Anasayfam YapFavorilere EkleHaber Bandı EkleReklamİletişim

Çankaya Köşkü'nde kritik zirve İstanbul için korkutan deprem uyarısı Ronaldo için flaş açıklama! Ömer Altaş80 kuşağı İslamcıları, Tayyip Erdoğan ve IŞİD
Çanakkale'de Enver Paşa da anılmalı
Çanakkale'de Enver Paşa da anılmalı
18 Mart 2008 Salı 12:11
Güncellenme Tarihi 16 Eylül 2014 Salı 12:56
Bugün 18 Mart 2008.. Çanakkale Zaferi'nin 93. yoldönümü.. Enver Paşa'nın Çanakkale Savaşlarındaki rolü neydi? Enver Paşa'nın torunu Arzu Enver Sadıkoğlu Cafesiyaset.com'a yaptığı açıklamada işte bu rolü anlattı...

Churchill'in Paşa'ya tarihi cümlesi

Enver Paşa denildiğinde hiç kuşkusuz ilk akla gelen ‘Sarıkamış Faciası..” Binlerce askerin dondurucu soğukta şehit düşmesi yıllar boyu hafızalara kazınan ve unutamayacağımız dramatik bir vakıa.. Ancak Enver Paşa’nın başka birçok özelliklerinin yanında Çanakkale Savaşları’ndaki rölü, nedense pek dile getirilmedi...

Bugün 18 Mart 2008… Çanakkale Zaferi’nin 93. yoldönümü… Peki Enver Paşa’nın Çanakkale Savaşlarındaki rolü neydi? Enver Paşa’nın torunu Arzu Enver Sadıkoğlu Cafesiyaset’e yaptığı açıklamada dedesinin Çanakkale Savaşlarındaki yerini ve rolünü anlattı.

Dedeniz Enver Paşa'nın, Çanakale Savaşı'ndaki rolü pek konuşulmuyor...Esasen merhum o savaşta da ön plandaydı...Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Devler ülkesinde devler savaşı olarak adlandırılan Çanakkale savaşının ordularının başkumandan vekili Harbiye Nazırı Enver Paşadır.Yanya kahramanı Esat Paşa kolordu kumandanı Mustafa Kemal ise yarbay rütbesinde tümen komutanıdır.

Rusya müttefikleri Fransa ve İngiltere'den Kafkasya cephesinde karşılaştığı baskıyı azaltması için Çanakkale'de saldırıya geçmelerini istemiştir.

İngiltere'de Lloyd George ve Winston Churchill Fransa'da da Briand Çanakkale Savaşını bir an evvel başlatmak istiyorlardı. Hatta Churchill bunu Haziran 1915teki nutkunda "Gelibolu yarımadasında dünyayı hayret düşürecek büyük bir zaferin öncesinde olduklarını" söylemiştir.

Seneler sonra babam Ali Enver (Enver paşanın tek oğlu) Türkiye'ye döndükten sonra askeri eğitim alıp hava kuvvetlerine katılır.

2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere'de Türk ordusunun diğer pilotları ile RAF'da eğitim görürler. O dönemde Rauf Orbay Londra'da sefirdir ve dönemin başbakanı Winston Churchill'e Enver Paşanın oğlunun Londra'da olduğunu söyler.

Churchill babamı tanımayı çok arzu eder ve görüşmelerinde de babama Enver paşadan övgü ve saygı ile bahseder. ve şöyle der: "Senin baban Enver Paşa benim siyasi hayatımı 20 yıl geriye attı..." Churchill, bu sözleriyle ‘Çanakkale yenilgisini’ kast etmektedir.

İtilaf kuvvetlerinin Çanakkale Boğazına geldikleri 12 Ağustos 1914 ile gerçek büyük saldırıya başladıkları 19 Şubat 1915 arasındaki 6 aylık dönemi iyi değerlendiren Enver Paşa gereken takviyeleri (silah ve ordu) yaptı.

Askerlerimizin destansı kahramanlığı ve dedemin cephede ve cephe gerisinde aldığı komuta kararları ile 19 Aralık 1915 e kadar süren bu kanlı savunma savaşı İtilaf devletlerinin yenilgisi ile sona erdi.

İki tarafın da çok büyük kayıplar verdiği bu savaşın neredeyse bizim kahraman askerlerimiz kadar yürekli diğer askerleri de Anzak'lardı. Anzac(Australia New Zealand Army Corps) Avustralya'lı ve Yeni Zelanda'lı askerlerden oluşuyordu.Ve kendilerini onları hiç ilgilendirmeyen bu savaşın içinde bulmuşlardı.

Yine seneler sonra sevgili babam Ali Enver'i genç yaşında kaybettiğimizde bu sözünü ettiğim Anzak'lar Avustralya'dan gelip babamın Türkiye'deki cenazesinde hazır bulunmuşlardı.

Dedeniz hep Sarıkamış Harekatı ile gündeme geldi. Oysa Çanakkale savaşında Mustafa Kemal'la yanyana çarpıştı..Dedenizin bu bağlamda vatan sevgisi ve memleket uğruna yaptıkları noktasında neler söylemek istersiniz?

Dedem her zaman vatan ve millet sevgisini herşeyin üstünde tutmuş bir kahramandır.Cepheden cepheye koşmuş, 41 yıllık kısa hayatına milleti uğruna verdiği binlerce mücadeleyi sığdırmıştır.Canından çok sevdiği ailesinden bu uğurda hep uzak kalmış doğumuna çok sevindiği biricik oğlunu bile göremeden şehit olmuştur. Babaannem Naciye Sultana yazdığı binlerce mektupta onlardan (ailesinden) uzakta olmanın onu çok üzdüğünü ama vatanı ve milleti uğruna savaşmanın onun kutsal görevi olduğunu yazmış ve hep sabırla metanet telkin etmiştir.

Yukarıda da belirttiğim ve herkesce bilindiği gibi Mustafa Kemal ve dedem bir çok cephede birlikte savaşmışlardı. Dedem Atatürk'ün askeri başarılarını her zaman takdir etmiş ; iltifatlarını ve taltiflerini hiçbir zaman esirgememiştir. Mustafa Kemal'i Çanakkale savaşında yarbaylıktan albaylığa terfi ettirmiş 19. tümenin komutanı iken Anafartalar'da tüm kuvvetleri onun emrine vermiştir. Miralay Mustafa Kemal savaşın bitiminde Paşa rütbesine çıkarılacaktır. Dedem ve Mustafa Kemal biribirlerinin askeri dehalarına her zaman saygı duymuşlardır.

Dedemin memleketi için verdiği sayısız hizmetlerden bugüne kadar pek bahsi geçmeyen birkaçından bahsedebilirim. Kaymakam rütbesi ile Balkan Savaşları sonucunda kaybedilen eski Osmanlı payitahtı Edirne'yi bir yıldırım harekatı neticesi 1913'te düşmandan kurtardı.Daha sonra Paşa rütbesini alıp ,başkumandan vekili olduğunda ilk olarak Balkan Savaşları sonucunda neredeyse tamamı yokolan Osmanlı ordusunu yeniden yapılandırmaya başlayıp tüm imkansızlıklara rağmen yeni ve güçlü bir ordu kurmuştur. Sonraları Kurtululuş Savaşını kazanan da bu şanlı ordu ve Enver paşa'nın eski silah arkadaşlarıdır.

Irak Basra'da Kut-ül Amare'de Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa kumandasında ,Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu imkansızı başararak İngiliz'lere karşı büyük bir zafer kazanmış İngiliz Komutanı General Townsend ve 12.000 askeri esir almıştır.

Bu yazıyı dedem için söylenen şu sözlerle bitirmek istiyorum: "O güneş gibi, aniden parladı, hükmünü icra etti ve bir güneş kızıllığında battı."

ÇANAKKALE’DE NE OLDU?

Emekli Tümgenaral Turhan Olcaytu, Çanakkale’de ne olduğunu şöyle anlattı:

"3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı'nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası'nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.

Çanakkale Zaferini, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiştir. Türk bağımsızlık savaşının temelleri, Çanakkale'nin sularında, Conkbayırı'nda ve Anafartalar'da atılmış, bu zaferler Türk Kurtuluş Savaşına maya çalmıştır.

Türk Ulusu; İstanbul'u kurtaran Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Paşayı Çanakkale'den tanımış; 19 Mayıs 1919'da O, Samsun'a çıktığı gün Suriye ve Filistin cephelerinden terhis olarak Anadolu'ya dönen Türk halkı, "bu benim kahraman komutanımdı" diyerek O'nun etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı'na katılmıştır.

Türk Ulusu ve dünya O'nu böylece tanırken, O da Conkbayırı'nın, Kocaçimen'in, kan deryası can pazarında ulusunun ve Türk askerinin asıl cevherini yakından tanıyarak daha sonra girişeceği Bağımsızlık Savaşını kesin zaferle sonuçlandıracağı kanaatini daha o zamandan edinmiştir. 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması, daha 1915'in Mart ayında İstanbul'a girerek Osmanlı İmparatorluğu'nu çökertebilecekti.

Çanakkale Boğazı'nı denizden aşıp İstanbul'a giremeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915'ten başlayarak 8-9 Ocak 1916'ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemal tarafından durdurulamasaydı, Birinci Dünya Savaşında Çarlık Rusyası en kısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuşacağı için yıkılmayacak, muhtemelen Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de olmayabilecekti. Bu durumda Almanya'nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915'te sona erecekti. Çanakkale Zaferi; harbin 4 yıl sürmesine, üç imparatorluğun (Osmanlı, Çarlık ve Avusturya/Macaristan İmparatorlukları) tarih sahnesinden silinmesine neden olmuştur. Gelibolu Yarımadası'nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiye uğratan Alb. Mustafa Kemal'in Anafartalar tepesinde yaktığı zafer meşalesi, Kurtuluş savaşımızın da yolunu aydınlatmıştır.

Böylece 18 Mart deniz zaferimizi taçlandıran 25 Nisandan sonraki kara savaşlarında, Mustafa Kemal'in etkin liderliği sayesinde kazanılan zaferlerin, ulusal tarihimize ve dünya tarihine yön veren etkin rolünü yukarda belirtilen noktalarda toplamak mümkündür.

18 MART 1915 ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI VE ÖNCESİ

Boğaz savunması, girişten itibaren "Dış-Orta-İç Tabyalar" olmak üzere üç savunma grubu halinde tertiplenmişti. Boğaz kıyıları boyunca 20 tabyamızda, çoğunluğu kısa menzilli ve eski model, 170 adet top mevzilendirilmişti. İtilaf Devletlerinin savaş gemilerinde çoğunluğu büyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.

İtilaf Devletlerinin Akdeniz Başkomutanı Amiral Carden, Boğazı geçerek İstanbul'a girmek için üç aşamalı saldırı planı yapmıştı. İstanbul'a bir ay içinde ulaşacağını hesaplamıştı. Plan gereğince, 3 Kasım 1914 günü 7 zırhlı ile Boğaza bir keşif taarruzu yaptı. Girişteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Şubat 1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Türk topçusunun atış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz ve Boğaz girişindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Şubat günü düşman donanması Boğaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreyle kesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı. Bu başarılar üzerine Amiral Carden, Londra'ya çektiği bir telgrafta, 14 gün içerisinde İstanbul'a ulaşabileceğini müjdeliyordu. Amiral, hazırlıklarını tamamlamaktaydı. Son darbe 18 Martta indirilecekti. Ne var ki, kağıt üzerinde yapılan bu savaş planında, Türk'ün kahramanlığı ve savaş azmi hesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.

18 MART 1915 GÜNÜ SAVAŞI

18 Mart günü, bundan 85 yıl önce, Çanakkale'de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu. İtilaf Donanması 18 savaş gemisiyle saat 10.00'da boğazı yarıp geçmek üzere girmeye başladılar. İlk ateşi TRIUMPH zırhlısı, Çanakkale'ye 12 Km. mesafedeyken saat 11.15'te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı. Düşman; yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu. Saat 12.00'ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayan mermileri AGAMENNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, INFLEXIBLE zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanması Çanakkale'ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı. Savaşın en şiddetli anları yaşanıyordu. Türk topçuları Boğazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuğu gibi atıyor, kıran kırana bir savaş oluyordu.

Bu sırada Fransız GAULOIS zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmış, BOUVET zırhlısı yırtılan çelik gömleğini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı'nın NUSRET mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. BOUVET'in imdadına koşan SUFFREN ve GAULOIS da aynı akıbete uğramıştır. Saat 15.00'te IRRESISTIBLE ve onu takiben 16.00'da INFLEXIBLE ve 10 dakika sonra OCEAN zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların da ayakları Yzb. Hakkı'nın tuzağına takılarak batarken, INFLEXIBLE güçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz'a dönüyordu. Böylece 6 saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De ROBECK, kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.30'da boynu bükük çekilme emrini veriyordu.

ÇANAKKALE ZAFERİ

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.

1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havan topu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.

24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.

19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.

İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan¬mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi.

Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.

18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.

İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.

İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:

«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun¬ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»

Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.

«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla¬mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»

Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.

İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı¬yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;

— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.

Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı. Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.

Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.

Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.

Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

SEVGİLİ ARKADAŞLAR!

Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı.

Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.

Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914’de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915’de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915’de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.

Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında , yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.

Sevgili arkadaşlar!

Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.

Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!"

cafesiyaset.com (özel)

Bu haber 4,403 kez okundu.

Çay bahçesinin üzerine kaya parçaları düştü16 Eylül 2014 18:42
Silivri'de bir çay bahçesinin üzerine kaya parçaları düştü. Şans eseri kimsenin yaralanmadığı olay, akıllara Beykoz'da yaşanan ağaç faciasını getirdi.
Asansör faciasında çarpıcı rapor16 Eylül 2014 18:33
Şişli'de 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasıyla ilgili bilirkişi ön raporunda, "firma yetkilileri ve teknik personel ile Torunlar GYO'nun idari ve teknik sorumlularının kusurlu oldukları kanaatinin oluştuğu" belirtildi.
Samsung’dan selfie odaklı telefon16 Eylül 2014 17:56
Samsung’un yeni akıllı telefonu Galaxy Grand Prime’ın selfie çekmeye imkan verecek ön kamerasının piyasadaki çoğu telefondan daha kaliteli olacağı iddia ediliyor.
3. havalimanı ile ilgili flaş gelişme!16 Eylül 2014 17:54
İstanbul 3. havalimanının yapımı ve işletmesini üstlenecek İGA Havalimanı İşletmesi AŞ'nin kuruluşuyla ilgili Rekabet Kurumuna bildirimde bulunuldu.
O kazaya rekor tazminat!16 Eylül 2014 17:40
Tekirdağ Limanı’ndan denize uçan otomobilde hayatlarını kaybeden Aysel ve Vecdet Eriş ile Zeynep ve Ahmet Gülhan’ın çocuklarına ödenecek tazminat belli oldu.
Metrobüs kullananlara müjdeli haber16 Eylül 2014 17:38
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Darülaceze metrobüs durağındaki yaya üst geçidi çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.
4 terörist daha teslim oldu16 Eylül 2014 17:36
Genelkurmay Başkanlığı, bölücü terör örgütü üyesi 4 teröristin silahsız ve teçhizatsız olarak teslim olduğunu açıkladı.
Eskişehirspor'da parola 3 puan16 Eylül 2014 17:11
Eskişehirspor Başkanı Hoşcan, "Kendi sahamız ve seyircimiz önünde Gençlerbirliği maçında galip gelerek iyi bir performans ve çıkışla yolumuza devam etmek istiyoruz" dedi.
YSK'dan HSYK seçimine ilişkin flaş karar16 Eylül 2014 16:46
YSK, hakimlik ve savcılık mesleğine kabul edilen ancak henüz ataması yapılarak göreve başlamayan hakim ve savcıların, 12 Ekim'de yapılacak HSYK üyeliği seçimlerinde oy kullanma istemlerini reddetti.
Antalya plajları alarm veriyor!16 Eylül 2014 16:34
ANTALYA’nın Konyaaltı Sahili’nde suyun renginin yeşile dönüştüğünü görenler denizden çıktı.
Bakan eşinin başına 11 dikiş atıldı16 Eylül 2014 16:20
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, başına spot ışığı düşen eşi Ayşen Zeybekci’nin durumunun iyi olduğunu belirterek, “Başında yaklaşık 7 santim civarında bir açık ve 11 tane dikiş var. Allah bize bağışladı, korudu” dedi.
Çok şeyi anlatan liste!16 Eylül 2014 16:19
Vergi politikalarıyla ilgili veriler toplayarak araştırmalar yayınlayan Washington, DC merkezli düşünce kuruluşu Vergi Kuruluşu pazartesi günü Uluslararası Vergi Rekabeti Endeksi'ni yayınladı.
AB Bakanı Bozkır, Strasbourg'da
Çankaya Köşkü'nde kritik zirve
Trabzonspor Ukrayna'da
G.Saray, Anderlecht'e fark attı!
Davutoğlu, KKTC'li mevkidaşı ile görüştü
IMF'ten İsrail'e ablukayı azalt çağrısı
İstanbul için korkutan deprem uyarısı
Turgay Güler: Ekrem Dumanlı defalarca arayıp yalvardı!
Suriye'de 30 çocuk aşıdan öldü
'Hacı Murat'ı Cem Yılmaz'a bile satmadı
Numan Kurtulmuş: IŞİD sebep değil sonuçtur
Sana'da askeri araca saldırı: 7 asker öldü
Fransa'da hükümet güvenoyu aldı
Arena'da şok protesto!
Morolu Müslümanlar bu yıl sonu özerk oluyor
Danıştay Hakimi Sayın: ‘YARSAV paralel yapının uydusu oldu’
Avrupa'da bağımsızlık ateşi!
Emre Uslu için duruşmaya zorla getirilme kararı
Prandelli'den sürpriz kadro!
5. İstanbul Finans Zirvesi sona erdi
Ronaldo için flaş açıklama!
ABD: IŞİD hedeflerini vurmaya hazırız
Kültür Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu
Ukrayna'da bazı konsolosluklar işgal edildi
Vatikan aracında uyuşturucu bulundu
Tarım Kredi'ye atama
Çay bahçesinin üzerine kaya parçaları düştü
Fenerbahçe'den TBF'ye sert eleştiri
Asansör faciasında çarpıcı rapor
Paralel yapıdan ‘Ali Cengiz’ oyunu
Fenerbahçe: Bir an önce denetleyin
Emniyet vatandaşları video ile uyardı
Çin'den Mali'ye ekonomik çıkarma
Avukat mahkemede öldürüldü
Prandelli'den 2 sürpriz karar!
Samsung’dan selfie odaklı telefon
Theofanis Gekas durdurulamıyor
3. havalimanı ile ilgili flaş gelişme!
THY resmen sponsor oldu!
Dev maç öncesi flaş gelişmeler!
O kazaya rekor tazminat!
Metrobüs kullananlara müjdeli haber
4 terörist daha teslim oldu
'G.Saray'ı herşeye rağmen çok seviyorum'
C.Başkanı Erdoğan'dan iki kabul
IŞİD Esad'ın uçağını düşürdü
Başbakan Lokmacı sınır kapısını ziyaret etti
Eskişehirspor'da parola 3 puan
Kurbanlık alırken bunlara dikkat edin
Rusya Kırım'a tam donanımlı ordu konuşlandıracak
YSK'dan HSYK seçimine ilişkin flaş karar
Kütahya'da 700 madenci işten çıkarıldı
Skandal! Aşı olan 20 çocuk dakikalar içinde peş peşe öldü
Antalya plajları alarm veriyor!
Taraftarın Bale öfkesi
Kızlar Manastırı restore ediliyor
'Mükemmel oyuncular gördüm'
Bakan eşinin başına 11 dikiş atıldı
Çok şeyi anlatan liste!
Pilotların başı martılarla dertte
Dans eden muhafıza hafis cezası!
Afganistan'da 70 Taliban militanı öldürüldü
Ayrılıkçılara özerklik ve af
AİHM'den skandal karar!
Asansör faciasında sıcak gelişme!
IŞİD Telafer'den çıkışları yasakladı
Matthaus yıllar sonra itiraf etti
iOS 8'i yüklemeye hazır olun
Türk ehliyetleri Yunanistan'da geçerli
Davutoğlu ve Eroğlu basın toplantısı düzenledi
'ABD Suriye'ye dolaylı istihbarat veriyor'
10 günden fazla süren ses kısıklığına dikkat
İpek Soylu artık "büyük" oynayacak
Haydarpaşa Garı mahkemelik oluyor!
Bodrum'da Tunç Çağı Batığı keşfedildi
Mescid-i Aksa'da bir ilk!
Davutoğlu ve Eroğlu'ndan ortak basın toplantısı
Maltepe'de işçiler ayaklandı
Ukrayna’ya AB yolu açıldı
'Kesinlikle aptalca'
New York Times'tan çirkin bir algı çabası
Yüzlerce timsahın yaşadığı bir havuza atlayarak intihar etti
UEFA'dan Fenerbahçe'ye büyük müjde
Eski G.Saraylı'nın yeni takımı şaşırttı
12 askere idam cezası
Tayfun Korkut'a yenildi takımdan kovuldu!
Okulda üzerine kalorifer peteği düştü
Bakan'a derdini ağlayarak anlattı
TSK tampon bölge için hazırlıklara başladı
Harita mühendisi Tapu Müdürlüğü'nde öldü
İran'ın Amerika ile nükleer müzakereleri
Bakan'dan Türkiye'de ilaç üretimi açıklaması
Flaş açıklama! "Ronaldo gidebilir"
İstanbullular akşam trafiğine dikkat!
Türk futbolunun acı tablosu
Palalı, müdürün elini kesti
Denizde hortum oluştu
Cenazesine Erdoğan da katıldı
Facebook kullananlar dikkat!
Beşiktaş'ın başı yine dertte