlu Anadolu Öğretmen Lisesi'nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, hükümetin icraatlarını anlattı.

AK Parti iktidarında atılan adımlardan örnekler veren Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ben, kökü asırlar öncesine uzanan bir medeniyetin mirasçıları olan bu büyük millete daima inandım, daima güvendim ve yola bu inançla çıktım. Bu ülkenin en büyük gücü insanlarıdır. İnsanlarının birlik ve beraberliği, dostluk ve kardeşliği, zorluklar karşısında gösterdiği azım ve sebattır. Bizler kökü mazide olan bir milletiz ve mazide olan bu kök çok bereketli bir köktür. Bununla bizler hakikaten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği o muasır medeniyetler seviyesinin üstüne kararlılıkla yürüyoruz ve bu hedefe ulaşacağız.''

-''TÜRKİYE BİR ÜMİTLER VE FIRSATLAR ÜLKESİ''

Göreve geldiklerinde kişi başına milli gelirin 3 bin 300 dolar olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu rakamın şu anda 9 bin 330 dolara ulaştığını dile getirdi.

GSMH'nin de 230 milyar dolardan 659 milyar dolara çıktığını belirten Erdoğan, bu rakamların Türkiye'nin dünyada oturduğu yeri gösterdiğini ifade etti. Türkiye'nin, dünyanın 17'inci, Avrupa'nın da 6'ncı büyük ekonomisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bakınız daha 6 yıl bile olmadı. 2002 yılında bu ülke beceriksiz yönetimler elinde krizlerden krizlere sürükleniyor, uçurumun kıyısında dolaşıyordu. Bir de Türkiye'nin bu günlerine bakın. O ağır kriz günlerini geride bırakmış, dünya şu anda ekonomik krizle çalkalanırken hamdolsun Türkiye buna direniyor.

İşte ortada. Hamdolsun milli bankamız Merkez Bankası'nın kasasında biz göreve geldiğimizde 26,5 milyar dolar vardı döviz rezervi olarak. Şimdi 74 milyar dolar döviz rezervi var. Nereden nereye geldik. Bunlar durup dururken olmadı. Gayretle oldu, çalışarak oldu, dünyaya açılarak oldu.

79 senede 36,5 milyar dolar ihracatı olan bir Türkiye... Ama şu anda son rakamı veriyorum size geldiğimiz nokta 117,5 milyar dolar ihracatı olan bir Türkiye. Bunlar Ankara'ya mahkum olacak bir iktidarın, Ankara'ya mahkum olacak bir hükümetin yapacağı işler değil.

Vatandaşlarımızın kafalarını karıştırmak, bu parlak tabloyu görünmez hale getirmek için uğraşanlara rağmen, Türkiye bugün gücüyle, dinamizmiyle örnek gösterilen bir ülke.

Türkiye'yi sürekli olarak felaketlerle birlikte düşünenler bilsinler ki o kabuslarını asla bu milletin gerçek yüzü olarak inandıramazlar. Türkiye'yi siyasi ömürleri boyunca felaketlere sürükleyen anlayışların bu millete nasıl bir atılım gerçekleştirdiğini zaten onların anlamasını beklemiyoruz. Ama onların dışında herkes bugün özellikle ülkemizin 2002 Türkiye'sinden ne kadar ileride olduğunu gayet rahat görebiliyor. O Türkiye bir kabuslar ülkesiydi. Bu Türkiye bir ümitler ve fırsatlar ülkesi.''

-''PUSLU HAVADA SİYASET...''-

Atılan bu adımların durup dururken olmadığını, bir anlayış ve ufuk sayesinde gerçekleştiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, devlet ve millet kaynaşması ile el ele vererek projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Daha iyisi ve güzeli olacağını, Türk milletine de bunun yakışacağını ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''O kahır yıllarının yükünü siz taşıdınız. Bedeliniz siz ödediniz. Yavrularımız ödedi. O günlerle bu günlerin farkını da en iyi sizler biliyorsunuz. Türkiye için istikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler biliyorsunuz.

Bu ülkenin her şeyi var. Bu milletin her şeyi aşacak, her zorluğu yenecek, her hedefe ulaşacak gücü, potansiyeli, zenginliği var. Uzun yıllar boyunca kifayetsiz yönetimler, işler her yoluna girdiğinde ortaya çıkan kriz tacirleri ve menfaatlerini bu ülkenin istikrarsızlığına bağlayanlar, bu ülkenin büyük hedeflere yürümesine engel oldular. Ne zaman bu ülke milli iradenin gösterdiği yönde ilerlemeye, büyük mesafeler almaya başlasa birileri bundan rahatsız oldu. Neden rahatsız oldular? Çünkü onlar Türkiye'nin istikrarsızlığından, demokrasinin ve siyasetin zaafa uğramasından besleniyorlar, nemalanıyorlardı. İşlerin yolunda gittiği her ortam, işlerin yolunda gittiği bir Türkiye onların istediği bir Türkiye değildi.

Bilesiniz ki, büyüyen, üreten, insanlarına refahın kapısını açan, istikrarını sürdüren, demokrasisini işleten, özgürlüklerle yaşayan bir Türkiye onları her zaman rahatsız ediyordu. İşte bugün de rahatsız oldular. Bugün de bunun rahatsızlığını duyuyorlar.

Yapılan bozarak, işleyeni durdurarak, bu ülkenin genç insanlarının hayallerini ve umutlarını kırarak Türkiye'yi yeniden istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bir ortama geri döndürmeye çalışıyorlar. Çünkü onlar temiz havada nefes alamıyorlar. Çünkü onlar puslu havada siyaset yapmaya alışmışlar. Sıkıntı burada... Kendi kazançları için Türkiye'nin kaybetmesine rıza gösteren bu siyaset tüccarlarını artık milletimiz çok iyi tanıyor ve çok iyi biliyor. Bu siyaset tarzı, bu mücadele tarzı çağdaş dünyaya yakışmıyor.

Şunu herkes bilsin ki 2002'den bu yana çok şey değişti. Artık bu karanlık senaryolar, bu milletin medeniyet yürüyüşünü asla yolundan çeviremez. Hiç kimse Türkiye'nin refaha, umuda, aydınlığa yönelen rotasını değiştiremez.

Türkiye'nin aydınlığa doğru yürüyüşü ne benim, ne partimin, ne hükümetimin davasıdır. Bu dava milletin davasıdır. Biz o iradeyle hareket ediyoruz. Bu partiyi ben kurmadım. Bu partiyi Hasan, Hüseyin, bir iki kişi kurmadık. Bu partiyi millet kurdu. Milletin iktidarı da onun için çok kısa zamanda geldi. 16 ay sonra iktidar geldi yüzde 34,4 ile... Arkasından yüzde 47... İktidardayken yüzde 47...''

-''SULAR ASLA YOKUŞA AKMAZ''-

Erdoğan, 81 ilin 80'inden milli iradenin AK Parti'ye yetki verdiğini ve ''Bizi siz yönetin'' dediğini ifade ederek, aldıkları yetkiyle Türkiye'yi bölgesel, etnik ve dinsel milliyetçilik yapmadan yönettiğini kaydetti.

Omuz omuza verilmesi ve ''Her şey Türkiye için'' denmesi durumunda Türkiye'yi kimsenin tutamayacağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şunu herkes bilmelidir ki sular asla yokuşa akmaz. Bu yürüyüş milletin yürüyüşüdür. Bir bütün olarak Türk milletinin yürüyüşüdür. Biz her zaman şunu söyledik. Bizim siyasetimizin temeli millet iradesidir. Bizim istikametimiz milletin istikametidir. Bizim muradımız milletin muradıdır ve bu istikamette de yolumuza devam edeceğiz.

Kim fikir yerine, çözüm yerine, proje yerine sürekli laf üreterek, gerilim üreterek eğer bir şeyler yapmaya çalışıyorsa bana zarar vermez; ülkeme zarar verir.

Ben diyorum ki, ey muhalefet bir şey yapmak istiyor musun, iktidar yarışına ortak olmak istiyor musun? Ne yapacağını söyle... Sürekli olarak olumsuzlukların adresi olma. Gel, bize de yardımcı ol. De ki; 'şurada yanlışınız var' ama doğrusu şu... Doğrusunu söyle, eğer biz bunu yapmıyorsak git bizi halka şikayet et, halka anlat... Ama kalkıp da bir gün bize bir reçete sunamadınız. 'Şu sıkıntı var. Şunu şöyle yaparsanız bunda Türkiye başarılı olur' diyemediniz. Reçeteleri yok ki, böyle bir dertleri yok ki. Dertleri her zaman gerilimden yana olmak.''

Anadolu AjansıAnadolu Ajansı

Bu haber 2,114 kez okundu.

CHP'de Olağanüstü Kurultay yolu göründü18 Ocak 2012 13:07
CHP'de Olağanüstü Tüzük Kurultayı isteyen muhalifler imzalarını cuma günü teslim ediyor
Yönetimde her türlü ayrımcılığa karşıyız18 Ocak 2012 12:36
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamunun vizyonunu çizdi.
81 İl Başkanı'na '19 Mayıs' mektubu14 Ocak 2012 16:51
CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap imzasıyla partinin 81 il başkanına, 19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgeye ilişkin mektup gönderildi
"Bende o fezlekeden 13 tane var"14 Ocak 2012 15:51
Başbakan Erdoğan CHP Liderine cevap verdi: "Bir tane fezleke ile kahramanlık taslayanlar var. Hakkımda 13 tane fezleke var."
Vatan yazarından 19 Mayıs tepkisi14 Ocak 2012 15:40
Vatan Gazetesi yazarı Mutlu Tönbekici "Yağmur altında güneş altında, spor değil gençlik değil, anma desen o da değil.. bir acayip faşist tapınma müsamereleri bitsin" dedi.
‘AKP ne yapmak istiyor?’ diye soranlara...13 Ocak 2012 15:16
Cezaların amacı kişilerden intikam almak değil, başkalarını benzer suçlar işlemekten caydırmaktır. Silivri davaları sona erdiğinde, Türkiye daha demokrat, daha özgür, daha insan haklarına saygılı, asker-sivil ilişkileri daha düzgün bir hukuk devleti olmuşsa, yaşanan süreç işe yaramış demektir
'Birgün e-muhtıranın da hesabı sorulur'13 Ocak 2012 10:38
'Büyükanıt da yargılansın' diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'ten cevap geldi...
Emniyet bütün telefonları dinliyor13 Ocak 2012 10:36
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün elinde kişilerin tüm telefon kayıtlarının dinlenmesini sağlayan bir sistem olduğunu belirtti
Mermiden sonra KATASAMO tehdidi13 Ocak 2012 10:35
Havaalanında polise teslim ettiği boş silahının, bir mermiyle kendisine teslim edildiğini ve bunun “Bir tehdit” olduğunu söyleyen BDP’li Sakık, dün de Samsun’dan “KATASAMO Gençleri” imzalı bir tehdit mektubu aldı
FT: 'Erdoğan'ın ilerleyişi durdu'11 Ocak 2012 12:11
Financial Times Gazetesi, Avrupa Konseyi’nin Türk yargı sistemine ilişkin bu haftaki raporunda yer alan ilginç iddiaları gündemine aldı
'Kızılay'da bombaları asker patlatıyordu'09 Ocak 2012 12:19
Eski Bakanlardan Nahit Menteşe, Aksiyon Dergisi'ne verdiği röportajda çarpıcı iddialarda bulundu...
'Devlet Uludere için özür dilemelidir'09 Ocak 2012 11:52
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Uludere'de 35 kişinin hayatını kaybettiği saldırı için özür diledi
'İçişleri Bakanı İstifa etmeli'09 Ocak 2012 00:47
Son dönemlerde yaptığı açıklamalarla bir çok kesimin tepkisini toplayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifasını isteyenler arasına kamuoyunun yakından tanıdığı sinema ve müzik dünyasının ünlü isimleri de katıldı
Tahrik siyaseti güdenlerin amacı nedir08 Ocak 2012 23:37
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bu topraklarda farklılıkların oluşturduğu bin yıllık zenginliğin terör belasına kurban edilmeyeceğini belirterek, 30 yıldır kardeşliğin adeta testere ile keser gibi bitirilmeye çalışıldığını söyledi.
Gül'den emekli vekil zamlarına veto30 Aralık 2011 03:37
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, emekli milletvekillerinin maaş artışıyla ilgili yasayı yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade etti.
Kürtlerin doğal haklarını vereceğiz22 Aralık 2011 12:36
TBMM Genel Kurulu’nda 14 gün süren bütçe maratonu son buldu. Hükümet adına kürsüye çıkan Bülent Arınç, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır’ın “Kürt realitesini tanımak gafletin ötesinde bir davranıştır” sözlerini, BDP’lilerden de alkış aldığı şu sözlerle yanıtladı:
MHP'ye yardım eli BDP'den19 Aralık 2011 11:33
Kuliste rahatsızlanan MHP’li vekil Lütfu Türkkan’a, BDP’li milletvekilleri yardım ederek revire götürdü. BDP’liler Türkkan’ın revirdeki işleri bitene kadar yanından ayrılmadı. MHP’li Türkkan, bu olayı daha sonra sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan takipçileri ile paylaştı.
BDP'li Kaplan kürsüde bardağı kırdı10 Aralık 2011 10:40
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine sinirlenerek, konuşma yaptığı kürsüdeki bardağı kırarak fırlattı
'Erdoğan artık sınıra geldi'28 Kasım 2011 11:22
Dengir Mir Mehmet Fırat: Herkesin sınırı var. Tayyip Bey de belki demokrasi ve özgürlüklerde sınıra geldi. Ne isteniyor benden? TRT Şeş’i verdim, daha ne istiyorsunuz, diyebilir ama bu kanalda çocuğa Kürtçe masal anlatamıyorsunuz.
'Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir'28 Kasım 2011 09:51
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Esad yönetimi gibi bütün zalim yönetimler, tek tek gidecektir. Ancak, problem bizim bu konuda göstermiş olduğumuz çifte standart ve endişe verici adımlardır'' dedi.
SON DAKİKA
araba.com
YAZARLAR
RÖPORTAJ
Atatürk kendi medyasını kurdu
TAHA Akyol: Atatürk’ün, ‘Bu Cumhuriyet, kendi mizacında kendi basınını meydana getirecek’ diye bir konuşması var. Nitekim 1925 ve 1926’daki yargılamalardan sonra basın sustu.
Kitap Adresi
DÜŞÜNCE-ANALİZ
DÜŞÜNCE-EDEBİYAT
ÇOK OKUNANLAR
Bugün Bu Hafta Bu Ay
Haber 10 İletişim | Reklam    2005 - 2012
Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Anadolu AjansıAnadolu Ajansı Cihan Haber AjansıCihan Haber Ajansı